Puan vermedi·134 syf.··
2026 6. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 09:43
"Mesafe" ve "Özlem" Eğer kendi içinizdeki mesafeleri ölçmeye, yalnızlığınızla barışmaya ve kelimelerin sessizlikle dansını izlemeye hazırsanız, Uzak size çok yakın gelecektir. Gerçek yakınlık, karşıdakinin uzaklığını (ötekiliğini) kabul etmekle başlar. Uzaklık sadece mekanda değil, zamandadır da.
UzakOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20203,928 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 5. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 12:04
Ana Duygu: Melankoli, özlem ve kabulleniş. Aruoba, bu eseriyle bize elinde kalanları değil, elinden kayıp gidenleri felsefeyle nasıl anlamlandırabileceğimizi gösterir. Kitapta iki insan arasındaki yakınlığın, mesafelerin ve en nihayetinde kaçınılmaz olan yalnızlığın felsefi anatomisi çıkarılır.
HaniOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20185,7bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
hız haz ayartı çağında bilinç nerede?
Puan vermedi·624 syf.··
Beğendi
·
2026 137. kitabı
David J. Chalmers ’ın "bilinç gizemdir" dediği yerden Yuval Noah Harari ‘nin "bilinçsiz zeka dünyayı yönetiyor" dediği yere geldik. Orada ipotek başlıyor. 1. Dikkatin ipotekli Ortaçağda kilise "ne düşüneceğini" kontrol ederdi. Bugün algoritma "neye bakacağını" kontrol ediyor. • TikTok açıyorsun, 3 saat sonra fark ediyorsun. • Instagram sonsuz scroll. Dopamin kredisiyle seni bağlıyor. • Bildirim = minik faiz. Dikkatini çekip geri ödettiriyor. Yuval Noah Harari ‘nin dediği: "İnsan dikkat dağıtma üzerine kurulu bir toplumda yaşıyor." Bilinçli olmak, farkında olmak acı veriyor. Çünkü sistem senden "tüket, kaydır, tıkla" istiyor. Derin düşünce reklam arası. Bu David J. Chalmers ’ın zor problemi değil. Bu kolay problemin silaha dönüşmesi: Davranışın, tercihin, arzun modelleniyor. 2. Arzuların ipotekli Tasavvuf "nefsini bil" der. Bugün nefsini algoritma senden iyi biliyor. • Amazon ne alacağını senden önce tahmin ediyor. • Spotify üzgün olduğunu anlayıp ona göre şarkı veriyor. • YouTube "radikalleştirme tüneli": Bir videodan giriyorsun, 2 saat sonra bambaşka bir insansın. Chalmers’ın "fenomenal bilinç" dediği şey, yani "kendi deneyiminin sahibi olmak", elinden kayıyor. Çünkü deneyimini neyin tetikleyeceğini sen seçmiyorsun. Akış seçiyor. 3. "Ben"in ipotekli En tehlikelisi bu. Sosyal medya kimliğin = beğeni + takipçi + story. • Fotoğraf çekiyorsun, "atınca nasıl durur" diye düşünüyorsun. Anı yaşamıyorsun, anı üretiyorsun. • CV’ni LinkedIn’e göre yazıyorsun. • Fikrini Twitter’da linç yemeyecek şekilde törpülüyorsun. İlhan İnan ’ın "merak" dediği şey ölüyor. Çünkü merak riskli. Sistem "onaylanan içerik" istiyor. Bilinçli soru soran insan yalnızlaşıyor. Harari’nin dediği gibi: "Bilinçli insanlar aileyi, kurumu rahatsız eder." Ama %100 ipotek değil. Kumanda hala sende. Neden? 1. Farkındalık = İlk haciz
Alıntı
Bilinçli ZihinDavid J. Chalmers · Fol Yayınevi · 202412 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 400. kitabı
Efsane, İskender Pala’nın tarihi gerçeklerle zengin bir hayal gücünü harmanlayarak kaleme aldığı, Osmanlı denizcilik tarihinin en görkemli dönemini anlatan sürükleyici bir tarihi romandır. Kitap, Akdeniz’i bir Türk gölü haline getiren efsanevi denizci Barbaros Hayreddin Paşa’nın, namıdiğer Hızır Reis’in hayatını, zaferlerini ve iç dünyasını konu alır. Roman, Hızır Reis ve kardeşlerinin Oruç Reis önderliğinde Akdeniz dalgalarıyla mücadelesinden başlayarak, Cezayir’in alınışına, Osmanlı devlet kademesine geçişe ve Preveze Deniz Zaferi gibi tarihin akışını değiştiren büyük başarılara kadar uzanan geniş bir dönemi kapsar. Ancak İskender Pala, Barbaros’u sadece savaş meydanlarında kazanan sert bir komutan olarak değil; aşka düşen, sanata değer veren, derin bir maneviyata ve içsel sorgulamalara sahip, etten kemikten bir insan olarak tasvir eder. Kitapta tarihi kronolojinin yanı sıra, Akdeniz’in o dönemki kozmopolit yapısı, denizcilik terminolojisi ve satır aralarına işlenmiş hüzünlü bir aşk hikayesi de geniş yer tutar. Yazarın divan edebiyatından beslenen zengin, edebi ve akıcı dili, okuyucuyu 16. yüzyılın barut kokulu deniz savaşlarına, kadırgaların ahşap gıcırtılarına ve saray entrikalarına doğru büyüleyici bir yolculuğa çıkarır. Efsane, bir milletin denizlerdeki altın çağını ve o çağa adını veren bir kahramanın insani yönlerini merak edenlerin büyük bir keyifle okuyacağı bir başyapıttır.
Efsaneİskender Pala · Kapı Yayınları · 202016,5bin okunma
İman etmek cesur adamların işidir.
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
Mehmet Salim Öztoksoy’un, İslamiyet’i kabul etme sürecinde yaşadığı tecrübelerden ve hatıralardan oluşan bu eser, yazarın kendi anlatılarına dayanmaktadır. Müslüman bir ülkede, sözde Müslüman bir anne ve babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Öztoksoy, tamamen Batı kültürüyle yetişmiştir. Türkiye’deki Batı hayranı pek çok insan gibi, İslam’a karşı önyargılı bir tavır benimsemiş; onu araştırmayı dahi gerekli görmemiştir. Ancak bir gün, mürtet olmuş eski bir müftünün (Turan Dursun) İslamiyet’i çürüttüğüne dair duyduğu bilgiler üzerine, İslam aleyhine kaleme alınmış bir kitabını okumaya karar verir. Başlangıçta amacı, İslamiyet’in yanlışlığını öğrenmek ve çevresini de bu düşünceden uzaklaştırmaktır. Fakat okudukça, eserde yer alan iddiaların ve iftiraların boyutunun tahmin ettiğinden çok daha ileri seviyede olduğunu fark eder. İslam’a karşı son derece olumsuz duygular besleyen Öztoksoy bile, yazılanların önemli bir kısmının gerçekle bağdaşmadığını kısa sürede anlar. Bununla birlikte, kitapta yer alan bir iddia özellikle dikkatini çeker: Kur’an’ın kendi ayetleriyle çeliştiği ve bu nedenle tutarsız olduğu ileri sürülmektedir. Yazar, bu iddiasını sure ve ayet numaralarıyla desteklemeye çalışmaktadır. Kur’an’a uzun yıllar boyunca mesafeli duran Öztoksoy, ailesini İslamiyet gibi bir düşünceden uzaklaştırmak amacıyla söz konusu ayetleri bizzat incelemeye karar verir. Ancak yaptığı araştırma sonucunda, adı geçen yazarın açıkça çarpıtma ve iftiraya başvurduğunu görür. Daha da dikkat çekici olan ise, bu yazarı referans gösteren pek çok kişinin, Kur’an’da gerçekten böyle bir ifade olup olmadığını araştırma ihtiyacı dahi duymamasıdır. Bu durumun farkına varan Öztoksoy, kendi ifadesiyle, sorgulamadan başkalarının düşüncelerini tekrar edenlerden biri olmak istemez ve okumaya, araştırmaya
1000Kitap
"Ol" Dedi OldumMehmet Salim Öztoksoy · Tin Yayınları · 2025173 okunma
Ateşten Kuta: İçsel Dönüşümün İzleri
Puan vermedi·168 syf.··
2026 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:54
“Ateş Yakana Kılavuz” ve “Kut Arayana Kılavuz” bölümleriyle insanın kendisiyle ve ötekiyle kurduğu ilişkiyi derin bir psikolojik dille sorgular. Aruoba’nın ateşi, yalnızca bir tutku değil, emek verilen, korunan ve sorumluluğu üstlenilen bir içsel bağın simgesidir. Kut ise bu ateşten geçerek ulaşılan anlam, olgunluk ve varoluşsal bütünlük hali olarak karşımıza çıkar. Psikolojik açıdan eser, insanın yalnızca sevme arzusunu değil, sevginin yükünü taşıyabilme kapasitesini de sorgular. Yakın, kişinin kendi iç ateşini yakmadan gerçek bir “kut”, yani içsel huzur ve anlam bulamayacağını hatırlatan yoğun bir varoluş metnidir.
YakınOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20171,570 okunma