ŞAİR LEYLÂ SOKAĞI
Payıma düşen toprak parçası
Senin de payına düşer.
Ayrılık gayrılık yok
Ölüm nefesinde nasıl olsa.
Amma henüz vakit erken
Daha gün
Karşı apartmanın balkonunda
Dur bakalım hele
Ben salata satayım
Şair Leylâ Sokağı’nda
Sen gene koş
Bez fabrikasındaki
Tezgâhının başına.
Ölüm içimde
Ölüm dışımda
Ölüm talihsiz aşımda
Ölüm kuru başımda
Teselli benim gözyaşımda.
(Saffet Onur tarafından Salâh Birsel’e verilmiştir)
Payıma düşen toprak parçası
Senin de payına düşer:
Ayrılık ayrılık yok
Ölüm nefesinde nasıl olsa.
Ama henüz vakit erken
Daha gün
Karşı apartmanın balkonunda
Dur bakalım hele
Ben salata satayım
Şair Leyla Sokağı’nda
Sen yine koş
Bez fabrikasındaki
Tezgahının başına
Ölüm içimde
Ölüm dışımda
ölüm talihsiz aşımda
Ölüm kuru başımda
Teselli benim gözyaşımda.”
Ailesiyle birlikte Suriye'deki savaştan kaçıp, Türkiye'den Kos Adası'na geçmek isterken boğularak can veren üç yaşındaki Aylan Kurdi'yi hatırlatmak isterim. Bodrum'da kıyıya vuran sadece küçük Aylan'ın cansız bedeni değildi. Orada asıl, insanlığımız kıyıya vurdu. Aylan tüm dünyaya, "Masum değilsiniz" diye haykırdı.
Özetle, Kabil'in bize bıraktığı "mirası" nesiller boyunca korumayı başardık. Yani öldürdük ve hiç bıkmadan, usanmadan, ilk günkü hırsımızla öldürmeye devam ediyoruz.
Bu yüzden diyorum ki: "HEPİMİZ KATİLİZ!" Yani hepimiz sorumluyuz. Bizzat bıçak saplamadık ya da kurşun sıkmadık diye kendimizi "masum" ilan edemeyiz..
Ailesiyle birlikte Suriye’deki savaştan kaçıp, Türkiye’den Kos Adası’na geçmek isterken boğularak can veren üç yaşındaki Aylan Kurdi’yi hatırlatmak isterim. Bodrum’da kıyıya vuran sadece küçük Aylan’ın cansız bedeni değildi. Orada asıl, insanlığımız kıyıya vurdu. Aylan tüm dünyaya “Masum Değilsiniz!” diye bağırdı. Öldürdük ve hiç bıkmadan, usanmadan ilk günkü hırsımızla öldürmeye devam ediyoruz. Bu yüzden diyorum ki “HEPİMİZ KATİLİZ.” Yani hepimiz sorumluyuz. Bizzat bıçak saplamadık ya da kurşun sıkmadık diye kendimizi masum ilan edemeyiz.