6/10
·535 syf.··
2017 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2017 00:00
İnsan istiyor ki Sultanı Öldürmek kitabında İstanbul'un fethini sayfalarca nasıl anlatmışsa (ki kitabın o kısmında fenalıklar gelmişti )ve kitap resmen bir tarih kitabı kadar detay barındırıyorsa Süryanilerle ve Hristiyanlıkla ilgili de o denli detaylı bir araştırma yapılsın; kitap aynı zamanda biraz daha tarihsel gerçeklerle ve Hristiyanlığa dair detaylarla süslensin. Hristiyanlık, eğer şifreli mifreli bir cinayet romanı yazacaksanız şahane bir din.İlk cinayet sahnesindeki detayları okuyunca "Oooo, şahane bir kitap olacak bu valla." dedim ama sonradan konu çok farklı yerlere gidiyor. Yine de sonuna kadar insan bayağı heyecanla okuyor. Ahmet Ümit
1000Kitap
Kavim (Cep Boy)Ahmet Ümit · Everest Yayınları · 201820,7bin okunma
4/10
·256 syf.··
2026 30. kitabı
Korların Alacakaranlığı - Tessa Hale #kitapyorumu Hepinize merhaba! Yeni bir yorumla geldimmm. Halden 11 yaşındayken anne ve babasını kaybetmiş. Bir cin@yete kurban gitmişler. O günden sonra Haden birçok yetiştirici ailede kalmış. Biz ise 11 yaşındaki sahneden sonra ilk olarak üniversiteye başlayacağı zaman Haden’ın hayatına dahil oluyoruz. Üniversitesi serimizin isminde geçen Ember Hollow’da. Bu Haden için yepyeni bir hayat. Bunun da heyecanı elbette ki var. Okulun ilk günü öğrenci işlerine gidecek. Okulun popüler çocuğu Knox, resmen bizim kıza takıyor. Tabii sebebini de sonradan öğreniyoruz ama çocuk Haden’ı ilk gördüğü andan itibaren kızın peşini bırakmıyor ve sanki yıllardır tanışıyorlarmışcasına okuldaki her şeyiyle ilgileniyor ve hatta öğün öğün kıza yemek getiriyor. Bu ilgi sadece Knox’tan da gelmiyor. Knox gibi onun yakın arkadaşları da Haden’la yakından ilgileniyorlar. Sonradan öğreniyoruz ki Knox ve yakın arkadaşları bir ejderha sürüsüymüş ve okulda profesör olarak çalışan Maddox ise sürünün alfasıymış… Haden ise onların eşleri. Üzülerek söylüyorum ki ben bu kitabı hiç sevmedim. Eğer romantasy olarak değil de gerçek bir fantastik olarak yazılsaymış çok şey vaat ediyormuş ve gideri varmış. Ancak oooo kadar geri planda kalıyor ki fantastik kısım ejderha olduklarını bile bir yere kadar sadece laf arasında öğreniyoruz ve işte pulları falan belirginleşiyor ara sıra. Bir yerde Hayden’ın bunların ejderha olduğunu öğrendiği bir sahne vardı. Hepsi dönüşüyordu. Mesela bayıldım o sahneye ama sadece bir sahne koskoca kitapta. Bu yüzden hiç mi hiç tatmin etmedi. Sadece kitap bence hızlı tüketim ürünü olarak yazılmış. Betimlemeler neredeyse hiç yok -ki bence bu da bir eksi- kısa cümleler ve detaysız anlatım. Bu yüzden kitap çok sarıyor ve baya bir sürükleyici hale geliyor.
Korların AlacakaranlığıTessa Hale · Nox Yayınları · 202693 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
Herkese selamlar Bugun size #payelll'in son cicegi #gelincikbulvarı yorumu ile geldim. Ayy yine tatlılığindan beni kivrandiran, dislerimi kamastiran bir kitap okudum. Oyle ki kitap boyunca yuzumde siritma eksik olmadi. Mahalle sıcaklığını ve abimin arkadasi veya en yakin arkadasimin kardesi klişesini tam manasiyla sonuna kadar veren keyifli bir kitapti. Cok severek okudum. Ayrica kitabin sonunda bir de yeni kurgu sürprizi vardi ki evlere şenlik bir hikayeye benziyor. Meraklar icindeyim. Ana karakterlerimiz Belgin ve Asaf'ti ve onlarla birlikte yer alan 3 cift daha vardi. Harici bir de diger karakterler ki oooo kitap senlik ateşi gibiydi mübarek. Bu durum artik bir Payelll klasigi ve ben gerçekten bu sekilde olan kitaplari daha bir sevdiğimi fark ettim. Bir sure sonra tek cifti veya karakterleri eğer elde tutulabilir bir konu da yokken okuyorsam sıkıcı bulabiliyorum artik. Iste yazar da bu durumun onune harika bir sekilde gecmis. Her karakteri ana karakter gibi işlediği icin sıkılmak bir yana dursun, kitap bitsin istemedim. Daha uzun olsaydi da severek devam ederdim. Belgin-Asaf Nalan-Ferdi Nilüfer-Emin Yasemin-Eymen Yalniz çiftler harici benim favori karakterim, Belgin'in yillar sonra buldugu abisi Ferdi oldu. Ay adamin her hali olaydi resmen ya. Aslinda cok gicik, yani abi olsa sevilmez ama kitapta okuyunca (bir sahne haric, orada sinir oldum) yanaklarini iki yandan sıkıp "ay sen ne tatli seysin" diyesim geldi. Nalan senin hakkından guzel geldi ama. Sosyetik kiz dedik içinden gizli cadı çıktı. Asaf'cigim oyle mıydı ama, nasil elit, kibar, halden anlayan biriydi ama ayni zamanda gizli bir okuzcanmis onu da ara ara canim Belgin'e gösterdi. Ohh iyi yaptı Belgin, seni biraz süründürdü. Kiza yazik ama ya, zaten bir sürü derdi varken bir de onun anlayip dinlemeden
Gelincik BulvarıPayelll · Parola Yayınları · 202659 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 5. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 18:46
Lisede felsefe dersinde ödevimizdi "başarı" konulu bir sunum yapmak. Bütün arkadaşlarım ünlü, başarılı insanların hayatını anlatan sunumlar yapmışlardı. Ben geçtim tahtanın karşısına, elimde kendi yazdığım metinle başarılı görünmeyen bizlerin de aslında birer başarı sonucu hayatta kaldığımızı, binlerce sperm içinden galip geldiğimizi, akciğerlerimiz başarıyla nefes aldığı için yaşadığımızı falan zırvalamıştım. Kaldım tabii dersten. Kimse oooo ne kadar farklısın ne kadar yaratıcısın demedi. Albert Einstein'ı, Fatih Sultan Mehmet'i anlatıp klişe başarı öyküleriyle tam notu aldı herkes. Bu kitap beni o günlere götürdü işte. En azından tek enayi ben değilmişim. Bu arada, sınıfta evinde bilgisayar ve internet olmayan tek kişi bendim, araştırma yapacağım bir ortam yoktu. Kolaya kaçmadım, yaratıcı olmak zorunda bırakıldım diyelim. Ama sistem içinde bulunduğumuz şartlara bakmıyor. Behçet Hoca da bunu en "yalın" haliyle yüzümüze vuruyor. Kitaba tam puan vermemiş olmamın sebebi de kitaptaki "Mükemmel olmak zorunda değiliz" mesajı. Evet, değiliz.
Kalk Çalış Başarısız Ol!Behçet Yalın Özkara · Kronik Kitap · 20241,823 okunma
Puan vermedi·300 syf.··
2026 12. kitabı
Çok zorlayarak okudum nedense. Beni aşırı cezbetmedi açıkcası. Kötü müydü? Hayır. Ama ayıla bayıla da okumadım. Klasik geçmişi travmalı erkek ve kadın karakterimiz. Hayatları sorunlu ama yatakları çok iyi. Anca düşüp kalkıyorlar ama oraya kadar da çok zaman geçiyor. Oğlumuz Dawson avukat, kızımız Naomi savcı yardımcısıydı. Kız vegan oğlan ne bulsa yer. Spoili anlatıma geçiyorum şimdi ona göre okuyun. Bunlar bir arkadaşlarının düğününde tesadüfen aynı evi tutmuşlar. Başları güzel komik başladı ama sonrası sarmadı neyse. Oğlan yatağa yatacakken kız buna yumruk atıyor sonra kızın eli kırılıyor. Bu arada kızın köpeği oğlanın havluyu düşürünce mal meydanda kaldı ve kızın ağzının suları aktı oooo adama bak diye. Adam da kızı beğendi ilk etkileşim orda oldu. Sonra konuşup olayı çözdüler neyse düğün günü de oğlanın hem ortağı hemde eski fb olan emilyi kıskandırmak için öpüştüler güya. Aynı evde kaldılar sonra sabahına ayrıldı çocuk evden. Bunun ortak her şeyi toplayıp ayrılınca şirketten çocukta yanına yeni yardımcı arıyor kızı yönlendiriyor arkadaşları. Meğer bizim kız savcılıktan atılmış çünkü bir tane adamı merdivenlerden atmış adam sapıkmış ama kimse nedeni sormaz zaten. Başta yok mok diyor sonra kıza gel yanımda başla diyor. Kızın ablası Frannie lösemi ve iki çocuğu var. Bunlar sevgili oluyorlar o aralar ablası fenalaşıp hastaneye kaldırılıyor. Oğlan da ilik bağışçısı oluyor ablaya ama söylemiyor kıza. Bu kız hastane iş çocuklar arasında koşturuyor arada da adama bir iki mesaj falan. Sonra adamın geçmişinde de bir arkadaşı var teeee 15 yıl önce falan. Mahallesinden bir kız kız da kanser hastası. Çocuk kıza baya iyi davranmış acıdığı için ama kız buna aşık olmuş. Tabi çocuk farkında değil. Bunların mezuniyet baloları oluyor. Oraya bir kızla gidicekti sevgilisiymiş Dawsonun
IndiscretionVi Keeland · C. Scott Publishing Corp. · 20259 okunma
HAYAT SUDA BAŞLAR!
10/10
·712 syf.·
2026 1. kitabı
Dune. Çöl Gezegeni. Uzun süredir okumak istediğim bu seriyi 2026 yılının ilk kitabı olarak seçtim. İlk kitaba aşık oldum desem yanlış olmaz. Su gibi aktı gitti. Bir sürü gezegen ve bir imparator var. Hikaye Caladan’da, Paul’ün doğduğu yerde başlıyor. Paul, Dük Leto’nun oğlu. Dük Leto’ya imparator tarafından bir emir veriliyor. Dune’a git ve yönet. Yönet ya da öl. Öl ya da kaç. Kaç ya da savaş. Savaş ya da savaş… Ve Dük Leto, yönetmeyi yani savaşmayı seçerek ailesini, biricik oğlu Paul’ü ve bir Bene Gesserit Leydisi olan çocuğunun annesi Jessica’yı da alarak Dune Şehirlerinden birisi olan Arrakis’e gidiyor. Hikayemiz burada başlıyor… Dune, Fremenlerin Diyarı. Hep görmezden gelinen bir halk. Önemsenmeyen bir halk. Daha önce gezegeni yöneten Harkonnen’lar tarafından hep yok sayılan bir halk. Su olmayan, bir damla suya bile muhtaç olunan bir gezegen. İmparator, Dune’u yok saymış saymasına ama aslında bunlar sadece bir göz boyama. Çünkü çölün kumullarında öyle bir şey gizli ki… Melanj Baharatı. Kullanana uzuuuuunn bir yaşam vaat eden bir baharat. Dolayısıyla her ne kadar önemsenmiyor gözükse de aslında herkesin gözü Dune’da. Evren o kadar ilmek ilmek örülmüş ki, inanılmaz güzel detaylar var. Kendinizi bir anda aksiyonun ortasında buluyorsunuz. Her zaman ana karakterlerin küçük yaştan itibaren gelişimini okumayı çok sevmişimdir. Paul’un gelişimini görmek oldukça güzeldi. Geleceğe hazırlanmış bir çocuk… Her şey onun çevresinde şekillendi. Kehanetler ve tesadüfler bir İmparatorluğun sonunu, bir İmparatorluğun başlangıcını getirdi. 1965 yılında yazılan bir kitaba göre her şey o kadar harika ki. Yazarın hayal gücüne hayran kaldım. Bu evrenin oluşma aşaması o kadar güzel anlatılmış ki bence çağımızın çok uzağında olmayan bir gerçeklik var. Kitabı okumayanlara çok fazla
1000Kitap
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,7bin okunma