Bilindiği gibi zaman bazen kuş olur uçar, bazen de solucan olur sürünür ama insanoğlunun kendini en iyi hissettiği an, zamanın hızlı mı yavaş mı geçtiğini fark etmediği andır.
Sonra bir hukukçu dedi ki, fakat ya Yasalarımız, üstat? O da yanıtladı: Yasa koymaktan haz alıyorsunuz. Ama onları çiğnemekten aldığınız haz daha fazla. Okyanus kıyısında oynayan, durmaksızın kumdan kuleler yapıp, sonra da kahkahalar atarak onları yıkan çocuklar gibi.
Bize hiçbir şey yapmadılar –sadece bizi en mutlak anlamdaki hiçliğin içerisine yerleştirdiler, çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhu üzerinde hiçlik kadar ağır bir baskı uygulayamaz.