ÖNB

Sahte Hoşgörü...
Ne de olsa bir kazadan sağ çıkabilmek kimi ayrıcalıklar tanıyor insana, özgürlüğünün sınırlarını sessiz sedasız genişletiyor. Günün herhangi bir saatinde acıkabiliyorsunuz sözgelimi, durup dururken masmavi bir balonun uçuşunu özlüyor ve bunu 'Çocuk musun Allah aşkına?' demelerinden korkmadan anlatabiliyorsunuz, rahatça gülüp rahatça ağlayabiliyorsunuz ya da hiç de mevsimi olmayan bir şeyi pekâlâ isteyebiliyorsunuz. Çünkü, yaptığınız her davranışı o andaki acılarınızla açıklıyor insanlar; ağlasanız da neden ağladığınızı sormuyorlar, bildiklerini sanıyorlar ve bu yüzden, size acıyanların gözlerine baka baka, geçmişteki kimi olaylara da doyasıya ağlayabiliyorsunuz. Hatta kazadan önce yaptığınız bir şey, akşam kavgalarına ya da haftalarca süren kırgınlıklara neden olabilecekken, yalnızca feci bir kaza geçirdiğiniz için yumuşacık bir hoşgörüyle karşılanabiliyor. Bir anlamda, sargı bezleri, pamuklar ve inlemelerle sergilenen güçsüzlüğünüz inanılmayacak kadar güçlü kılıyor sizi, çocuk kılıyor. Ne var ki pek uzun sürmüyor bu ayrıcalıklı dönem, olayın sıcaklığı geride kaldıkça, her şey yavaş yavaş eski sınırlarına çekiliyor. Acıma duygusunun omuzlarında yükselen kimi haklar, kimi hoşgörü ve anlayışlar günden güne yıkılıp yerle bir olmasa da, aynı duygunun dokunuşlarıyla kirlenmiş birer sadakaya dönüşüyor; yenilip yutulması uzun çiğneyişler gerektiren, zehir zıkkım birer sadakaya...Elinizi uzatıp o hakları almadan önce yıllarca düşünüyorsunuz artık, ölçüp biçiyor ve almak zorunda kaldığınızda da birçok şeyden, hatta kendinizden bile vazgeçiyorsunuz.
Sayfa 16 - Everest
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Sen diyorsun ki, kötüler gelip bize kötülük edinceye kadar iyidirler, başımızın üstünde yerleri vardır."
Everest Yayınları
"İncinin yitip gidişi, kendi değerlerinin kıymetini bilmeyenlere verilen bir cezaymış."
Sel Yayıncılık
"Ne aptalmışım bir zamanlar: var olmayan kişileri alırdım karşıma; onların beni eleştirmelerine karşılık vermeye çalışırdım. Bunu yapıyorum çünkü... derdim. Öyle diyorsunuz ama... derdim. Benim asıl niyetimin ne olduğunu biliyor musunuz bakalım? diye azarlardım onları. Şimdi bu küçüklüklerin üstüne çıktım. Kimseyle alışverişim yok."
İletişim Yayınları