Neden orada saatlerce oturuyordu da ağzından tek kelime çıkmıyordu? Bu sorularıma karşılık, ya faydalı bir işe koşuluyor, ya bir ceza alıyor ya da kendimi cevap niyetine önüme sürülen esrarengiz ve çoğunlukla eksik gedik birkaç ipucuyla baş başa buluyordum...
Başıma gelecekleri bilsem, kaderime razı olur ve orada bırakırdım her şeyi. İnsanın cehennemi ihtiraslarının doymadığı yerde başlar.
Sayfa 49·Kitabı okuyor
İnsan ve Duygular
Reklam
Kahire’deki Avrupa iş merkezinin sınırlarını çizen Asa af ve Mixed Courts kavşağına geldiğimizde bana tamamen kapanır, sorularımı yanıtlamaz olur, ben orada yokmuşum gibi davranmaya başlardı: O yanına yaklaşılmaz, buz dağından patrona dönüşüverirdi birden.
İnsan hâfızası ömrünün hazinesidir; bütün geçmiş saadetleri orada canlı bir sûrette yaşar. Biz, geçen ömrümüze geçti diyoruz. Halbuki ömrümüzün en sönük dakikaları bile hâtıralar şeklinde hâfızamızın içinde yaşamaktadır. Onları birer birer bir mahfazadan elmasları, mücevherleri çıkarır gibi çıkarmak elimizdedir. Ömrümüzün tatlı hâtıraları, dünyanın en kıymetli elmaslarından daha değerlidir.
Sayfa 198 - Ötüken·Kitabı okuyor
-Hem aşk tartılıp, ölçülebilir mi de siz hangisinin ağır olduğunu tartışıyorsunuz orada?
Yeniden dirilmeye dair inancın tevekkülünü, sabrını, metanetini güçlendirse de ruhu ölmüş birinin dipsiz bir karanlıkta çürüyeceğini ve orada unutulacağını biliyorsun. Çünkü insana bulaşan en büyük lanet, unutulmaktır. Çünkü unutulmak en hüzünlü kayboluştur. Çünkü unutulmak. Yeis ve keder.
Reklam
Reklam