2016'da Facebook'un bir iç raporunda şunlar yazıyordu:
"Marjinal gruplara katılımların yüzde 64'ü öneri araçlarımız sayesinde gerçekleşiyor...Tavsiye sistemlerimiz sorunu büyütüyor." Muhbir Frances Haugen' in sızdırdığı Ağustos 2019 tarihli gizli bir Facebook şirketiçi yazışmasında da şöyle söyleniyordu:"Facebook ve diğer kardeş uygulamalardaki nefret söylemi, bölücü politik söylem ve dezenformasyon dünyanın dört bir yanındaki toplumları etkiliyor. Ayrıca 'viral olan' paylaşımların, öneriler ve etkileşim optimizasyonu bu sağlamak gibi temel ürün mekaniklerimizin, bu tür söylemlerin platformda yayılmasının önemli bir nedeni olduğuna dair güçlü kanıtlarımız var."
Sayfa 267 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
İKNA EDİCİ BİR MESAJ NASIL YAZILIR:
Tabii ki mesajınız doğru olacak, ama bu, insanların onun doğru olduğuna inanmaları için yeterli olmayabilir. Bilişsel rahatlığı kendi lehinize kullanmanız tamamen meşrudur ve doğruluk yanılsamaları üzerinde yapılan çalışmalar, amacınıza ulaşmanıza yardımcı olacak belirli öneriler sunmaktadır. Genel ilke, bilişsel gerginliği azaltmak için yapabileceğiniz her şeyin size yardımcı olacağıdır, dolayısıyla önce okunurluğu azamiye çıkarmalısınız. Bir tavsiye daha: eğer mesajınız basılacaksa, kaliteli kağıt kullanın ki harfler ile zemin arasındaki kontrast azamiye çıksın. Renk kullanıyorsanız, metin koyu mavi veya kırmızı basıldığında inanılma olasılığınız, yeşilin orta tonları, sarı veya soluk maviye kıyasla daha yüksek olacaktır. Eğer inanılır ve zeki bulunmaya önem veriyorsanız, daha basit bir dil işinizi görecekken karmaşık bir dil kullanmayın. Mesajınızı basitleştirmenin yanı sıra, hatırlanabilir kılmaya da çalışın. Mümkünse fikirlerinizi şiir biçiminde ifade edin Son olarak, bir kaynaktan alıntı yapacaksanız, telaffuzu kolay olanı seçin. .... Unutmayın ki 2. Sistem tembel, zihinsel çaba da iticidir. Mesajınızın alıcıları, kendilerine çabayı hatırlatan her şeyden -karmaşık isimli bir kaynak dahil- mümkünse uzak durmak isterler. ... İnsanlar, motivasyonları güçlüyse, gerçek yanılsamaları üreten yüzeysel etkenlerin bazılarını aşabilirler. Ancak çoğu durumda tembel 2. Sistem, l . Sistem' in önerilerini benimseyip yoluna devam edecektir.
Sayfa 77·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
... hem 1 . hem de 2. Sistem biz uyanıkken etkindir. 1 . Sistem otomatik İşler, 2 . Sistem ise normal şartlarda, kapasitesinin küçük bir bölümünün kullanıldığı rahat bir düşük çaba halindedir. 1 . Sistem sürekli olarak 2. Sistem için öneriler üretir: izlenimler, sezgiler, niyetler ve hisler. 2. Sistem taraf ından desteklenirse, izlenim ve sezgiler inançlara, dürtüler de bilinçli eylemlere dönüşür. Her şey yolunda giderse -ki çoğu zaman öyle olur- 2. Sistem l . Sistem'in önerilerini olduğu gibi veya biraz değiştirerek benimser. Genelde izlenimlerinize inanır ve arzuların dürtüsüyle eyleme geçersiniz; bu da -çoğunlukla- iyi bir şeydir.
Sayfa 31·Kitabı okuyor
modern insanın kaçırdığı kendisidir. O, zamanını devamlı surette uyaranlarla doldurmakta, kendisini anın dışında tutmaktadır. Sürekli bir şey yapmakta ama aslında hiçbir şey yapmamaktadır. Onun devamlı panik halinde olması ve kaygılanması, kendisini hiç dinlememesi nedeniyledir. Oysa tek başına evinin önünde oturan bir ihtiyar; kendisiyle vakit geçirmekte, düşündüklerini zihninde berrak bir biçimde canlandırabilmekte, kendisiyle veya olaylarla yüzleşebilmekte, tartışabilmekte, öneriler geliştirebilmekte ve böylece de hem hayata hem de kendisine dair yeni farkındalıklar kazanabilmektedir. Oysa uyaranlara maruz kalarak gününü dolduran modern insan ancak başına bir talihsizlik geldiğinde kendisiyle yüzleşmektedir.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Edebiyatta, ''Kitabımı bitirmem için bana 220 milyoncuk lazım,'' diyemezsiniz. Eğer kitap, en kötü koşullarda dahi olsa, yazılmamışsa bu onun pek yazılacak gibi bir şey olmadığını gösterir. Kitap yazılacaksa, en uğursuz koşullarda bile yazılır. Yazamamaya bahane edilen vakitsizlik, çok işinin olması filan, bunlar hemen hemen hiç doğru değildir. Sinemacılar için aynı gereklilik yoktur. Onlar konu ararlar. Önemli farklılıklardan biri de bu. Onlar hikâye ararlar. Hikâye önerilir; ya bir roman, ya da işin uzmanları tarafından yazılmış bir senaryo olur bu. Çoğunlukla böyle olur. Öneriler ölçülüp biçilir, ayrıntılı birer dökümü çıkarılır: üç cinayet, bir kanser, bir aşk, artı şu, şu oyuncular. Sonuç: 700 000 seyirci. Her şey bilgisayara geçirilir. Film yapılır. Sonuç: 600 000 seyirci. Fiyasko.
Zira insanlara öneriler veren pek çok kişi kendi mizacını insanlığın mizacı zanneder.
Sayfa 44·Kitabı okuyor
Alıntı