Zevalden önce (öğle namazının vakti girmeden) öğle namazına hazırlan. Eğer gece teheccüd namazı için kalkıyor veya geceyi (zikir ve kitap mütalaası gibi) hayır işleri ile uykusuz geçiriyorsan, kaylûleyi zevalden/öğleden önce yapman daha iyidir. Çünkü sahur yemeği gündüz oruç tutmayı kolaylaştırdığı gibi, kaylûle de gece teheccüde kalkmayı kolaylaştırır. Teheccüd namazına kalkmaksızın kaylûle yapmak, gündüz oruç tutmaksızın sahur yemeği yemeye benzer. (Kaylûle yaptığın zaman) zevalden önce uyanmaya çalış. Abdestini al. Namaz vakti girmeden mescidde hazır ol. Tahiyyetü'l-mescid namazını kıl ve müezzinin ezan okumasını bekle. Müezzin ezan okumaya başladığı zaman müezzine icabet et.
Öğle vaktinde uyumaya kaylûle denir. Cuma günü hariç haftanın diğer bütün günlerinde kaylûle yapmak sünnettir. (Câvî, Merâkı'l-Ubûdiyye, 39.)·Kitabı okuyor
Bir gemi daha zapt edip Tunus’a geldik. Ağam Oruç yaralanmıştı Tunus’ta tedavi gördü, dinlendik. Ganimet malimız arasında 70-80 papağan ve 20 Doğan kuşu vardı. Bunları Tunus’un sultanına verdik. Bu seferden sonra namımız bütün kafir memleketlerine yayıldı. Bizi ortadan kaldırmak için kâfirler ittifak eylediler. Dediler ki:
“Oruç ve Hızır Hayreddin namında iki Türk peyda olmuş. Bu hıristiyan düşmanı yılanlar ejderha olmadan basalım, isimlerini yeryüzünden silelim. Şimdi fırsat verirsek belliki bu Türkler başımıza çok işler açar.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Birisinin beklediğini bildiği; ve, kimsenin beklemediğini bildiği, yer(ler), arasında - bilme ile bekleme arasındaki yerlerde belirlenir yürüdüğü yol, anlamına, yaşamının, giderken, kişi ...
Ne çok ölü düşün var senin.
Kırık dökük gerçeklerin üşüşünce düşüncene
Ne çok canlı acın var senin
Bölük pörçük gerçeklerin inince içine
Ne çok diri ölün var senin.
Paramparça yaşamın bastırınca bakışına
Ne çok akan kanın var senin.
Ne çok yiten anın var senin.
Delik deşik yaşamın ulaşınca durağına
Ne çok biten anın var senin.
Ne çok halin var senin işitilmeyen
Yuvarlanarak geçtim buradan görmediniz.
Güneş bile yumdu gözlerini
Kapattı kulaklarını işitmedi sözlerimi.
Yaralanarak geçtim buradan sağaltmadınız.
Gök bile örtündü bulutlarını
Sakladı yıldızlarını dinlemedi umutlarımı..
Yok olarak geçtim buradan yaşatmadınız
Ölüm bile çekti aldı anılarımı
tuttu attı anılarımı dindirmedi acılarımı.