"Gözlerime gölgeler düşüyor. Ne yapacağımı adım gibi biliyorum. Çünkü yeni bir şey değil bu. Eskiden nasılsam, şimdi öyleyim, daha sonra öyle kalacağım.
– ya zaman... Ya bütün bu olup-bitenler...
– Zaman... Her zaman aynı. Güneş aynı, ay aynı, ağaçlar ve insanlar aynı, sevgi ve nefret, korku ve ümit hep aynı.
Dualar aynı
Kıble tek."
“Teşekkür ederim. Söyleyemediğim her his büyüdükçe büyür, koca bir bataklığa dönüşür ama sen çıkamazsın oradan. İçin içini yese de tek kelime edemezsin ya hani… Öyle işte. Öyleyim çok uzun zamandır.”
"Kibar ol."
"Öyleyim," dedi, hâlâ adamı izlerken. "Gövdesini ayı gibi, bacaklarını da sütun gibi tutmayı seçen herkese aşırı saygım var. Kendi ritmine ayak uyduruyor."
"Şşşş," dedim, adamın dolarlarını makineye koymasını dikkatlice izleyerek.
Charlie tökezlemem için tüm vücut ağırlığını verip bana yaslandı. "Sen şşşş."