bir ailenin zamanla yok oluşunu konu alan ağır bir dram “yaşamak”
fakat yazar, konuyu o kadar yüzeysel anlatıyor ki karakterlerle tam olarak bir bağ kuramıyorsunuz. 200 sayfada her şey çok hızlı olup bitiyor. bu yüzden de belki de kitap bir çırpıda okunabiliyor. içindeki ayrı ayrı yaşanan dram sahneleriyle içinize de dokunan bir kitap aynı zamanda.
kitabın baş karakterinin kötü bir insan olması, üzerimizdeki bu dram yükünün bizi tam anlamıyla ezmesini engelliyor. hikayenin bir sürü soru işaretiyle, yarım bırakılan sahnelerle dolu olması da negatif yönlerinden.
büyük bir edebi eser beklemeyin. yeşilçam tadında, biraz fazla zorlama dramın olduğu, bir insanın başına gelen en kötü felaketleri öğrenmek istiyorsanız okuyabilirsiniz.