Sen Kadınsın Otur Oturduğun Yerde!
8/10
·100 syf.··
2026 37. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 10:33
Sıcak havaların etkisiyle kısa sürecek, bir çırpıda okunacak, elimden bırakamayacağım, akıcı bir kitap okumak istiyordum. Bu sebeple elim kitaplığımda duran ve okumadığım tek Moliere kitabı olan Kadınlar Mektebi'ne gitti. Moliere! :) Sadık dostum, zor zamanlarımın kurtarıcısı, gülmek istediğimde, gülerken biraz da düşünmek istediğimde sık sık başvurduğum bir yazar kendisi. Dün, gecenin geç saatlerinde başlamış kitabı bu sabahın erken saatlerinde bitirmiş bulunuyorum. Gelelim kitaba. :) Bu eserinde Moliere; erkeklerin kadınlara yönelik baskıcı ve kıskanç bakış açılarına, ahlak ve namus kavramının içeriğine, aşk ve evlilik kavramının sorgulanmasına, evlilik nedir/ne değildir?'in irdelenmesine yer vermiş. Bunları ele alırken yer yer mizahı yönünü de tabii ki ortaya koymuş. Bu eserinde diğerleri kadar gülemedim fakat bu durum, eserin değerinden ya da okurken aldığım keyiften hiçbir şey eksiltmedi. Yine her eserinde olduğu gibi bunda da yer yer ihanet, kaos, aldatmaca, entrika vardı. Bunların olmadığı bir esere Moliere eseri demem şahsen. :) Dili akıcı, okuması kolay ve keyifli bu kitabı; uzun, bol betimlemeli ve ağdalı anlatımlardan yorulmuş, edebi açıdan daha anlaşılır ve sade bir kitap okumak isteyen herkese gönül rahatlığıyla öneririm.
Kadınlar MektebiMolière · İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,304 okunma
İnanılmaz tatlı bir hikaye
10/10
·160 syf.··
2026 31. kitabı
Babannem Geri Döndü benim için hem çok eğlenceli hem de çok öğretici bir kitaptı. Okurken sık sık güldüm ama altındaki mesajlar da beni düşündürdü. Kitap, yetişkinlerin çocuklara sürekli "sus", "otur", "büyü artık" demesini sorgularken aslında çocukların en çok ilgiye ve anlaşılmaya ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Günümüzde birçok yetişkin telefonlara, televizyonlara ve günlük telaşlara dalıp çocuklardan sessiz olmalarını bekliyor; oysa kitapta da görüldüğü gibi çocukla gerçekten ilgilenildiğinde ve bağ güçlü tutulduğunda birçok sorun kendiliğinden çözülüyor. En sevdiğim tarafı ise çocukluğu bir çocuğun değil, bir babaannenin gözünden anlatması oldu. Babaanne karakteri çocukların dünyasını anlamayı başaran, çocukluğunu unutmamış bir yetişkin gibi duruyordu. Bu yüzden kitap sadece çocuklara değil, ailelere de önemli şeyler söylüyor. Bana göre en güçlü mesajı, çocukların sürekli büyümeye zorlanmaması gerektiği ve önce anlaşılmaya ihtiyaç duyduklarıydı. Hem eğlendiren hem de aile ilişkileri üzerine düşündüren çok sıcak bir kitaptı.
Babaannem Geri DöndüŞermin Yaşar · Taze Kitap · 20212,396 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·368 syf.··
2026 47. kitabı
Herkese merhabalar :) Eğer beni tiktokta da desteklemek isterseniz hesabım: @bookswithemir Sen hep yaz be adam sen otur ve sadece yaz yani kalemine bayılıyorum senin... Normalde öykü derlemesi sevmesem bile zaten her şeyine hâkim olduğum zaten her şeyine bayıldığım bir serinin farklı dönemlerini farklı karakterlerle okumaktan inanılmaz zevk aldım. Hatta çoğu seride hep yan karakterlere ne olduğunu bilmeyiz ya da ana karakterlerin aldığı kararlarından / yaptıklarından evrendeki diğer karakterlerin nasıl etkilendiğini genelde ya hiç bilmeyiz ya da çok üstünkörü anlatılır işte bu kitap tam olarak o kitaptı. Her hikayede farklı karakteri farklı dönemi okuyoruz ve kimi hikaye bizim ana üçlememizdeki karakterlerin yaptıklarından direkt ya da dolaylı olarak etkilenen insanların hayatlarıydı bu yüzden gerçekten çok güzeldi. Yeni yazmış olduğu Rising Thunder (prequel) kitabını inanılmaz merak ediyorum bu kitapta da Fırtına Bulutunun daha yeni olduğunu bir dönemi okuyacağız bir an önce yayınlansın ve canım Juno Kitap sayesinde hemen onu da okuyalım.
İnceleme
DevşirmelerNeal Shusterman · Juno Kitap · 202619 okunma
J bree den Kopuk Bağlar incelemesi
6/10
·288 syf.··
2026 60. kitabı
Yeni bir kitap ile geldim Kopuk Bağlar Bu seriyi bilmeyen, duymayan hatta okumayan kalmamıştır. Bi ben okumamıştım galiba ben de okudum. Normalde hiç Fantastik türü okuyabilen biri değilim. Bunu profilime gittiğiniz de okuduğum kitaplardan anlamış olursunuz zaten. Ama hiç bir zaman bu türü seveceğime dair olan umudumu yitirmedim. Kendimi tamamen bıktırmadan yavaş yavaş alıştırmaya çalıştım. Ve her zaman ki gibi yine bir fantastik kitaba daha şans vermek istedim. Fakat övüldüğü kadar güzel değil di. Evet ilginç bir konusu vardı. Kırk yılda bir görülecek değişik bir Fantastik turüydü. Ama ben bu kadar övüldüğüne değer bir seri olduğunu düşünmüyorum. Şimdi şey diyebilir siniz "Daha serinin ilk kitabından böyle konuşmak biraz erken değil mi?" Evet aslında erken ve ben seriye devam etmeyeceğimi söylemiyorum. İlk başta dediğim gibi ben zaten bu türü seven biri değilim. Yani sorun kitap değil de tamamen benim bu türü sevmemem. Arka Kapağı: Annem ve Bağlananlarının ölümünden sonra kendi Bağlarımı bulduğum için rahatlamıştım. Onlar yanımda olduğu sürece her şeyin yoluna gireceğini düşünüyordum. Ama öyle olmadı. Toplumumuzun kaderi benim ellerimdeydi. Hepimizin İyiliği için yalnız olmam gerekiyordu. Beş yıl boyunca onlardan saklanarak kaçak hayatı yaşadıktan sonra yakalandım ve kaçtığım Bağlarımla yüzleşmek için geri getirildim. Kaçarak herkes için doğru olanı yaptığımı sanıyordum. Şimdiyse bundan o kadar emin değilim. North, Nox, Gryphon, Atlas ve Gabe beni asla affetmeyecek gibi görünüyorlar. Ama aslında ben kendimi asla affetmeyeceğim. İncelemeye gelirsek: İlk başta başladığım da beklentim çok yüksekti. Serinin ilk kitabı çok önceden çıkmış olduğu halde ben okumayıp biraz daha devam kitaplarının çıkmasını bekledim. Ve hiç ara vermeden böyle değişik, güzel konusu olan bir
Kopuk BağlarJ. Bree · Olimpos Yayınları · 2024834 okunma
Uzun İnce Bir Sürgün'deyim
8/10
·136 syf.·
2026 169. kitabı
İzmir'den İstanbul'a gelirken aklımda herhangi bir kitap yoktu. Benim derdim başka şeylerdi. Kullanılmayan istasyonlar, terk edilmiş yapılar, unutulmuş bekleme salonları, insanların çekilip gittiği yerlerde geriye ne kaldığı. Akşama doğru Sirkeci Garı'na vardım. Gün ışığı çekilmeye başlamıştı. Kalabalıkların ilgilenmediği tarafa doğru yürüdüm. Rayların bittiği, seslerin azaldığı yerlere. Orada gördüm onu. Hurdaya ayrılmış eski bir vagon. Boyasının büyük kısmı dökülmüş, camlarının bazıları çatlamış, içi karanlığa terk edilmiş. Kapısı yarı açıktı. Merak edip içeri girdim. Telefonun fenerini açınca yılların bıraktığı izler ortaya çıktı. Yıpranmış koltuklar. Kararmış metal parçalar. Tavana tutunmaya çalışan kablolar. Sanki zaman burada çalışmayı bırakmıştı. Binlerce insanın üstüne oturarak eskittiği bir koltuğa oturdum. Tam o sırada aklıma bir kitap geldi. Aytuğ Akdoğan 'ın Sürgün'ü. Kitabı düşünmeye başlamamla birlikte diğer benlerim de ortaya çıktı. Ravi karşımdaki koltuğa geçti. Hiç pencere kenarına oturdu. Münzevi ise koridor boyunca yürüyüp vagona göz gezdirdi. Sonunda durdu. Burası uygun dedi. Neye. Bu kitaba.
SürgünAytuğ Akdoğan · Hayykitap · 2021149 okunma
Öfke Kin Haset ve Kurtuluş Yolları
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 75. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 22:31
İmam Gazâli’nin başyapıtı İhyâu Ulûmid’d-Dîn (Dini İlimlerin İhyası) içinde yer alan, Türkçeye genellikle "Kin, Öfke ve Haset" ya da "Kalbin Helak Edici Şeyleri" başlığıyla kazandırılan o bölümü elime her aldığımda, yüzyıllar öncesinden bugüne fırlatılmış bir psikoloji aynasına bakıyormuş gibi hissederim. İmam Gazâli’nin Kin, Öfke ve Haset kitabı, bir çırpıda okunup rafa kaldırılacak bir eser değil. Başucunda tutulup, insanın çileden çıktığı, birine için için hırslandığı veya hayatı adaletsiz bulduğu dönemlerde açıp birkaç sayfa okuması gereken bir "ruh detoksu". Kitabı bitirdiğinizde içinizde hafif bir mahcubiyet ama aynı zamanda büyük bir ferahlık kalıyor. Kendinizi daha iyi tanıyor, zaaflarınızla barışıyor ve en önemlisi, kalbinizi bu üç zehirli duygudan temizlemediğiniz sürece gerçek huzuru bulamayacağınızı çok net anlıyorsunuz. Fiziksel Müdahale: Öfkelendiğinde ayaktaysan otur, oturuyorsan uzan. Kan akışını ve bedensel ritmi değiştir. Zihinsel Müdahale: "Ben şu an güçlü olduğum için mi öfkeleniyorum, yoksa acizliğimi gizlemek için mi?" sorusunu sor. Manevi Müdahale: Karşındakini affetmenin, ona galip gelmekten daha büyük bir ego tatmini ve ruhsal hafiflik olduğunu fark et. Eğer modern dünyanın getirdiği o hırslı, gergin ve sürekli yarış halindeki ruh halinden sıyrılmak istiyorsanız, Gazâli’nin bu zamansız davetine mutlaka kulak vermelisiniz. Öfke Kin Haset ve Kurtuluş Yolları İmam Gazali
Öfke Kin Haset ve Kurtuluş Yollarıİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 0652 okunma