Modern dünyada da geçmişte de vergiyi zenginler değil, sırtında kırbaç patlayan orta sınıf ve ücretli çalışanlar öder. Zenginlerin ellerindeki devasa sermaye, onlara "vergi planlaması", muafiyetler, teşvikler, off-shore hesaplar ve holdingleşme gibi yasal kılıflarla vergiden kaçınma (bazen de düpedüz vergi silme) imkanı tanır. Devlet ise en kolay tahsilat yöntemini seçer: Bordrolunun maaşı daha eline geçmeden kaynağında kesilen gelir vergisini ve marketten aldığı ekmekten, benzine kadar herkesten eşit oranda alınan dolaylı vergileri artırır. Bu, serveti tabandan alıp yukarıya transfer eden acımasız bir matematiksel çarktır. İster bir Osmanlı monarşisi olsun, ister modern bir Cumhuriyet; eğer bir sistem vatandaşından vergiyi, askeri ve sadakati tam alıp, karşılığında ona can güvenliği, siber güvenlik, ekonomik refah ve adalet sağlayamıyorsa, o rejim meşruiyetini kaybeder. Roma'dan Osmanlı'ya, Fransız Monarşisi'nden modern ulus devletlere kadar yıkılan tüm sistemler, dış düşmanlardan ziyade, içerideki bu "toplumsal sözleşmenin" bozulması yüzünden çökmüştür. Vatandaşını veri sızıntılarına karşı koruyamayan, dolandırıcıların eline bırakan, enflasyonla birikimlerini eriten ama kendisini korumak için "kozmik dijital kaleler" inşa eden bir yapı, kendi varlık sebebini (toplumsal sözleşmeyi) ihlal ediyor demektir. "Devlet aklı" denilen şey romantize edilecek, kutsanacak bir "bilgelik" değildir. Çoğu zaman kendi liyakatsizliğini, ekonomik adaletsizliğini ve vatandaşına karşı olan görevlerindeki başarısızlığını örtmek için kullanılan kibirli bir kalkandır. Siz bugün sokağa çıktığınızda dolandırıcıların hedefi oluyorsanız, vergi yükü altıda eziliyorsanız ve buna karşılık "büyük stratejiler" dinliyorsanız, orada vatandaşını koruyan bir cumhuriyet idealinden ziyade, kendi
Sosyoloji
Orta Doğu" (Middle East) kavramı tamamen Avrupa merkezli (Aurocentric) bir dünya görüşünün ürünüdür. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında, dönemin küresel gücü olan İngiltere ve Batı dünyası, haritaya bakıp dünyayı kendi konumlarına göre adlandırdılar: Yakın Doğu (Near East): Osmanlı toprakları ve Balkanlar (onlara en yakın olan Doğu). Uzak Doğu (Far East): Çin, Japonya, Hindistan (onlara en uzak olan Doğu). Orta Doğu (Middle East): Bu ikisinin arasında kalan, Basra Körfezi ve çevresi. Yani özetle: Eğer bugün Hindistan'da veya Japonya'da yaşıyor olsaydın, şu an Orta Doğu dediğimiz bölge senin için "Batı" veya "Güneybatı" olacaktı. Tamamen haritayı çizenin nerede durduğuyla ilgili. 2. Peki "Orta Batı" Ne? "Orta Batı" (Midwest) kavramı ise genellikle iki farklı bağlamda karşımıza çıkar: Amerika Birleşik Devletleri İçindeki Anlamı: ABD'nin doğu kıyısından batıya doğru genişleme sürecinde, haritanın tam ortasında kalan (Chicago, Ohio, Kansas gibi) tarım ve sanayi bölgelerine verilen isimdir. Kültürel/Siyasi Bir Sentez Olarak: Senin de yakaladığın o felsefi boyutta; Doğu'nun mistisizmi, gelenekselliği ve kolektif yapısı ile Batı'nın rasyonalizmi, bireyciliği ve modernitesinin tam kesişim noktası. 3. Sentezin Bir Diğer İsmi: Doğu ve Batı Nerede Birleşir? "Bu işte Sentezin bir diğer ismi" tespitin çok haklı. Çünkü ne saf bir "Doğu" var ne de homojen bir "Batı". Özellikle bizim üzerinde yaşadığımız coğrafya (Türkiye, Akdeniz havzası, Levant bölgesi), kelimenin tam anlamıyla bu iki dünyanın sentezidir. Doğu'ya göre Batı'yız: Kurumlarımız, modernleşme sancılarımız, seküler damarımız ve yüzümüzü döndüğümüz yön itibariyle. Batı'ya göre Doğu'yız: Kültürümüz, aile yapımız, reflekslerimiz ve sosyolojimiz itibariyle. Sonuç olarak; evet, "Orta Doğu" ya da "Orta Batı" diye coğrafi olarak
1000Kitap
Reklam
Rahmetle...
Bugün, ömrünü ilahi aşkın ve ümmet derdinin potasında eritmiş, gönül ehli Abdülmetin Balkanlıoğlu Hoca’mızın dâr-ı bekâya, asıl vatanına rücu edişinin 8. sene-i devriyesi. ​O, dünyaya ve onun geçici ziynetine sırtını dönmüş; heyecanını, kelamını ve nefesini nefis terbiyesine, Hakk’ın rızasına adamış müstesna bir muallimdi. Kürsülerden yükselen o gür sesi, asıl kalplerdeki gaflet uykusunu uyandıran manevi bir nefesti. Gönüllere dokunan o samimiyetini ve dervişane duruşunu her geçen gün daha çok arıyoruz. ​"Kişi sevdikleriyle beraberdir." fehvasınca, Rabbim hoca’mızı hasretini çektiği Sevgililer Sevgilisi’ne (s.a.v) ve salihlere yoldaş eylesin. Abdülmetin Balkanlıoğlu Ruh-u şerifi için el-Fatiha...
1000Kitap
Atamız♡
Gül Koklayan Fatih portresi, Osmanlı saray nakkaşı Nakkaş Sinan Bey tarafından 1480 yıllarında yapılmış tarihi bir minyatür sanat eseridir. Eserde, Fatih Sultan Mehmed bağdaş kurmuş oturur vaziyette ve sağ elinde tuttuğu kırmızı bir gülü koklarken tasvir edilmiştir.
Kpss 2026
Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Gerçek tıpkı ışık gibi,insanın gözünü kör eder.” Serdar ZAMAN Sıla Zaman Gerçek bir nurdur kimi insana Gönül köprüleri kurar Tunadan Viyanaya Bazen bir tebliğ bazen hakikattir anlayana Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Düşman Tuna'yı atladı Karakolları yokladı Osman paşanın kolunda toplar patladı İyiler güzel amel sahibleri alır mükâfatı Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Osman paşa binler yaşa askerinle Ben kurbanım gerçeği söyleyen dillere Bir destan yazdık plevnede malazgirtte Cenabı Hakkı zikrettik koşuyoruz zafere Osman paşa Ya Hak diyip vurdu kılıcını Kendi öldü Osman paşa namı kaldı Batıl olana Tuna Nehri açarmı kollarını Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Kul Nefsani derki fatihalar okuyalım Şanı büyük o zaferlerimizi bizlerde analım Hak yoldan gerçekten ayrılmayalım
Şiir
💫Sanat, tarih ve bilişimin buluştuğu bu eser sizleri tarihe ve maceraya doyuracak. Osman Hamdi Bey'in hayatı ve eserleri hakkında da geniş bilgi sahibi olacağınız bu kitabı ben çok beğendim. Titiz bir araştırmanın ürünü olduğu o kadar belli ki.👌 💫İlk sayfalardan itibaren temposunu hiç kaybetmeyen bu eseri kesinlikle okuma listelerinize eklemelisiniz.
Reklam
Reklam