Jose Saramago' nun Öüm Bir Varmış Bir Yokmuş kitabı... Neden sevmediğimi anlatayım. Benim sevmeme sebebim tamamen anlatım şeklinden kaynaklanıyordu. Örneklendireyim; Yazar anlatırken her şeyi ama herş eyi tek paragraf şeklinde yazmıştı (en azından okuduğum bölüme kadar olan kısımda). Ne ayrı paragraf, ne birisi konuştuğunda ismini yazma, ne "-" gibi mnoktalama işareti ne de cümlenin sonuna "x dedi" gibi yazma. Okurken birisi mi konuşuyor, yoksa Saramago bazı yazarlar gibi durumları ilahi bir bakıştan mı yazıyor, anlayamıyordum. Bardağı taşıran son damla benim iki kişi mi konuşuyor acaba diye düşünürken bölüm sonunda 3 kişi olduklarını sadece "üçü odadan çıktı" şeklinde yazması. Dedim nerede 3 kişi vardı. Ben 2 kişi vardır diyordum, 3' müş. Yazar, kitabın 30 sayfalık kısmında karakter merkezciliğine odaklanmamıştı, dedim ki sıkıntı değil. Devam etmek için zorladım kendimi. Tabii o zamanlar kitapları yarım bırakamama gibi kötü bir huyum vardı. Kitabı yarım bırakmaya kendimi ikna etmem çok zor olmuştu. Bir arkadaşa danıştım. O da Körlük kitabını okumuştu. Kendisi de aynı sorundan muzdarip olduğunu söyledi. Sonra kitabı tekmeleyerek çöpe attım. Normalde hiç yapmam böyle bir şeyi. Çünkü bir kitap ben sevmedim diye kötü olmaz. Okuyan seven vardır saygı duyarım, zevk meselesi. Bu kitap için bu kadar yazı yazmam da bana israf gibi geliyor.
Ölüm Bir Varmış Bir YokmuşJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202015,4bin okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2025 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2025 13:38
Ölüm ve ötesi. Yaşadığımız gibi öleceğiz, öldüğümüz gibi dirileceğiz. Bunu bile bile nasıl ölümü unutup, hiç ölmeyecek gibi yaşıyoruz? Gerçeklerle yüzleşmeye cesaretimiz var mı? Öĺüm çoğumuza bir son gibi gelsede, aslından hakikate bir başlangıç olduğunuda unutmamk lazım. Ne kadar zamanımızın olduğunu bilmiyoruz o yüzden geç olmadan gafletten uyanmanın zamanı aslında şimdidir. Imam Gazzâlî den okuduğum üçüncü kitap ve her biri beni uzun süre etkisinde hapis etti. Okuyun ve okutturun ⚘️
Ölüm ve Ötesiİmam Gazali · Sufi Kitap · 20253,827 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
"Yıllarca görüşmediğim eski yakınlarımla tekrar görüşmekten pek hoşlanmam. O görüşmediğimiz yılların görünen ya da görünmeyen mutlaka geçerli bir sebebi vardır, yıllar sonra karşılaştığında o sebepler geçerliliğini yitirse de artık bambaşka birisindir, değişmiş, yoğrulmuş, küçülmüş, belki de kocaman olmuşsundur ama bu süreçlerin hiçbirinde o kişi yanında olmamıştır. Birini en baştan tanımak gibi de olmaz çünkü zaten bu kişinin birazını biliyorsunuzdur, devam etmek istesen edemezsin çünkü araya giren onca şey dikkatini o kadar dağıtmıştır ki onu hatırladığını da unutmuşsundur. Sadece hissedersin. Bir zamanlar onun tanıdığını bilirsin. Nitekim o da artık bambaşka biridir." #babamevveyumurtakabukları @terskarga #aralık ayı #kitaptavsiyeleri nden biriydi. Kitapta da en sevdiğim paragraf yukarıda yazılı plan. Yazar #fatmanurkaptanoğlu nun da ilk romanı aynı zamanda. Çok etkileyici buldum ben kitabı. #Aile bağlarının insan yaşamında açtığı gediklere ve yıllar sonra gelen hesaplaşmanın merkezinde dönen satırlarla hemhal oluyor okur. Aynı zamanda da bir yüzleşme imkânı da sunuyor okuruna kitap kanımca. En azından benim için öyle oldu diyelim. Cinsel tercihleri nedeniyle ailesi ile bağları tamamen kopan genç bir kadının babasının rahatsızlığı üzerine eve dönüşü ve babasının ölümüyle bir nevi geçmişiyle hesaplaşmasını da konu alıyor kitap. Kitabı bitirdiğimde zihnimde canlanan tek bir soru vardı: "Öüm herhangi birini affetmek için yeterli bir sebep midir?" Bunu düşündüm uzun uzun ki ben bunu her zaman düşünüyorum. Bence değildir. Çünkü özellikle yakın aile bireylerinin açtığı yaraların üzerini asla ne ölüm ne de toprak kapatabiliyor. O yüzden bugün varız yarın yokuz düşüncesi ile kalp kırmadan insanları kendi yaşamındaki tercihleri ile kabullenerek ilerlemek en doğrusu
Babam, Ev ve Yumurta KabuklarıFatma Nur Kaptanoğlu · Can Yayınları · 2024639 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2024 33. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2024 14:41
Merhaba sevgili kitapseverler İclal Aydın'ın kitapları bana hep sıcacık aile ortamlarını hissettirmiştir. Bu kitapta da bu vardı. Sadece bu değil 90'lı yılların komşuluk ilişkilerinin de çok güzel işlendiği bir kitap olmuş. 🪻 Salkım Sokak kalabalık göçmen ailelerinin bir arada yaşadığı, bahçe duvarlarından mor salkımların sarktığı sıcacık bir sokak. Konyalı bir ailenin ve komiser bir babanın iki oğlundan biri olan Mert bu kitabın ana kahramanı. Babasının tayinin İzmir'e çıkmasıyla bu sokağa gelip yerleşiyorlar ve Mert bu sokakta aile, komşuluk ve arkadaşlık bağlarını, aşkı, hüznü, öüm acısını ve daha bir çok şeyi deneyimliyor. 🪻 Bu benim çok sevdiğim bir kitap oldu. Okurken kendimi mahalleden biri gibi hissettim:) Size de tavsiye ederim.
Edebiyat
Salkım Sokak No:3İclal Aydın · Artemis Yayınları · 02,543 okunma
Kimi günahıyla yükselir, kimi erdemiyle aşağılanır.
10/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2022 190. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2022 14:32
"Suçlar için yasalar var, ama suçlular öyle korunuyor ki, Yasalar öylece kalmış berber dükkanına asılan levhalar gibi, Okunuyor ve gülüp geçiliyor yalnızca." Altını çizmelere doyamayacağınız bir Shakespeare eseri olan Kısasa Kısas, tahmini 1602-04 yılları arasında kral I. James'in huzurunda sahnelenmesi için kaleme alınan trajik öğelerle örülmüş bir komedyadır. Shakespeare bu eserini İtalyan öykü yazarı Cinzio Giraldi'nin "Hecatommiti" adlı 112 romantik öyküden oluşan kitabından ilham alarak kurguladığı bilinmektedir. Kitabın Türkçe çevirisine malesef ulaşamadım, hangi öyküsünden esinlenildiği hakkında da net bir bilgi yok. Kısasa Kısas, din ve çözümsel ahlak konularının irdelenmesiyle alt metninde ülkeyi yöneten bir lider, yasaların bireylerin özgürlüğünden çok, toplum ahlakını oluşturan adaletin daha ön planda olması konusunda ne kadar hassas davranmasını çok güzel anlatarak güldürürken bir yandan da düşündürüyor. Aslında bize çok tanıdık gelen bir konu, ismi her kaynakda değişse de bir Osmanlı sultanı kılık değiştirerek geceleri halkın arasına karışıp sokaklara iniyor, kahveleri geziyor ve halk, sultanları hakkında ne düşünüyor diye bilgi topluyor. Kısasa Kısas'da ise dük, vekil olarak seçtiği bir adama yetkilerini devrederek uzak bir yere ziyarette bulunacağını söyleyerek ülkeden bir kaç günlüğüne ayrılacağını söylüyor. Bu sırada bir rahibin kılığına girip halkın arasına karışarak dük hakkında insanlar ne düşünüyor diye sorguluyor ve vekil olarak seçtiği adamın bir suçluya vermiş olduğu idam kararının haklı yere mi yoksa haksız yere mi verilmiş olduğunu araştırıyor. Shakespeare'in oyun için yaratmış olduğu hiç bir karakter boş değil, hiç bir dialog laf olsun, komiklik olsun diye yazılmamış. Kitabın her dialoğunda, her satırında bir gönderme, bir toplum
Shakespeare
Kısasa KısasWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Yayınları · 20112,188 okunma
Puan vermedi·481 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2021 10:59
·
Okuduktan sonra bilmediğimiz,anlatılmayan ne çok şey var diye düşündüm. Onca insanın bir gemi içinde açlık,hastalık,pislik içinde 72 gün boyunca bekletilmesi ve sonunda acı bir şekilde öüm. Hiç kimse dini,dili,ırkı ne olursa olsun böyle bir yaşam ve ölümü hak etmiyor bence. Bu savaşlar gerçekten ne için...
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,2bin okunma