'Sen bu kadar hımbıl, aptal mısın, yabancı,
yoksa bile bile mi koyverdin kendini böyle?
Ne diye oyalanır durursun bu adada,
çok mu hoşuna gider acı duymak?
Bir türlü bulamazsın çıkmanın yolunu,
iler tutar yeri kalmadı dostlarının.'
lekeyi temsil eden süs bitkisi infazlarıyla bir çağ karanlığı,
bilinci elektrolize sürükleyen: kadavran kadar naran;
senle döşenirken fenalığın istikbali
lisanında gerileyen çıplaklıktır devran.
alışırsın siyahın uykusuzluğuna; aşkın gaz halidir kaos,
bağımsız boşluklarda tehlikeli maddelerle örtünen.
dikkat et! her sabah bir filozof gibi açar gül.
bir gün tanrı da uyuyacak
kainata güvendiğinde.