Senem

Senem
@onersenem
Okuyan Anne... Bu milletin çilesi artık bitsin diye gece gündüz dua ediyorum. Korkuyu Beklerken youtu.be/ZPdk5GaIDjo?si=...
Puan vermedi·504 syf.··
2022 31. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2022 02:34
Okuduğum ilk polisiye roman. Ahmet Ümit'ten okumuş olduğum ilk eser. Polisiye, arkeoloji ve mitolojiyi harmanlayarak biz okurlara sunmuştur. Kitabı beğendim mi beğenmedim mi sorusunu baştan cevaplamak isterim. Sindire sindire okumayı tercih ettim aşırı keyif aldığım bir eser oldu. Özellikle son kısım okuyucuyu en çok heyecanlandıran kısım olacaktır. Yazarın, eserin bütününe dağıtmış olduğu ince mesajlar, tarihi ögeler, anlatım biçimi, bir tarafta cinayet soruşturmasını okurken bir taraftan mitolojiye giriş ve bu iki hikayenin birbiriyle olan uyumunu çok başarılı buldum. Mitolojiye,polisiye romanlara ilgisi olan okurların kesinlikle okumasını tavsiye ediyorum. Kitabın ilk sayfasında bir sanatçının diğer bir sanatçıya olan saygısı çok manidar. "Gördüğü ağır işkencelere rağmen Palmira Antik Kenti'nin en önemli eserlerinin yerini söylemediği için kafası kesilerek öldürülen arkeolog Halid Esad'ın anısına." Esere 1878 yılında Türkiye'den Berlin'e götürülen Pergamon Altarı ya da Zeus Sunağı (MÖ 282-133 ) konu olmuştur. 19.yy'da Carl Humann adında bir yol mühendisi Ayvalık-İzmir yolu yapılırken Bergama"da Antik Pergamon şehrini görüyor ve kaçak kazılar yapmaya başlıyor. Bulduğu parçaları Alman Arkeoloji Enstitüsü'ne göndermek istiyor. O dönemde Almanya ile Osmanlı Devleti'nin iyi ilişkilerin olması aynı zamanda müttefikimiz olması bakımından bu eserlerin gönderilmesine izin verilmiş. Helenistik Dönemin Metropol şehri Pergamon(bugünkü Bergama) MÖ. 241 yılı kuruluş tarihi ve Perslerin hüküm sürdüğü bilinmektedir. Cinayet Berlin'de geçiyor. Kahramanlar Berlin Emniyet Müdürlüğü'nün başkomiser Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker. Hikâye aynı zamanda Türkiye'den Almanya'ya giden göçmenleri ve yaşanan sorunları da ele almıştır. Sokak sanatçılarını da esere dahil ederek
Edebiyat
Kayıp Tanrılar ÜlkesiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202328,2bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·264 syf.··
2022 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2022 00:00
"Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar. Ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir." Tolstoy'dan alıntı ile başlayan bu eser bir arayışın romanı, kendini arayan bir adamın romanıdır. Eserin başında gerçek bir hikâyeyi ele aldığını belirtmiştir. 21 yaşında genç bir mühendisin arayışını, yolculuğunu anlatıyor. İki yıl süren ilişkisinin ardından sevdiği birini kaybediyor ve bu buhranlı zamanda dönüşünü beklemek yerine yolculuğa çıkma hikâyesini anlatmaktadır. Cebinde az parayla 1 aylık bir zaman diliminde Avrupa'nın her yerinde geçerli sınırsız kullanımlı tren bileti alır. Yolculuk boyunca yanında taşıdığı ve ne zaman açsa o anki duruma uygun gelecek sözle bulduğu bir kitap alır yanına. "Bir Çemberdir Aşk" 32 gün boyunca hem dünyayı hem kendini keşfederken James adında mühendisle tanışır.James evini, evsizlere açmış hobi olarak saat tamir eden bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Tesadüfen karşılaşan bu iki insan birbirlerini dinlemeye ve kendilerini anlamaya başlar. Aslında burada her iki insanın da olgunlaşma sürelerine tanık oluyoruz. Kurgu başarılı ve sıcak. Beni rahatsız eden sürekli tekrara düşülmesi, bir çay kahve muhabbeti, karakterimizin trene neredeyse kitabın ortalarına doğru binmesi okurken sıkılmama sebep oldu. Yaşanan durumun aşırı dramatize edilmesi beni daha fazla beklenti içerisine almış olsa da karşılayamadı diyebilirim. Maneviyatı güçlü, kitap okuyan, hayatı ve varoluşu sorgulayan yazarımızın amacı aslında bilmek, öğrenmek ve gelişmeyi anlatmak. Kitabın sonunda anladığımız ise aslında insanın özüne dönmesi, kendine olan yolculuğu. İnsan yalnızken mutlu olabilmeli, yaşanan tüm acıların geçeceği bilincine varmak. Her şeyle aslında bir bütün olduğunu anlamak. Yani aramak değil bulmak gerek demek istemiş. Emeğine, kalemine
Edebiyat
Ne İçin Varsan Onun İçin YaşaHikmet Anıl Öztekin · Destek Yayınları · 20217,7bin okunma
Puan vermedi·479 syf.··
2022 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2022 11:09
Ben de buradayım Sevgili Oğuz Atay... Güldüren, ağlatan,sorgulatan,düşündüren, derinlik isteyen, anlaşılmayı bekleyen büyük yazar. Tehlikeli Oyunlar adlı bu eseri anlamak için öncelikle Tutunamayanlar'a bir dönmek gerek. Kitapta Tutunamayanlar'a göndermeler yapılmıştır. Selim Işık, Turgut Özben ve bu eserde de Hikmet Benol karakteri de bu karanlık iç dünyaya dahil edilmiştir. Tutunamayanlar adlı eserin Türk Edebiyatı'nda ilk post-modern roman olduğunu biliyoruz. Dünya Edebiyatı'ndan gerek felsefe, bilim tarihi açısından da okumuş olduğu kitaplar sayesinde kendi tarzını oluşturmak isteyen yazar o dönemde eleştirileri kaldıramamış ve bu durum karşısında yalnızlaşmıştır. Anlaşılmayacağını düşünen yazar içine kapanmıştır. Bu yalnızlığını ve anlaşılmadığını da kitapta bize şu kelimelerle ifade etmiştir: "Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum, ben Van Gogh'un resmi değilim. Öldükten sonra beni müzeye koyamazsınız, beni tanımalısınız ki benden bahsedin, çocuklarınıza beni örnek gösterin."(318) Türk Edebiyatı tarihine baktığımızda Milli Edebiyat Dönemi'nde oturmaya başlayan roman sanatı Cumhuriyet Dönemi'nde daha net eserlerle karşımıza çıkmıştır. Oğuz Atay'da gerek üslup,içerik ve karakterler açısından kaliteli eserler bırakmış ve dünya çapında adını duyurmuştur. Kendine özgü anlatımıyla hem Dünya Edebiyatı hem de Türk Edebiyatı tarihine geçmiştir. II. Dünya Savaşı'nın etkilerinden sonra asıl savaşın bireyin iç dünyasında olduğunu anlatmaya çalışmıştır. O dönemlerde biten evliliği gerek kadınlarla yaşamış olduğu sorunlar, köyden kente göçler, kendi iç dünyasındaki terkedilmişlik ve yalnızlığı yoğun bir şekilde sunmaktadır. Kelimelerle oynayan bu büyük yazar birçok duyguyu aynı anda
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
Puan vermedi·110 syf.··
2022 21. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2022 00:00
Hiçbir karşılaşma tesadüf değildir. Aslında kitaptan ziyade anlatmak istediğim Hz. Mevlana ve Şems'in sıradışı dostluğu. Mevlana Hazretleri Şems'te kendi özünü bulmuştu. Birbirine ayna tutan iki insan, ruhuna dokunanı,onu olduğu gibi seveni bulmak. Her ruh aslında tekamüle ihtiyaç duyar. Hz. Mevlana'nın tekamül yolculuğu da Şems ile karşılaşması ile başlıyor. Saf bir sevgi, aşkla çekilme ve bağlanma. Bu aşk aslında günümüz aşkları gibi değil de ilahi olana duyulan aşkı ifade etmektedir. Bütün zamanını Şems'in sohbetine ayırıyor. Bu gönül, ruhların buluşması o kadar derin oluyor ki Mevlana tüm yaşamını ve heyecanını Şems'in varlığında topluyor. Mevlana Hazretleri bütün birikimine rağmen Şems'in öğrencisi oluyor. Iki hakikat yolcusu... Mevlâna o dönemin en bilgin, en çok okuyan adamı. Bilinen karşılaşmaları şu şekilde oluyor: Şems Mevlana'ya: "Bana en önemli, en iyi üç kitabını göster". Mevlana Hazretleri üç kitap gösteriyor ve bunları suya atıyor. Ve Mevlana'ya dönüp "Aradığın şey o kitaplarda değil, aradığın şeyi okuyarak bulamazsın, sende eksik olan şeyi gözlerinle tamamlayamazsın, aradığın şeyi dünyada arayacaksın, aradığın şeyi yüreğinle bulacaksın. Dünyadaki tüm kitaplar, tüm eserler, sayfalarca laflar sevginin yerini tutmaz. Severek anlayacaksın." Bu karşılaşmanın Şems'le Hz. Mevlana arasında geçen ilk ciddî diyalog olduğu rivayet edilir. Bu iki insan mânâ aleminde sohbetlerde birbirine ayna olmuşlar. Konya halkı Şems karşı düşmanlık beslemeye başlamış. Şems bu durum karşısında Konya'dan gidince Hz. Mevlana bu duruma içerliyor. Mevlana'nın oğlu Sultan Veled Şems'i döndürmek için yola düşüyor. Şems geri dönüyor lâkin Konya halkı huzursuzluğa devam ediyor. Şems Sultan Veled'e diyor ki: " Gördün ya azgınlıkta yine birleştiler, bilginlikte eşi olmayan Mevlâna'nın
Edebiyat
RubailerMevlana Celaleddin-i Rumi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20072,956 okunma
Puan vermedi·438 syf.··
2022 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2022 00:00
1. Cilt Yaşar Kemal'in 1955 yılında kaleme almış olduğu İnce Memed romanı, önce tek roman halinde yazılmış daha sonrasında otuz iki yıllık bir zaman diliminde tamamlanan,dörtlü bir roman dizisi haline gelmiştir. Yaşar Kemal'in eserlerinin yalnızca Türk Edebiyatı'nda değil Dünya Edebiyatı'nda da önemli bir yeri olmuştur. Eserleri kırktan fazla dile çevrilmiş ve okurlarına ulaşmıştır. Bunlardan biri de şüphesiz İnce Memed'dir. Dünya basınında Yaşar Kemal'in kalemine övgüleri de incelemeye eklemek istedim. "Kalemi insanlığın hizmetinde bir yazar." Henry Lundström, Sundvalls Tidning(İsveç) "Yaşar Kemal, görkemli bir destan akıcılığı içinde, tüm ayrıntıları titizlikle yansıtarak dile getirmiş ülkesini." Paul Theroux, The New York Times (ABD) " Korkusuz bir toplum eleştiricisidir Yaşar Kemal. Ve eşsiz bir şair." Dagens Nyheter, (İsveç) "Bi gökkuşağı gibi, toprağa hiç dokunmadan bir ufuktan diğerine kayan büyük bir efsane geleneğine dayanıyor." Sunday Times( İngiltere) "Kemal'in Hardy ve Tolstoy ile karşılaştırılmasına yok açan zengin üslup, konunun zenginliği ve çeşitliliği, sıradan insanların yaşamıyla insanlığın bağlantısı, insanı içine çeken bu romanda da aşikâr." The Times(İngiltere) "Baş döndürücü bir hızla ilerliyor." The Guardian (İngiltere) Kitabın içeriğine gelince Yaşar Kemal'in oldukça iyi betimlemeleri sayesinde kendinizi Adana'nın güzel topraklarında buluyorsunuz. Çukurova'yı, Yüreğir'i ,Kozan'ı, Ceyhan'ı, Osmaniye'yi, Akdenizin sıcaklığını hissediyorsunuz. Özgün, içten ve samimi. Okurken gerçekmiş hissine kapılmamak elde değil. Düzene başkaldıran Memed, Abdi Ağa'nın yaptığı acımasızlıklar, Memed ile Hatçe'nin sevdası, ( onların sevdası sizin sevdanız oluyor âdeta) köylünün yaşamış olduğu sıkıntıları, yokluğu, zorbalığı okurken siz de yaşıyorsunuz.
Edebiyat
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,4bin okunma