Liesel kelimeleri okuyamayan kitap hırsızıydı.
Ama inanın bana, kelimeler yoldaydı ve geldiklerinde, Liesel onlara bulut gibi ellerle tutunup, yağmur gibi sularını sıkacaktı.
Bir keresinde uçmak istediğimizi söylediğimizde kopardılar kanatlarımızı.
Çocukluğumda neşeli çocuk sesleri eşliğinde oyun parklarında değil, ürkütücü rüzgar uğultusu eşliğimde mezarlıklarda oynadık biz.
Bu yaşta ne bu dert? dediler,
Baktılar ama göremediler.
Anlat, dediler, duydular belki ama dinlemediler.
Bizim uyuyamadığımız gecelerin sabahları hiç aydın olmadı.
Biz öldük, onlar gömdüler.
Hayatta istediği hemen hemen her şeye kavuştuktan sonra, varlığının hiçbir anlama gelmediği sonucuna varmıştı, çünkü her şey her gün aynıydı. Böylece ölmeye karar vermişti.