Burak

Türkiye ve ABD İlişkileri Bağlamında Emperyalizm
7/10
·536 syf.··
2023 22. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2023 15:00
Yazar Cumhuriyet tarihinde geçmişten günümüze Türkiye-ABD ilişkilerini uzak bir bakış açısıyla ele alıyor. Tarih sırasına göre değil kendi yorumlamasına göre yazılmış ve daha çok deneme türünde bir kitap olduğu söylenebilir. Yazar neden böyle bir anlatım tarzı benimsemiş anlamak zor oysaki tarih sırasına göre olayları daha yakın pencereden inceleyip yorumlayabilirdi. Okuyucu içinde çok daha bilgilendirici bir kitap olurmuş. Tarihsel sürecini bildiğim kısımlarda kitaba eşlik ederken bilmediğim kısımlarda anlatılanı anlamakta güçlük çektim. Bunun dışında kitap sık sık kendini tekrar ediyor. Bazı alıntılar kitabın başında, ortasında ve sonunda da yer almakta. Kitap 536 sayfa yerine 250-300 sayfa aralığında olabilirdi. Eski baskılara yazılan genişletilmiş önsözler kitabın ilk 100 sayfasını oluşturmakta. Kitabın son 75 sayfasında ise ekler bölümü yer almakta. Ekler bölümün zengin tutulması güzel olmuş fakat önsözler için aynısını diyemeyeceğim. Keşke yazar kitabı bu kadar uzatmak yerine yeni bir kitap ya da ikinci bir kitap çıkarsaymış dedim. Kitabın ismini aldığı 1956'da Nelson A. Rockefeller tarafından Eisenhower'a yazılan mektubun kitapta belirtilen kaynağında doğrulayamadım. Kitapta mektubun Harvel O'Connor'ın "Petrol İmparatorluğu" kitabının Almanca baskısında geçtiği yazıyor. Ben İngilizce baskısını Internet Archive üzerinden buldum. Anahtar kelimeler üzerinden yaptığım aramada herhangi bir sonuç elde edemedim. Dahası bahsi geçen kaynak kitap 1955 yılında basılmış. Nasıl 1956 yılındaki bir mektubu barındırsın? Kitabın Linki: archive.org/details/empireo... Kişisel yorumum mektubun kaynağının doğru olup olmamasın genel bağlama bakıldığında çokta önemli olmadığıdır. Eleştiriyi çok uzatmadan kitaptan yapacağım iki alıntı ile yazara
Siyaset & Politika
Oltadaki Balık TürkiyeM. Emin Değer · Kilit Yayınevi · 2012813 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ömer Hayyam'ı Anlamak
7/10
·202 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
Daha önce hiç çeviri şiir kitabı okumamıştım bu ilk oldu. Şiirin ana dilinde okunması gerekitiğini düşünüyorum. Ne kadar iyi çevrilirse çevrilsin şiir anlam kaybına uğruyor. Her şiirin yaşam alanı kendi dilidir. Çevrilince adeta sudan çıkmış balığa dönüyor şiir; Bedeni kalıyor canı gidiyor diyebilirim. Kaldı ki Ömer Hayyam şiirlerini ağdalı bir dille yazmıştır. Yazdıkları kendi dilinde (Farsça) dahi herkesçe anlaşılır değildir. Bunları çevirmen (Sabahattin Eyüboğlu) önsözde belirtmiş zaten. Şiirlerin içeriklerinin ve anlatmaya çalıştığı düşüncenin ortak olması etkileyiciydi. Diğer şairlerdeki gibi her şiirde ayrı bir konuyu ele almamış. Şiirlerin hepsi bir bütün, birbirinin devamı gibi. Şiirlerin genel teması ise dünya zevkleri ve şarap sevgisi denilebilir. E tabi bunun bir sonucu olarak da alışılagelmiş dini kalıpları da yerle bir etmiş şair. Çevirinin ğetirdiği doğal olumsuzluklara rağmen yine de beğendim denilebilir. Her şeyden önce kitabın bize kısıtlıda olsa Ömer Hayyam'ın pençeresinden dünyaya bakma imkanı vermiş olması yeter.
Şiir
DörtlüklerÖmer Hayyam · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202527,8bin okunma
Şişirilmiş bir balon
3/10
·112 syf.··
2022 2. kitabı
Evet dediğim gibi bu kitap şişirilmiş bir balondur. İçinde kayda değer bir düşünce yok sürükleyici bir hikayeside yok. Ben kitabı yarısına kadar okuduktan sonra sıkıldığım için geri kalan yarısınıda dinleyerek bitirdim. Üstelik bir bölümünde dolaylı yoldan Atatürk kastedilerek "diktatör" deniliyor. Kesinlikle çocuklara okutulmaması gereken bir kitap. Milli değerlerin çocuklara kazandırılmasını olumsuz yönde etkileyecektir.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015279,8bin okunma
8/10
·422 syf.··
Beğendi
·
2021 96. kitabı
Bu kitapa özellikle inceleme yazma gereği duyuyorum. Pkk terör örgütünün 15 Ağustos 1984 te eylemlerine başlamasından 1998 te abdullah öcalanın yargılanmasına kadar olan süreci akıcı bir şekilde anlatmış sayın komutanımız. 30 Ağustos 1984 te tuğgeneral rütbesi ile Siirt bölge komutanlığı yapmış. Örgüte büyük darbeler vurmuş. Örgüt 1992 te Kuzey Irak'taki otorite boşluğundan yaralanıp güçlenince tekrar bölgede korgeneral rütbesiyle görev almış.1993-95 yılları arasında Diyarbakır Jandarma Asayiş Bölge Komutanı olarak görev yapmış. Olaylara yakından tanık olmuş gözlemlemiş durumu iyi analiz etmiş. Bu süreci de kitapta anlatmış. Ben genel olarak pkk terörünün kuruluşunu ve eylemsel sürecini biliyordum fakat Çoban ağının örgüt tarafından nasıl kullanıldığını, 1985 Dereler ve Rusordaki önemli çatışmaları, DEP'li belediye işçilerini, Tansu çillerin kuzey ırak endişesini, İtalya'nın Apoyu nasıl kullanmak istediğini bu kitap sayesinde öğrenmiş oldum.
Tarih
Güneydoğu'da UnutulmayanlarHasan Kundakçı · Alfa Yayıncılık · 2006104 okunma