Karanlığın tek renk olduğunu düşünürsünüz, ama değildir. Beş altı çeşit karanlık vardır. Bazıları ipek gibidir, bazıları yünlü. ...
Bir şey için kapkara demek, bir şey için yeşil demeye benzer. Hangi yeşil? Şişelerimin yeşili mi? Çekirge yeşili mi? Salatalık, turp yeşili mi yoksa fırtınadan hemen önceki gökyüzünün yeşili mi? İşte gece karası da öyledir. Gökkuşağı olabilir.
Sayfa 60 - Pilatus Hala - Sel Yayıncılık, 2. Baskı, 2019, Çeviren: Sibel Özbudun·Kitabı okuyor
“Çünkü hayatındaki bir anını görebilmek için, anı durdurman gerekir. Fotoğraf makinesinin önünde de öyledir. Donar kalırsın. Ve donup kalmak, bir anlığına heykele dönüşmeye benzer. Dünya dönmeye devam eder ama sen onu olduğu gibi göremezsin artık.”
Orada göz göze gelinmez. Mezarlıklar öyledir, herkes gözünün dalacağı bir toprak parçası bulur, konuşur. Benim gözümün daldığı toprak çökmüş, havalar ısınınca uğraşmak, yeni toprak koymak gerek. O toprağa çiçekler ekmek, ekilen çiçeklere can suyu vermek gerek. Biz de böyleyiz, altında ölmüş biri yatan toprağa çiçekler ekip o çiçeklere can suyu veriyoruz. Büyüsünler, filizlensinler diye uğraşıyoruz. "Kusura bakmayın, siz öldünüz ama üzerinizde çiçekler yeşerecek. Bir nebze de olsa kendimizi iyi hissetsek hep beraber, olmaz mı?" diyoruz. Böyle işte hayat dediğin çelişki, ya da ölüm dediğin, bilmiyorum. Kusura bakmayın, bu dünya böyle bir dünya işte. Keşke size de can suyu verebilsek ama olmuyor. Çiçeklere kadar var.
Risale-i Nur eczaları bir şecere-i nuraniyedir ki, dalları aktar-ı arza neşr-i envâr ediyor ve ilâ-nihaye edecektir.
Karanlıklı bir gecede, semadaki yıldız ve kamerler, zemin yüzünde nasıl rehberlik ederlerse, Risale-i Nur eczaları da öyledir.
Ve zulmette nura ihtiyaç ne ise, Risale-i Nur eczaları da odur.
Bahr-i dalalet mevcleri arasında, sefine-i Nuh (A.S.) necat verir; her kim dâhil olsa, tufan-ı maasiden halâs bulur.
Risale-i Nur eczaları, küre-i arzın mevsim-i erbaa kütübhanesinde bir bahardır ve bahar kadar letafetlidir ve canbahştır.
Ve ölmüş arza o bahar vasıtasıyla hayat verildiği gibi, Risale-i Nur eczaları da ölmüş arz kulûblere taze hayat verir.
Risale-i Nur eczaları bir mürşiddir. İnsanı haksızlıktan hakka döndürür ve hayvanlıktan insaniyete ve esfel-i safilînden, a'lâ-i illiyyîne yükseltir.
Otuzüçüncü Söz'ün Yirmidördüncü Mektubu ve emsalleri, insanın ruhunda inşirah hasıl ediyor. Ve kalbinde Sâni'-i Hakîm'in hikmetine karşı pencereler açıyor.
Risale-i Nur eczaları, insanın sıkıntılı vaktinde imdadına yetişir ve teselli eder. Bu ciheti aynen gördüm.
Ve elhasıl: Risale-i Nur eczaları hakkında her ne desem, yine o Nur'a karşı sönüktür.
Barla - 294