Günün hangi saatinden başlasam bilemiyorum bugün.
Aslında epey yorucu koşturmacalı bir gündü.
Hüznü bir köşeye bırakmayı seçiyorum bugün.
Kalbim huzurla dolu bugün.
Onca yoğunluğun arasında bi anda kapıdan içeri girince dünyanın tüm yükünü aldı omuzlarımdan.
Sorarım şimdi sana;
Bir insan nasıl oluyor da bi insanla bu denli saatler içinde bambaşka duyguları hisseder ki?
Dakikalar öncesinde pes etmeye hazırlanırken gelişiyle nasıl oluyorda yaşamak için her seferinde başka bir sebep bulup orda onunla o anda kapabilmek için daha çok nefes almaya çalışır?
Benim kalbim sende atıyor.
Benim ruhum seninle hayat buluyor bugün bir kez daha anladım.
Neşem seninle,
Gülüşüm seninle,
Hayattan keyif alışlarım seninle,
Ruhumun hissettiği yaş tam da o çiçekler açtığım yaşlara bürünüyor.
Bak ne diycem hadi normalde bu çaylak aşıklar var ya hani şu karnımızın içinde kelebeklerin uçuştuğunu söyleyenler.
İşte senle o çaylak aşıklar gibiyim.
Öyle gelip geçiyor gibi değil.
Olduğunu hissettiğim an,
Seni yaşamaya başladığım an karnımda kelebekler uçuşuyor ve şımarık bir kadına dönüşüyorum.
Kızma.
Ben sen varken ne yaşarsak yaşayalım o an dünyalar da yıkılsa mutsuzluk nedir unutuyorum.
Aklımda ne kırgınlıklarım kalıyor ne kavgalarımız ne de sorunlarımı hatırlıyorum.
Şöyle karşılıklı güldüğümüz anlar var ya hani işte o anlarda seni cebime koyasım geliyor be adam.
Bitmesin istiyorum,
Hiç bitmesin hiç sensiz kalmayayım istiyorum.
Sen bana kendimi sevdirdin.
Ve ben seni severken kendimi sevmeyi öğrendim.
Çirkin olmaz insan sen tarafından sevilirken.
Unutmaz kalbindeki merhameti.
Yedi cihan bir araya gelse ruhuna kötülük değdirmez.