1.0 Giriş: Kerbela'yı Anlamanın Önemi
Kerbela hadisesi, yaşandığı günden beri her yıl ve her mekânda Müslüman toplumlar tarafından anılmış, gönüllerdeki yerini korumuş ve asırlar boyunca unutulmamasını sağlayan eserlere, törenlere konu olmuştur. Çünkü Hz. Hüseyin'in Kerbela'daki onurlu duruşu, bizlere mazlumluğuyla zulme karşı durmayı, izzet-i nefsiyle izzet-i nefsimizi korumayı öğretmiş; şerefli vefatıyla şehadet şerbeti içmesi, şerefle yaşamanın bir hak ve görev olduğunu göstermiştir. Bu derin ve üzücü hadiseyi layıkıyla kavrayabilmek, onun manevi mirasını anlayabilmek için bazı temel kavramları bilmek gerekir. Bu inceleme, Kerbela olayının merkezinde yer alan Ehl-i Beyt, olayın anıldığı ve mateminin tutulduğu Aşure geleneği ve bu acıyı nesilden nesile aktaran Mersiye edebiyatı gibi temel kavramları açıklamak amacıyla hazırlanmıştır. Gelin, bu kavramların ilki olan Ehl-i Beyt'i tanıyarak başlayalım.
2.0 Ehl-i Beyt: Hz. Peygamber'in "Ev Halkı"
Ehl-i Beyt, İslam kültür ve inancında Hz. Peygamber'in ailesini ve soyunu ifade eden merkezi bir kavramdır. Bu sevgi, İslam tasavvufundan Türk edebiyatına kadar geniş bir coğrafyada asırlardır en derin şekilde işlenmiştir.
2.1 Ehl-i Beyt'in Tanımı ve Kapsamı
"Ev halkı" anlamına gelen Ehl-i Beyt, İslam öncesi Cahiliye devrinde bir kabilenin yönetici ailesini ifade ederken, İslami dönemle birlikte sadece Hz. Peygamber'in ailesi ve soyu için kullanılan özel bir terim hâline gelmiştir. Bu kavramın manevi merkezini ve en dar kapsamdaki tanımını, İslam kültüründe derin bir sevgiyle anılan "Pençe-i Âl-i Abâ" (Aba Altındakilerin Beşi) oluşturur. Bu isimlendirme, bir rivayete göre Hz. Peygamber'in abası altına aldığı şu beş mübarek ismi ifade eder:
Hz. Muhammed
Hz. Ali
**Hz.