Puan vermedi·325 syf.··
2026 46. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 17:49
"Nasıl başladıysa öyle biter." sözünün somut örneği... Charlie'nin sırf çevresi tarafından sevilmek, arkadaşları tarafından dışlanmamak için her şeyini feda etmeye hazır oluşunu okumak canımı çok yaktı. Bir insanın zekasının düşük olması, onu bir laboratuvar deneği olarak kullanma hakkını kimseye vermemeliydi. Okurken bu durumu sindirmek benim için gerçekten zordu. Charlie'nin yalnızlığı ne kadar sarsıcıysa, o zihinsel zirveden aşağıya, başladığı yere doğru kayması da bir o kadar garipti. Kitabın o başladığı noktaya geri dönen döngüsel yapısı içimde bir burukluk bıraktı. Sadece sevilmek ve 'normal' sayılmak için ne kadar ileri gidebiliriz? Ve daha da önemlisi, yüksek bir zeka mı bizi daha insan yapar, yoksa saf bir kalp mi? Bize bunu tümüyle sorgulatacak bir kitaptı. Kesinlikle okunması gerektiğini düşünüyorum. "İnsanın arkadaşı olmassı güzel bişey..." (323) Ah.. Charlie.
1000Kitap
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202537,1bin okunma
2/10
·944 syf.··
2026 9. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:36
Normalde bu kadar uzun bir kitaba detaylı bir inceleme yazmak beni bayağı bir zorlar çünkü genelde kalın kitapları okumam normalden çok daha uzun sürer ama bu seriyi ve ejderhalarını biraz fazla sevdiğim için okurken notlar aldım ve tek tek düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum çünkü diğer incelemelere baktığımda gördüm ki fazlasıyla abartılmış bir kitap. Bu inceleme spoiler içermektedir. Öncelikle besmele çekip nas felak okuyarak kitabın kapağını açıyoruz sonuçta 900 sayfalık kitap ne olur ne olmaz. Baştan şunu söylemeliyim, ejderhalara bayılıyorum. Fantastik yaratıklar arasında en sevdiklerim kesinlikle ejderhalar. Biraz da bu yüzden bu kitaba bu kadar uzun süre katlandım çünkü gereksiz yere uzatıldığını düşünüyorum. Aslında sadece ben değil diğer incelemelere şöyle bir göz atsanız bile okurlarının neredeyse hepsinin bu kitabın gereksiz uzun olduğu kanaatinde olduğunu görürsünüz. Örnek vererek açıklayayım; ilk bölümde Aretia'daki kurulun kendi aralarında savaş oyunlarından sonra oraya giden öğrenciler hakkında karar vermelerini okuyoruz. 20. sayfanın sonunda bu konuşmalarla ilgili Brennan'ın söylediği ilk cümle geçiyor. Sonra 21. sayfaya geçiyoruz, doğal olarak sohbetin devamını okuyoruz demi. Yok o iş öyle değil. 21. sayfada Violetin o mekan hakkındaki düşüncelerini okumaya başlıyoruz. Tamam 1 sayfa boyunca okuduk, güzel sıkıntı yok. 22. sayfaya geçtiğimizde önceki sayfada söylenen sözün cevabı oradaki başka bir biniciden geliyor. Sonra Brennan tekrar bir şey söylüyor ve sohbet devam ediyor demeyi çok isterdim ama yine violet araya girip odayı anlatmaya başlıyor. Bu sözün cevabı da 23. sayfanın başında geliyor. Yani anlayacağınız üzere, kitapta ciddi bir problem var ki bu da kesinlikle violet ve hiç susmayan düşünceleriyle sürekli araya girilmesi. Şimdi
Demir AlevRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20243,228 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu nasıl karakter bu nasıl final SPOİLER
7/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
her şeyden önce değişen P.O.V sistemini beğendim ama dört bakış açısında kalmak biraz yetersiz olmuş son savaşta nyxin bakış açısından cyra ve ronan ile olan dövüşleri görmek isterdim hazır nyxden konu açılmışken başka bir konudan devam edelim ilk kitaptan beri gördüğümüz tanıdığımız sevdiğimiz gelişimine şahit olduğumuz bir karaktere bu son uygun mu gerçekten, yazar sanki "ya, ben bir final savaşı yazıyorum birilerini öldürüp dram yaratmalıyım" Demiş gibi ne olduğu belirsiz bir karakter ile gelip boş yere hiçbir işlevi olmayan bir ölüm yaşadı nyx, ölmeseydi eğer hiçbir şey değişmezdi her neyse biraz daha bu konu hakkında konuşmaya devam edersem buraya sığmaz gelelim başka bir meseleye, lin konusuna bu kitabın elimizde dört ana karakteri var diğer üçünün zaten tamamen onlara ayrılmış koskoca kitapları var yani yaşayacakları gelişimleri tamamlamışlar bu kitapla artık hikayelerine bir nokta koyacağız ama lin öyle değil biz lin ile yeni tanıştık ondan bir gelişim bekleriz yok geldiğinde neyse gittiğinde de oydu karakter hiçbir gelişim göstermedi sözde gösterdiği fiziksel gelişim ise bana gram geçmedi andros ile aralarında olan şey ise aşırı muğlak bırakıldı kardeş siz nesiniz neden böylesiniz gram cevap yok tam diyoruz aha bişey olacak tak ikiside ölüyor yani lin konusunda azda olsa bir gelişim okuyup dahada bağlanmak isterdim özgüvenine yersiz diyenler olmuş ama diğer karakterlere göre daha farklı psikolojideki bir karakter okumak güzel hissettirdi en sevdiğim karakterler ise kesinlikle irithel ve euria irithelin aradan geçen 7-8 yılda geçirdiği devasa gelişim hoşuma gitti baya, okurken gururlandım o derece eurianın ise kafasındaki sesler ikilemler aldığı fevri kararlar aşırı hoşuma gitti güç ve hırsın insanı nasıl parçaladığının canlı örneği bildiğin, drystan ve zaiden
Edebiyat
Diyarların YazarıAdora Yağmur · İndigo Kitap · 202695 okunma
2/10
·168 syf.·
2026 63. kitabı
Normalde kitaplara bu kadar düşük puanları, genelde beni rahatsız eden söylemler olduğunda veririm. Beğenmediklerime vermem. Sonuçta emek verilmiş yazılmış falan filan diye düşünürüm ama o kadar sıkıcı bi kitaptı ki yazarın kitaplığımda Miras adında okunmayı bekleyen bi kitabı var ve şuan keşke önce onu okusaydım diyorum. Geldim gittim yaptım ettim dili o kadar basit ki kitabın tamam bende çok edebiyat arayan, ağır kitaplardan başka okumam triplerinde değilim ama valla benim ergenliğimde yazdığım günlüğüm daha sürükleyicidir öyle söyleyeyim :) Kapak 10 numara ki bende kapağını beğendiğim için almıştım :( ama hikayeyi okurken canınızdan can gidiyor o kadar sıkıcı. Farkındaysanız kitabı anlatmıyorum bile öyle sıkıcı :) Almayın aldırmayın yazık edersiniz :) Milletin yaptığı gibi çok derinlikli, bilgili bi okuyucu imajı bırakmak için ayrıca size buraya yapay zekaya yazdırdığım incelemeyi de bırakayım da waoww ne kadar birikime sahip bi okuyucu deyin bana "Vigdis Hjorth'un Postane Günlükleri, ilk bakışta yalnız bir kadının gündelik hayatını anlatan sade bir roman gibi görünse de, aslında modern insanın yabancılaşmasını, tükenmişliğini ve anlam arayışını merkezine alan güçlü bir varoluş hikâyesidir. Romanın başkahramanı Ellinor, hayatın rutinleri arasında sıkışmış, yaptığı işten ve hatta kullandığı kelimelerden bile uzaklaşmış bir kadındır. Onun iç dünyasını takip ederken okur da kendi yaşamındaki tekrarları ve sorgulamaları düşünmeye başlar. (Bu kitabı neden aldığımı sorgulamaktan başka bişey yapmadım halbuki) Hjorth'un en dikkat çekici yönü, büyük olaylar oluşturmadan insan ruhunun çatlaklarını göstermesidir. Roman boyunca dramatik bir olay örgüsünden çok, karakterin zihinsel ve duygusal dönüşümü ön plandadır. Bu nedenle kitap aksiyon arayan okurlara yavaş
1000Kitap
Postane GünlükleriVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20231,046 okunma
40 yaşına kadar bekar kalırsan arkadaşınla evlenirmisin
6/10
·336 syf.··
2026 59. kitabı
Ben clarie ben kim miyim yoğun bakım hemşiresi ve 31 yaşındayım ve hala bekarım ve bir Graham a 40 yaşına geldiğinde hala evlenmişsin ikimizin evlenicehin8n sözünü verdim evet ne dediniz duyar gibiyim bunu neden yaptın çünkü en yakın iki arkadaşımı gerçek birbirlerini sevdikleri ve bunu farkedip bir an önce evlenmeliyiz istedi ve tabi ise yaradı ama bunu yaparken Graham bir söz verdi ve o bunu baya ciddiye alıyor aslında onunla evlene bilirim yakışıklı kaslı itfaiyeci zorlu sporları seviyor kaya ya tırmanmak dag bisikleti sürmek vb. Ama olamaz bu imkansız evet içinizden daha ne istiyorsun oste mükemmel erkeği bulmuşsun ha bude yemek yapabildiği söylemiş miydim ama orkasismona karşı bisey hissedem öyle değil mi yada hissebilirmiyim işler değişiyor özellik Graham dag tutması sırasında yaralandığı ve benim oba ve o huysuz aptal köpeğine baktığım sırada uslerin değiştiniz hissettim
Hayata Dair
Biz Şimdi Neyiz?Allison Ashley · Artemis Yayınları · 2024276 okunma
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
sadece şunu söylemek istedim, romantik komedi kitabı sanarak almayın... çünkü değil. kendimi öyle bişey için hazırlamıştım (arka kapak yazısı okumamak bazen çok da iyi bi fikir değilmiş) emily henry olduğu için direkt romcom olduğunu farz ettim ve ah, beni çok üzdü... ben çok sevdim ya her ne kadar fazla üzülmüş olsam ve barışmalarının fazla uzun sürdüğünü düşünsem de. geçmişteki mutlu anlara geri dönüşler falan çok güzeldi. arkadaşlıkları çok çok güzeldi ve hiç bir şey gerçek dışı şekilde romantize edilmemişti hiç hatta biraz fazla gerçek hayat gibiydi ve bu kalbimi kırdı... ama olsun. onları çok sevdim!
Burada MutluyumEmily Henry · Epsilon Yayınevi · 202537 okunma