Popülerliğine anlam veremediğim bir kitap oldu. Çok basit bir konusu var, 4-5 karakteri anca var. Kitabı okurken genelde bir olay akışı yok, %80’inde June’un aynı olay üzerinden duygu dünyasının değişimini okuyorsunuz. Yine fazlaca tekrar var.
Günümüzde her şeyde olduğu gibi; edebiyatta da, bütün eserlerin, sanatçıların ve fikirlerin aslında birer “ürün” olduğunu, bu ürünün zaman zaman göklere çıkarılıp zaman zaman yerden yere vurulduğunu, bu ikisi arasındaki uçurumun mental olarak ne kadar yıpratıcı olabileceğini güzel işlemiş. Sonu böyle gelmiş böyle gider dercesine bitti. Kitapta neler olacağı ve merak ettiğimiz kişinin kim olduğu bence çok barizdi. Bariz olan şey olacaksa bir şeyi 300 sayfa merak etmek çok hoş olmuyor benim için. Edebi olarak da çok iyi bulmadım. Akıcı, kendini okutan, çok da yormayan bir şeyler isterseniz belki beğenirsiniz.