Puan vermedi·97 syf.··
2026 91. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 08:27
Aylin Balboa yı çok severim. Belki de en çok, kendini sakladığı cümleleri seviyorum. Yazdıklarının altındaki duyguları, söylenmeyenleri, satır aralarına bıraktığı o kederi hissetmek hem içimi acıtıyor hem de ona yakın hissettiriyor. Belki bakış açısı, belki duyguları, belki de kederinin ardından dünyaya baktığı o yer... Bana hiç yabancı gelmiyor.. Ben de oradayım. Öyle ki bazen onu tanıyormuşum gibi hissediyorum. Bu yüzden ne yazsa dönüp okuyorum. Benim için kaleminin ayrı bir yeri var. Bu öykü kitabında Ateş Sönene Kadar'da özellikle kitaba adını veren 'Ateş Sönene Kadar 'öyküsünü çok etkileyici buldum. Hatta utanmasam bütün öyküyü buraya taşıyacaktım, sırf altını çizdiğim cümleleri paylaşabilmek için...
Edebiyat
Ateş Sönene KadarAylin Balboa · İletişim Yayınları · 20213,473 okunma
Bence
10/10
·476 syf.··
2026 2. kitabı
Project Hail Mary bitti ama ben hâlâ oradayım. Bazı kitaplar sadece okunmuyor; insanı alıp başka bir yere bırakıyor. Andy Weir, bilimi öyle güzel bir hikâyenin içine yerleştirmiş ki hem merakla sayfaları çeviriyorsun hem de bir noktada karakterlerin yalnızlığına, umuduna, dostluğuna kalbinle bağlanıyorsun. Benim için bu kitap sadece iyi bir bilim kurgu değildi; zekâsı, duygusu ve o ince mizahıyla uzun süre aklımda kalacak bir yolculuktu. Gerçekten ayakta alkışlıyorum.
1000Kitap
Project Hail MaryAndy Weir · Ballantine Books · 20211,709 okunma
Reklam
10/10
·352 syf.·
Beğendi
·
2026 67. kitabı
Gömülü Rüyalar Ülkesi Haftayı bitirmeden sizlerle paylasmak istediğim bir diğer kitabım Gömülü Rüyalar Ülkesi. Nemesis Yayınları'ndan yeni çıkan bu kitap yazar Kasım Hasan Ünal imzalı. Görür görmez kapak tasarımı ile kalbimi çaldı bu kitap. " Tamam, gerçekten farklı, özgün bir kitap okuyacağım" dedim. Nitekim öyle de oldu. Betimlemelerinin mekanı zihinde canlandırma etkisi çok kuvvetli, bu da sanki oradayım hissi veriyor. Baştan söyleyeyim bu kitap çok katmanlı bir yapıya sahip , dışardan bakmaya başladığımız mahalle var ve zamanla o mahalledeki karakterlerin iç dünyalarına doğru bir yola çıkıyoruz. Baktığımız yerde ise en çok uzaklaşmak var , insanların bir yere ait olamayışları çok hakiki geliyor okudukça. Kitabın ana karakteri Efraim , pek de iyi olmayan bir çocukluk geçirir , aile bağlarının gittikçe kopması, kardeşinin kaybında kendini suçlu hissetmesi/ hissettirilmesi , annesinin erken kaybı ve babası ile düğümlenen bağı. Tüm bunların ortasında Efraim , uyku problemi yaşamaya başlıyor. Hayat kalitesini etkileyen, işlerinde sakarlıkları ile sorunlar yaratan bu uykusuzluk artık dayanılmaz boyutlara ulaşıyor. Dönelim kapak görseline , orada uyuyan insanların hemen altında büzüsmüş hafif benekli beyaz bir köpek var. İsmi Kıtmir, mahalleli için kutsal , mübarek bir hayvan Kıtmir.bir gün başı kesilmiş halde ölü bulununca mahalleli bunun hayra alâmet olmadığını düşünüp paniğe kapılıyor. Tüm bu olayların olduğu vakitte Efraim'in dikkatini çeken bir şey oluyor. Fotoğraf dükkanının hemen karşısındaki berber dükkanına giren insanlar. Arkadaşı Muhammed Ali'ye sorunca Berber Talip'in dükkanına bir süredir Kimyacı'nın geldiğini ve Kimyacı onlara uyuyarak başka bir aleme geçip, bu rüyalar aleminde cennet kapısını açtırmayı vaat eder. Efraim uyku problemi çekerken bunu bir
Gömülü Rüyalar ÜlkesiKasım Hasan Ünal · Nemesis Kitap · 20261 okunma
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Fatih Duman'ın kaleminden çıkan bana göre harika bir kitap daha. Tasavvuf ehlinden önemli zatları o kadar güzel bir dille anlatıyor ki okurken ben de oradayım, o dönemdeyim... Lâl katip benim, Şemseddin Sivasî'yi ben dinliyorum. Ben yazıyorum sanki Şemseddin Ahmed'in Şemseddin Sivasî oluşunu... Bu yolculuğun bir parçası olmak hatta kâri olup hikayenin bana yalnız bana anlatıldığını hissetmek o kadar güzel ki... Kalemine sağlık...
LâlFatih Duman · Nesil Yayinevi · 20211,477 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
2026 79. kitabı
AŞK-I MAVERA – Sevinç Rami Merhabaalar, askeri kurgu okumayı sever misiniz? Bu türe ilk başlarda hiç ısınamamıştım, bir de gelin beni şimdi gördün. Nerede askeri kurgu var ben oradayım. Çok severek okuyorum. Bugünde askeri kurgu türünde bir kitap ile geldim. Bu arada dipnotumu veriyorum size, serinin ilk kitabı. Evet, yine uzun soluklu olmasını ümit ettiğim bir seri olur inşallah. Leyla İzem’in başına öyle şeyler geldi ki rüyalarıma bile girsin istemem. Bu arada ben Leyla diyorum karakterimize, öyle devam edeceğim haberiniz olsun. Terör örgütü tarafından kaçırılması gerçekten tüylerimi diken diken etti yani. Başlı başına travma sebebiyken bir de işkence gördü. Bu kısımlar gerçekten beni üzdü. Türk askerinin gelip bizim kızı kurtarması en tatlı kısmıydı. Bu kısımlarda gururlandım tabi ki. Bizim Leyla gitti psikolog oldu yetmedi, kaçırıldığı yere askeri psikolog olarak dönmesin mi valla ben okurken şok oldum. Karam Aslan, anlı şanlı Türk askeri, kendisi bir yüzbaşı. Zamanında bizim Leyla’yı kurtaran kahraman bey kendisi oluyor. O heyecanı hissetiniz değil mi? Bu ikisini tabi ki yapıyoruz. Bu arada Karam gerçekten zor durumda ve Leyla’dan yardım almalı, olaylar tam istediğim kıvama geldi valla. Sonrasında bizi romantizm falan bekliyor diye düşünüyorsanız yanılırsınız çünkü olaylar karmaşık bir hal alacak. Yazarın kalemiyle ilk defa tanıştım. Karakterlerin, kurgu içindeki rolünü bence yazar güzel aktarmış. Özellikle dikkat ettiğim kısım, o travmatik anların satırlara aktarılma şekliydi. Çünkü kurgunun bir de ağır bir kısmı var, örneğin işkencenin getirdiği o ruhsal durum gibi. Bu kısımları güzel aktarmış diye düşünüyorum. Bunlar harici yalın bir anlatım ve akıcı bir kalem olduğunu söyleyebilirim.
Aşk-ı Mavera 1Sevinç Rami · Vera Kitap · 202627 okunma
Puan vermedi·504 syf.··
2026 39. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 02:00
Bir Şairin Son Nefesinde Yaktığı ve Yakamadığı Şey Hani bazı kitaplar vardır, okurken seni yavaş yavaş boğar. Yavaş yavaş mı? laf... Resmen boğuyor, boğuluyorsun ve arada ulan dur bir nefes alayım diye yakarıyorsun. Kitabı bitirdim demek bile yalan, bitmiyor. Bitse de içinde kalıyor. Tuhaf bir boşluk, aynı zamanda tuhaf bir doluluk… Sanki biri ruhumu kaptığı gibi Brundisium limanındaki o hasta odasına fırlatmış, kapıyı da üstüme kilitlemiş. Hâlâ oradayım, Vergilius’la birlikte terliyorum resmen. Kitabımız dört bölümden oluşuyor: Su, Ateş, Toprak ve… tahta; şaka şaka, Hava. Broch’un dili o kadar yoğun ki, ilk 50 sayfada bu ne lan, ben mi aptalım yoksa yazar mı fazla? diye isyan bayrağını göndere çektim. Sonra birden akışa kapıldım ve fark ettim ki, ben de Vergilius’la aynı teknedeyim. Hem de batmak üzere olan teknede . Batıyoruz kaptan...;) Vergilius, Aeneis’i yazmış büyük şair. Augustus’un emriyle Roma’nın resmî destanını dökmüş ortaya. Ama ölüm döşeğinde birden “bu eser yalan, eksik, hatta bayağı tehlikeli” diye fark ediyor. Yakmak istiyor. Yakmak, silmek, baştan başlamak… O sırada Augustus kapıda beliriyor: “Hayır, bu; imparatorluğun temel taşı, yakamazsın.” İşte o anda roman patlıyor. Şairle imparatorun, sanatla iktidarın efsanevi kapışması başlıyor. Biri “eserimi yok edeceğim” diyor, diğeri “yok edersen seni de yok ederim” der gibi bakıyor. Keyifli bir sahne doğrusu. ;) Broch’un Vergilius’un iç monologlarını kurduğu uzun, soluksuz paragraflar… Ah evet, evet, o paragraflar insanı delirtiyor. Sayfalarca süren, noktalama işaretlerini esirgemeyen cümleler....İnsanın zihninin kendi içinde nasıl çürüdüğünü, kendi yarattığı güzelliğin altında nasıl ezildiğini iliklerine kadar hissettiriyor. “Bir destan yazdım diye imparatorluğu kutsadım, köleliği, savaşı, kanı
1000Kitap
Vergilius'un ÖlümüHermann Broch · İthaki Yayınları · 2012473 okunma
Reklam
Reklam