Uykudaydık, gaflet içindeydik. Gerçekle yalanı karıştırdılar, devletimizi yıkmak istediler. Uyanamadık. Dalalet kıyafetini isteyerek giyenler oldu. Uyanmaya gücümüz kalmadı; artık hıyanet vardı ve her tarafımızı sardı. Sustuk… Sustuklarımızdan sorumluyduk oysa! “Gaflet”, yakın zamanda çıkması planlanan “Dalalet” ve “Hatta Hıyanet” adlı üçlü serinin ilk kitabı olarak düşünüldü; okuyuculara “Korkma” demek için yazıldı. Gaflette olanlar, dalalete düşenler, hıyanete karışanlar fark edilsin diye…
Son yazımda Gara Operasyonu’nu anlatmaya çalışmış, orada verilen mücadeleyi hikâyeleştirerek şehitlerimizin aziz hatıralarını yaşatmak istemiştim. Harekât planlarının hazırlandığı, icra edecek birliklerin eğitildiği, Gölbaşı/Oğulbey’i hikâyenin başlangıcı olarak özellikle seçmiştim. Çünkü Oğulbey’deki Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın tek görevi, her türlü zorlukta mücadele edebilecek kahramanlar yetiştirmek, yurt içi ve dışında icra edilecek terörle mücadele operasyonlarına destek vermek değildi. Daha birçok görevinin olmasıyla birlikte önemli bir görevi daha vardı ki o da barış döneminde 7 coğrafi bölgeye ayrılmış yurdumuzu, 16 Seferberlik Bölge Başkanlığı ile olası işgale karşı savunmaktı. Bunu da önceden hazırlanan planlar ile yapacaktı. Bu planlarda, önceden belirlenen ve gerekli gayri nizamı harp eğitimi verilen, direnişi örgütleyecek sivillerin isimleri, bu direnişi nasıl örgütleyecekleri, saklanan silahların yerleri, hangi kara yolunun havaalanı olarak kullanılacağı ve buna benzer direniş için gerekli bilgiler yer alıyordu. Alıyordu diyorum çünkü, ne yazık ki artık 16 Seferberlik Bölge Başkanlığı’ndan sadece 5’i kaldı ve onların da isimleri değiştirilerek kapsamı daraltıldı.
Devamını okumak için millidusunce.com/kozmik-albay adresini ziyaret edebilirsiniz.