Gelelim öbür konuya, sanat hayatının ahlakla bağlantısına; bu konuyu seçmem eminim sana tuhaf gelecek. Herkes Reading Hapishanesi'ni göstererek "Bak, sanat hayatı insani işte buraya düşürüyor" diyor. Eh, daha kötü yerlere de düşürebilirdi. Hayatta başarıya giden yolları dikkatle düşünüp taşınıp bu işe ölçe biçe kafa yoran daha sıradan insanlar her zaman nereye gittiklerini bilirler ve oraya giderler. Örneğin, bir kilise görevlisi olmayı kafalarina koymuşlarsa, nerede olurlarsa olsunlar kilise görevlisi olmayı başarılar ve bununla yetinirler. Kendinden farklı biri olmak, bir parlamento üyesi, işini bilen bir bakkal, tanınmış bir avukat, bir yargıç ya da bunlar kadar can sıkıcı biri olmak isteyen biri bunu mutlaka başarır. Bu onun cezasıdır.
Bir maskesi olsun isteyen o maskeyi takmak zorundadır.
Kabil'in Habil'i öldürdüğü
Günden beri hiç dinmedi acılar
Çünkü insanların insanlar için
Koymuş olduğu bütün yasalar
Tıpkı adaletsiz bir kalbur gibi
Taneyi eleyip samanı tutar..
Ahlaksızlık suçlamasıyla yargılanmasının ardından yıkılan Wilde, "eşcinsel suçlar" nedeniyle hapse atıldı ve iki yıkıcı yılını hücre hapsinde geçirdi. Daha sonra Andre Gide'ye anlattığı gibi, Reading Hapishanesi "köpekler için bile uygun değildi. Delireceğimi sandım." Balad, kişisel deneyimlerinden yola çıkarak yazılmıştı ve bundan sonra başka bir yazı yazmadı. Wilde'ın gözlemlediği gibi: "İçimde bir şey öldü."
Ve herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!
Oscar Wilde'dan Dorian Gray'in Portresi, Mutlu Prens, Önemsiz Bir Kadın,
Reading Hapishanesi Baladı kitaplarını okudum ve dördünü de ikişer defa okudum, o yüzden aforizmaları da tanıdıktı.
Reading Hapishanesi Baladı (The Ballad of Reading Gaol), Oscar Wilde’ın Reading Hapishanesi’nde geçirdiği cezadan esinlenerek yazdığı uzun bir şiirdir. Eserde, idama mahkûm bir mahpusun hikâyesi üzerinden adaletin acımasızlığı, insanlık onurunun zedelenmesi ve hapishane yaşamının ruhu nasıl çürüttüğü anlatılır. Wilde, anlatıcı olarak hem gördüğü adaletsizlikleri hem de mahpusların çektiği ortak acıyı dile getirir. Şiirin temel mesajı, suçun ve cezalandırmanın ötesinde her insanın kırılgan ve hatalı bir varlık olduğu; merhametin ise en çok karanlıkta ihtiyaç duyulan bir ışık olduğudur.
Reading kentinin hapishanesinde
Yüz karası bir utanç çukuru var,
Zavallı bir adam yatıyor orda;
Alevin dişleri kemirmiş onu,
Kavurucu bir örtüye sarmışlar
Adı bile yazmıyor mezarında.
Kıyamet gününe kadar bırakın
Huzur içinde yatsın uyusun
Anlamı yok aptalca ağlamanın
Iç geçirmenin, matem tutmanın
Öldü, çünkü ölmesi gerekliydi
Sevdiğini öldüren bu adamın.
Kulak verin sözlerime iyice
Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu
Kimileri dalkavukça sözlerle;
Korkaklar öpücük ile öldürür
Yürekliler kılıç darbeleriyle.