Denizinden uzaklaşmış kovadayım kovadayım.
Puan vermedi·144 syf.·
2025 671. kitabı
Denizinden uzaklaşmış Kovadayım, kovadayım Alt başlıklar: Su Hayattır Gerisi Bayattır, Aşk Bir Sudur, İç İç Kudur! Su Gibi Aziz Ol, Şıp Şıp Suuuu Sesiii! Evet, şakanın bokunu çıkardıktan sonra incelemeye geçebiliriz. Okyanustaki suya balıkçılar tarafından kova atılması, kovanın görece şekilde kararlı miktarda dolması ve balıkçı teknesine konmasıyla başlar kitap. İçi su dolu kovanın hemen yanında içi su dolu fıçı vardır. Eserimizde bu iki su, seller gibi konuşur. -su ile alakalı aklımda hangi deyim atasözü varsa kullanacağım=)- Düz mantıkla birinin ismi Fıçısu, diğerininki Kovasu'dur. Ana karakterlerimiz tamamdır. Başlarda acaba çocuk kitabı mı dedim çizimleri görünce. Her çizimde bir aforizma vardı önceki sayfada Fıçısu'nun uzun öğütlerini kısaltır şekilde. Sonra baktım. Hayır çocuk kategorisi işlenmemiş. De bal gibi çocuk kitabı. Neyse, paragrafı uzatmayalım. Fıçısu olduğu yerde bilmemkaç vakittir durmaktadır. Müdavimidir teknenin. Kovasu çaylak ve endişelidir. Konfor alanından mahrum edilmiş, hiç bilmediği bir yere misafir edilmiştir -tüh spoiler verdik- Sudan çıkmış balığa dönmüştür adeta. Bu ikili arasında dönen diyaloglarlardan oluşmaktadır kitap. Kovasu tedirgin bir şekilde durmadan soru sormakta, Fıçısu, Aksakallı dede gibi, sahibi olduğu aforizmalarla cevaplamaktadır çaylağın sorularını -ki tam isabet... Arada birkaç karavana vardır düşünenler için, düz mantığı yamuk diye daha da düz etmeye çalışıyor sanki papucumun bilgesi- (Ula kip mip ağzı kaydı düzenin. Neİse) Hafife almayın ööle hemen. Yok yok bizim bu bayat suda. Hayata dair ne varsa. Doğa, insan, sevgi, zaman, ümit, özgüven, öz bilinç, cesaret, direnç, nefret, iyi(lik)-kötü(lük), saygı, fedakarlık, bilgi, mutluluk, mutsuzluk, acı, keder aç parantez Gam keder, elem, tasa, gurbet, hasret, dertler
Kovadaki OkyanusAhmet Durul · Butik Yayınları · 201484 okunma
7/10
·366 syf.··
2024 19. kitabı
Historical bataklığına düşen herkesin Yüce Zeus yar ve yardımcısı ossun '-' Julia Quinn benim sevdiğim yazarlardan birisi. Karakterlere mizah katması ve onları mutlu sona ulaştırma çabalarını seviyorum. Bu açıdan bakıldığında Teresa Medeiros ve Tessa Dare ile kalemleri benziyor. Çok tatlış bir historicaldı. Konu itibariyle sıradan, ancak kadın ve erkek karakter yönünden güzeldi. Jack ve Grace ikilisine bayıldım. Aralarındaki çekim çok güzeldi. Kitabın ilk başından anlıyorsunuz zaten. Jack'in her şeye mizahsal yaklaşımı ve Grace'in başta bunu yadırgayıp sonra bu yönüne çekilmesi... çokzeldi. Erkeklerin, hoşlandıkları kadınları güldürme çabalarına hayranım zaten. Keşke her erkek sevdiginde sadece bu yönünü açığa vursa :') Iki kitaplık bir seriymiş. İkinci kitabında Thomas ve Amelia ikilisi anlatılıyor. Okuyup okumama konusunda kararsızım açıkçası. Çünkü konu bu kitapla eş zamanda geçiyor. Ancak kitabın sonunda Grace'in Amelia'ya yazmaya çalıştığı bir mektubu okuyoruz. Fakat mektup yarım kalıyor. Neden yarım kaldığını elbette söylemiiicim*-* Yazar ikinci kitabında okunması için bir merak oluşturuyor ancak yine de bilemedim. Neyse bana belli de olmaz okurum bir ara belki. Ama size bu kitabı tavsiye ediyorum ^-^
Kayıp DükJulia Quinn · Epsilon Yayınları · 2013399 okunma
Reklam
Aksiyonu unutmuşsunuz sayın yazarım...
7/10
·304 syf.··
2024 18. kitabı
Şimdik efenime söyleyeyim; İçinde bürokratik evlilik ossun sonra aşka dönüşsün, soft sevgi sözcükleri uçuşsun beni hayatın stresinden uzaklaştırsın, stabil romantizm barındırsın beni deli etmesin derseniz bu tam da size göre bir monster romance. Konusu ise kısaca şöyle; Tüm krallıklar tarafından büyük bir öneme sahip olan mor boya ticaretinde daha rahat hareket edebilmek adına Kai olarak bilinen kadim bir ırktan gelen Kai Prensi ve aynı zamanda Dük olan Brishen Khaskhem ile Gauri Kralı'nın yeğeni olan Ildiko arasında siyasi bir evlilik yapılır. Böylece Kailer ile Gauriler arada başka beylikler bulunmadan direkt ticari faaliyette bulunabileceklerdir. Ancak bu diğer krallıkların pek de hoşuna gitmeyecektir... Çok güzeldi çok hojdu fekat aksiğyon pek azdı yeğenim vağğyy (yankılı)? :/ Yakın zamanda da Theo'yu Seçmek kitabını okuduğum için ve ikisi de monster romance türünde yer aldığı için kurgu farklı olsa da kitabın temposunu, gidişatını baya benzettim. Kitabın sonlarında accık aksiyon oluyor ama bakalım artık ikinci kitaptan biraz umutluyum ne yalan söyleyeyim. Bu arada öyle büyük fantastik bir evren de beklemeyin. Tipik krallıklar, beylikler vs. Ben kitabın ilk sayfalarında bir harita beklerdim ama neyssse bu da nazarı olsun diyelim *-* Brishen ve Ildiko'nun kimyası muhteşemdi. Ne bir çekişme, ne bir saçma sapan trip atma, tartışma, kendi kafalarından aksiyon yaratma veya liseli ergen tavırları (liseli gardaşlarım alınmayın piliz) vs hiçbiri yoktu. İkisi de çok olgun karakterlerdi. Birbirini tamamlayan böyle çiftlere bayılıyorum. Ikisini kucaklayıp lütfen böyle devam edin demek istiyorum <3 benden size bi cumhuriyet altını genşlerrr. Kısacası ben çok sevdim. Tam cerezlik bir kitap çok fazla düşünmenize gerek kalmıyor. Kısa süreliğini sizi stresten uzaklaştırıp
Gecenin IşığıGrace Draven · Ren Kitap · 2024159 okunma
oşşun
Puan vermedi·195 syf.··
2022 22. kitabı
açıkçası ben freud falan var diye aldım okudum ama freud hiç freudluk yapan biri değildi. hani bi tüm saplıklıkları çocuklukla bağlma hikayesi hiç yoktu. savaş dönemi romanı olarak iyi olabilir. anti hitler kitap doğal olarak sonu çok hoşuma gitti ama beklentimin bayaaaaaa bi altında kaldı. oşşun miii
Edebiyat
Tütüncü ÇırağıRobert Seethaler · Jaguar Kitap · 20211,711 okunma
Puan vermedi·540 syf.··
2022 1. kitabı
Feyre, kendisine çöp gibi davranan ölüm döşeğindeki annesine verdiği söz yüzünden, kendisine çöp gibi davranan ablalarına ve sakat babasına bakmak zorunda. Yaşadığı köyde kış çok zor geçtiği için canını tehlikeye atıp bir gün ormana avlanmaya gidiyor. Sonra kapısına bir yaratık dayanınca, ormanda avladığı kurdun aslında bir peri olduğunu öğreniyor. Yıllar önce insanlar ve periler arasında yapılan Anlaşma'ya göre bir insan bir periyi öldürürse, bu iki diyarı ayıran duvarın diğer tarafında yaşamak zorunda. Ya da öldürülecek. Kapıya dayanan yaratık -ki sonradan manyak yakışıklı bir "uluperi" olduğu ortaya çıkıyor- Feyre'yi anlaşma uyarınca kapıp götürüyor. Sonra da kıza sarayında prensesler gibi bakıyor. Bu sırada Feyre de beş yıldızlı otel tatili kazandığının farkında değilmiş gibi, kendisine dağ mantarı muamelesini yapan ailesi aç mı açıkta mı diye anksiyeteden ölmekle meşgul. Hayır işin komik kısmı; Tamlin'in sürekli ailene ben bakıyorum, senden daha iyi bakıyorum demesine rağmen Feyre ilk yarıda durmadan buhranlar geçiriyor sözümü bozdum aileme bakamıyorum diye. Ya, gitmişsin adamın kankasını kurt sanıp avlamışsın. Adam gelmiş ailene maaş falan bağlamış. Seni de almış evinde yedirip içiriyor, bir de üstüne hobin falan var mı diye soruyor ki sarayında canın sıkılmasın. Bu sırada, yukarıdan anlamadıysanız diye söylüyorum, Feyre'nin ailesi inanılmaz bencil insanlar ve okuduğum kadarıyla bence Feyre'yi sevmiyor bile olabilirler. Yani o şartlarda, zenginliklerinin Feyre'nin dönüşüyle kaybolacağını bilseler kalması için kendilerini yırtarlar. Bu bana aşırı komik ve sinir bozucu geldi okurken. Hayır, daha sonrasında Feyre arka üstü oturursa sıradan bir karakter olacağından korkup abuk subuk ne iş çevirebilirim acaba diye arayışlara girişiyor. Kitabın başında karşıma peri
Dikenler ve Güller SarayıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20166,1bin okunma
Puan vermedi·382 syf.··
2021 1. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2021 22:07
Şimdi enişte benim aklımda harika bir iş planı var. Kaybolan çoraplarımızı alevle imha etme makinesi kuracaz. Sen dobloyu satacaksın, teyzem altınları bozacak, babam da kredi çekecek. Bakma öyle bön bön ayol. Bu iş tutacak. Senin yeğenlerini de işe alcaz korkma. Liyakat nişanesi bi iş bu. Ebemgiller falan hep komplecenek yani. Çorapları kaybolanlar dolaplarında niye saklayıp dursun yıllarca anam. Bu fikir var ya daha önce elon musk ın aklına gelseydi uzayda kurardı bunu. Ama senin bakışlar hiç iç açıcı değil. Az güvensene sen bana. Ellerimizle işleyeceğiz, kalbimize kenetlenecek ilmek ilmek diyom ya.. enişteeee.. Ah ulan halit ayarcı. Bi sen gelsen konuşsan eniştemlen. Nasıl parlak bir fikir olduğunu söylesen. Bana inanmıyor. Ne gerek varmış teki kaybolan çoraplar için koca bir müessese kurmaya. Vizyonsuz şekerim bunlar. Bunların topunun içi geçmiş. Yeni fikirlere nasılda kapalılar. Kaç kişi ekmek yiyecek buradan. Hayır bi şey değil milleti ekmeğinden ediyolar. Neymiş efendim olmayan ekmekten olunur muymuş. Olunur efendim, millet aç aç.. nireye zıçacahh bu millet.. iş gerek, para gerek, herkes doktor mühendis kadrolarına giremez ya. Bazısına da çorap imha etmek gerek hayatta. Kapasite meselesi efendim. Kaldı ki bizim müessesemizin de bir kapasitesi olacak. Kontenjan dedikleri şey yanisi. Bütçelemesi bilem hazır yav.. İlk memuru atadıktan sonra gerisi kolay şirketin başına genel kurmay başbakanı orgeneral cumhurbaşkanını atayacaz sonra bütçe açık verince o ilk atadığımız küçük memuru işten çıkartacaz. Devir iktisat devri malum..Maksat krallar yaşasın, ekmek bulamayan pasta yesin Cumhuriyeti kurabilmek. Tabi, hep kalkınmanın diğer adı bunlar. Ama bunların gerçekleşebilmesi için ilk önce inanç, istikrar, irade, ısrar gerek efenim.. ama nerde kaz kafalı bunların hepsi..
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353,1bin okunma
Reklam
Reklam