“Tek bildiğim, kendimi giderek kötüleşen, sona geldiğinde sakince ve pişmanlık hissetmeden güçsüz ellerinin kavradığı yatak örtüsünün üzerinde uzanan hasta bir adam gibi hissettiğim.”
“Tek bildiğim, kendimi giderek kötüleşen, sona geldiğinde sakince ve pişmanlık hissetmeden güçsüz ellerinin kavradığı yatak örtüsünün üzerinde uzanan hasta bir adam gibi hissettiğim.”
“Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mi?
Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
Karanfil kokuyor cıgaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin…”