10/10
·268 syf.··
2025 78. kitabı
38H/32h OW/OM Draması Yok Aldatma Yok Zorla Evlilik Kaçırma Travma Tecavüz (MMC tarafından değil) Fiziksel ve Ruhsal Şiddet (MMC tarafından değil) Grace ve Dominic… Özellikle Grace hakkında konuşmam gerekiyor sanırım. MÜKEMMEL BİR KADIN. Onun ağzından geçmişi ve günümüzü okurken sürekli kalbim kırıktı. O kadar güçlü bir kadın ki Ciara(kız kardeşi) için yapamayacağı şey yok ama o o kadar bencil bir kız ki direkt ondan nefret ettim. Grace gibi bir ablayı asla hak etmiyor. Babalarına yaptıkları için Dominic’e minnettarım. Kitabın başlarında Dominic’ten pek hoşlanmadım ama daha sonrasında Grace için yaptıkları sayesinde gönlüme girdi. Yine de bu kitapta kalbim tamamen Grace’e ait Umarım Santiago’nun kitabını okuruz onun daha ne kadar ikonikleşeceğini merak ediyorum
The HermitMichelle Heard · Independently Published · 202525 okunma
8/10
·494 syf.··
2025 67. kitabı
Yani gerçekten güzel bir kitaptı, beğendim lakin kızın salakça kararlarını atmış olsak daha fazla sevebilirdim. Başrol kızin verdiği kararlar bazen sinirlerimi bozdu. Özellikle sonlara doğru kızın tehditleri ciddiye almaması ya bu iş ciddiymis farkındalığını girince de sır küpüne dönüşmesi... Ya senin güçlü bir baban var bugün yarın diye diye erteliyor sonra iş işten geciyor. Başkalarını korumak için kendini feda etmeye çalışıyor bir de saçma yolla. Onun dışında tam bir zengin kız fakir oğlan dark hokey romantizmiydi. Erkek karakteri cok sevdim. My typeeee. Kız ne yaparsa yapsın asla pes etmedi. Kıza ilgi duyarken de başkasıyla olmadı. Ki kız özellikle başlarda çok inciti sözler söyleyip yarasını deşse bile kızın içindeki iyiliği görünce pufff siniri sönüyordu. Başından beri birbirlerinden hoşlanan iki düşman okudum. Keyifliydi. Bu tropelardan hoşlananların seveceğini düsünüyorum .Takıntılı, sahiplenici erkek .Zengin kız, fakir oğlan .Dark hokey .Üniversite .Sahte sevgililik .Badass kadın .OW yok . Enemies(?) to lovers
Edebiyat
Twisted DeedsMila Kane · Independently Published · 20246 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·369 syf.··
2025 36. kitabı
Wells son birkaç yılı başarısızlıklarla dolu bir profesyonel golfçü. Josephine ise onun bir numaralı hayranı. Herkes vazgeçse bile o asla Wells'ten vazgeçmiyor. En önden onu izliyor, kenardan destek veriyor. Ta ki Wells başarısızlıklarının ve hayal kırıklığının acısını ondan çıkarana kadar. Haftalar böyle geçiyor. Wells kendini alkole verip eve kapatmış durumda. Tamamen yalnız ve depresyonda. Josephine için vicdan azabı çeksede bir şey yapamıyor. Televizyon izlerken Josephine'nin yaşadığı Florida'da bir doğal afet haberini görene kadar. Numarasına ulaşmaya çalışıyor ama bulamıyor. En son çareyi Miami'den Florida'ya gitmekte buluyor. Anne ve babasının dükkanının halini gören Josephine ise yıkılıyor. Çünkü bir yandan diyabet ilaçları için paraya ihtiyacı varken burayı baştan yaratma işi çok zor gözüküyor. O sırada Wells birden dükkanda beliriyor. İlk kez Josephine ona ters davranıyor ama Wells'in vazgeçmeye niyeti yok. Josephine'i bu halde tek başına bırakamıyor. Bu yüzden ona bir iş teklif ediyor. Yeni bir yarışmada onun taşıyıcılığını yapması... Böylelikle olaylarımız başlamış oluyor. Tam bir grumpy x sunshine hikayesiydi. Wells çok fazla huysuz bir adamdı. Ama aslında geçmişinden bahsetmeye başladığından bunun sebebinin güvendiği herkesin onu yarı yolda bırakması olduğunu anlıyoruz. Josephine ise onu böyle görmekten hiç hoşlanmıyor. Yarışmalar için onunla sürekli konuşuyor, geçmişini öğreniyor. Onu asla bırakmayacağını sürekli hissettiriyor. İlişki dinamikleri, birbirleriyle atışmaları vesaire her şey çok güzeldi. Sırıtarak okumaktan çenem ağrıdı diyebilirim. Birbirlerine o kadar güzel bağlandılar kii! Sadece sonlarda olan olayların bazılarının daha farklı ilerlemesini isterdim. Yine de gereksiz dram olmaması adına uzatılmadığını anladım. OW/OM draması yoktu. Wells
Edebiyat & Roman
Fangirl DownTessa Bailey · Avon · 20248 okunma
9/10
·158 syf.··
2020 179. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2020 18:20
YAZILMIŞ EN GÜZEL AŞK ŞİİRLERİ... Shakespeare soneler kitabı boyunca hemen hemen her şiirinde bir aşık sevgilisine ne kadar güzel hitap edebilirse o kadar güzel hitap etmiş. Ancak bence onu diğerlerinden ayıran özelliği bütün şiirlerinde bunu belli bir standardın üzerinde başarıyla gerçekleştirebilmiş olmasıdır. Adamın eserinde boş bir tek dize, anlamsız bir tek kelime bile yok. Her şeyiyle mükemmel. İşte bu mükemmel aşk şiirlerinden bir örnek : Shall i compare thee to summer's day Thou art more lovely and more temperate. Rough winds do shake the darling buds of May And summer's lease hath all too short a date. And every fair from fair sometimes declines By chance or nature's changing course untrimmed But thy eternal summer shall not fade, Nor lose possesion of that fair thou ow'st Nor shall death brag thou wander'st in his shade When in eternal lines to time thou grow'st So long as men can breathe or eyes can see So long lives this, and this gives life to thee Seni yaz gününe benzetemem çünkü yaz kısa sürer ve her yaz bir gün biter. Aynı bütün güzelliklerin bir gün bittiği gibi. Ancak senin sonsuz yazın hiçbir zaman bitmeyecek çünkü sen bu satırlarda çağları aşacaksın. İnsanlar nefes aldıkça ve gördükçe gözleri benim şiirim var olacak ve sen de onunla yaşayacaksın. Sonelerde ayrıca soylu gence yazılan hayatın gerçekleri ve hayatta yapılması gerekenlerle ilgili öğütler bulunan soneler de en az aşkı anlatan soneler kadar güzel. The painful warrior famused for fight, After a thousand victories once foiled Is from the book of honour razed quite And all the rest forgot which he toiled Savaşlarda gücüyle ün salan acı dolu kahraman. Bin zafer kazansa da düşmeyegörsün bir kez, Adı silinir şeref defterinden o zaman. Mertlik destanı artık
SonelerWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202511,1bin okunma
Rüyalarda buluşmayalım...
7/10
·186 syf.··
2020 46. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2020 14:41
Erkek Japon bıldırcınlarının cinsel hayatı konusunda uzmanlık sahibi. Niyetçilikle başlayan meslek hayatına şu günlerde psikolog olarak devam eden Alper Canıgüz'ün okuduğum ilk kitabı. Murat Menteş'le yakın dost olduklarını öğrendikten sonra "bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim" düsturuyla kitaba başlayıp, MENTEŞ tadı alamadığımı belirtmek istiyorum. Konu olarak absürd bir hikaye, yakın dostu ile absürdlük konusunda uyuşmalarına rağmen MENTEŞ kitaplarında rastladığjm o egzantrik kelime ve cümlelere rastlamadım. Bilmiyorum, belki de yanlış yada kötü kitabından başladım ama cümle mühendisi diye adlandırdığım Menteş'in yanında Canıgüz şimdilik kaldırım mühendisi gibi kaldı. İlk kitabından aforoz etmek istemiyorum ama çıtırdan bir hayal kırıklığı oldu mu? Ow yeeee! Rüyalar, bilinçaltı, Freud, psikoloji ve absürdlüğün tavan yaptığı hikaye merakla başladı ama ilerledikçe o ilk heyecan stabil kaldı. Yine de psikoloji ile haşır neşir olanlar için vasatın biraz üzerinde olduğunu düşünüyorum. Marjinallik ve komiklik mi? Komik mi şimdi bu Alper! Neyse ki ilk hayal kırıklığımız değil! Freud'un ışığı üzerinizden hiç eksilmesin ve hepinizin sapığı bol olsun. İyi okumalar...
Edebiyat
Tatlı RüyalarAlper Canıgüz · İletişim Yayıncılık · 20138,1bin okunma
Ne yazılmalı? Nasıl anlatılmalı?
10/10
·68 syf.··
2020 9. kitabı
Sözlerime geçen seneye kadar konusunu dahi bilmediğim bir kitabı şimdi ezbere bildiğimi söylemekle başlamak istiyorum. Stefan Zweig her zaman severek okuduğum yazarlardan birisi oldu. Kitaplarının bir çerez misali kısa olması fakat binlerce sayfa yazsam anlatamayacağım düşünceleri barındırması beni her zaman büyük bir hayranlığa itmiştir. Satın alırken "eğer bu yazarsa tereddüt etmeme gerek yok" dediğim kişilerden birisi olduğunu da yazmadan geçemeyeceğim. Herkese, her yerde önerip durmama rağmen hâlâ daha bu kitabı insanlara anlatma hevesim içimde bulunuyor. Fazla uzatmadan kitabın içeriğinden bahsetmek istiyorum. Kitabımız adı asla verilmeyen ve R. şeklinde ifade edilen bir beyefendinin kendisine gelen mektubu okumasını içeriyor. Kitabın bir erkeğin mektup okumasından oluştuğunu söylesem de mektup tüm kitap boyunca devam ettiği için bir süre sonra iç dünyanızın gergin bir kadını hayalinde canlandırdığını hissedeceksiniz. "Sana, beni asla tanımamış olan sana!" hitabıyla başlayan mektup bir genç kızın R. isimli baş kahramanımıza aşık olmasını ve tüm hayatı boyunca onun için yaşamasını anlatıyor. Okudukça gözlerinizin dolduğunu ve eğer duygusal bir insansanız arada bir duraksama gereği duyacağınızı hissedeceksiniz. Karşılıksız aşkın tüm benliğiyle hissedildiği, anlatımın "sen beni hiç tanımadın" cümleleriyle desteklendiği bu kitabın okuduktan sonra bile etkisinde kalacağınızdan emin olabilirsiniz. Ki eğer benim kadar duygusalsanız kitabı birçok kez okumadan duramayacaksınız. Saatlerce övsem nafile. Yazdıkça, düşündükçe tekrar tekrar bu kitap için büyülenmeden duramıyorum. Onca okumadan sonra hâlâ daha bütün bir ömür boyunca delicesine sevilmenin mi yoksa bir insanı tüm benliğiyle sevmenin mi güzel olduğuna hâlâ karar veremedim. Sevilmek de güzeldir elbette fakat
Edebiyat
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,3bin okunma