Bilinçaltının Gücü
Puan vermedi
Bilinçaltının Gücü’nün seveni de eleştireni de o kadar fazla ki, ben de arada kalmış gibiydim. Ama sanırım bu biraz da biz okurların kişisel deneyimleri, ilgi ve ihtiyaçları ile alakalı. Bazılarımızın gerçekten de bilinçaltının gücünün; düşüncelerimizin, cümlelerimizin hayatımıza etkisinin gücünü bilmeye ve uygulamaya ihtiyacı var. Özellikle uygulama noktasında, okuyup kenara atılacak bir kitap değil. Bu gücü kendi hayatımızda kullanmalıyız ki etkilerini görebilelim. Kitap isminden de anlaşılacağı üzere, bilinçaltının hayatımıza etkisini anlatıyor. “Hayatımızı düşüncelerimiz oluşturur. Ne düşünürsek oyuz. Düşüncelerimizin yansımalarıyız. Neye inanırsak o olur…” cümleleri kitabın özeti diyebilirim. Doğrusu ben bilinçaltının gerçekten de hayatımıza büyük bir etkisi olduğunu uzun zamandır bazı okumalarım ve araştırmalarım sayesinde biliyordum. Aynı zamanda neredeyse her konuda İslam ile paralel düşünceler içeriyordu kitap. Düşüncelerimizin, cümlelerimizin ne kadar önemli olduğunu bir çok ayette, bir çok hadiste zaten görebiliyoruz. Mesela “Ben, kulumun benim hakkımdaki zannı nasılsa öyleyim. Kuluma, hakkımda beslediği zanna göre muamele ederim.” hadisinde belirtildiği gibi Allah’a olan zannımızın yani aslında düşüncelerimizin hayatımızda etkisini görmek mümkün. Aynı şekilde “Eğer şükrederseniz, elbette size (nimetimi) artıracağım .” ayeti de şükür bilincinin hayatımızda etkisi gösteriyor. Hatta büyüklerimizin sözlerinde de bunları görmek mümkün. “Bir şeyi kırk kere söylersen olur.” sözü de cümlelerimizin hayatımıza etkisini gösteren bir örnek. Yani aslında pek de yabancı olmadığım bir konuydu bilinçaltının gücü. Sanırım bu yüzden kitabın uzun sayfalarca aynı şeyleri anlatması, sürekli tekrara düşmesi ve bana şaşıracağım veya ilgimi çekecek yeni bir şeyler katmaması
1000Kitap
Bilinçaltının GücüJoseph Murphy · Koridor Yayıncılık · 200918,5bin okunma
-Ev'ini arama uğruna yol alanlara-
Puan vermedi
(Spoiler içerir-henuz okumadıysanız bi koşu okuyup gelmenizi bekliyorum) Yıllardır süren kitaplık kurma seruvenimde Nermin Yıldırım'la geçenlerde"Dokunmadan"kitabi ile tanıştım.Biraz geç kalınmış bir tanışma oldu benim için; üslûbu,dili,psikolojik tahlilleri ile nasıl daha önce okumamışım dediğim bir yazar.neyse çok sıkmadan kitaba geçeceğim. Ev.. Son zamanlarda beni en cok etkileyen kitap oldu sanırım.Bugun bitirdim birkac saat önce.Kitap hayatı bir türlü yolunda gitmemis,hayata dair hicbir umudu,beklentisi kalmamiş seherin dünyanın sonu'na varmak için ciktigi yolu anlatiyor.Evini arıyor seher,hicbir yere sığamıyor.Aslında hepimiz evimizi arıyoruz bence.en azindan ben öyleyim.hepimiz bi yoldayız,kimisi geç kalmış,kimisi aceleyle bir yerlere yetişmeye çalışıyor,kimisi kaybolmuş bu yolda.Yolun sonunda hepimizi farkli bi son bekliyo, farklı yuzlerce hikaye. Bu hikayenin sonuna çok zor geldim.normalde mutsuz sonlara bayılan ben son 50 sayfayı okuyamadım.kitabi bi kenara koydum o gece,sindirerek okumam gerekiyomus gibi hissettim.seher kendini öldürmesin istedim.Bu yolda karşılaştıgi kisiler,olaylar boşa gitmesin.her adimda umudu artti cunku seherin,her adımda yeni bir sebep buldu yaşam için ya da bahane demeliyim sanırım.hepimiz sebepler buluruz,kulplar uydururuz yaşamaya.hedefler koyariz ama bazen bu hedefler uğruna kendimizi unuturuz,yaşamayı.seher yaşamayi secti,kendini secti. Kendi kucuklugunden ozur diledigi,onunla baristigi sahne çok guzeldi ve bence kırılma noktasiydi.insan bir seyleri kabullenmeden devam edemiyo yaşamaya.omuzlarinda yük oluyor geçmis.ben kabullenmeyi basaramiyorum henuz o yüzden seherle gurur duydum.Kendimden cok parca buldum onun hikayesinde.herkes bulur bence.hepimiz evden ayrılırız,evimizi bulmak için.Seher evini kendinde buldu,kendine yuva
Duygu ve Düşünce
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
TELLİ BABA'YI ZİYARET ETMELİSİNİZ.
10/10
·136 syf.··
2026 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 00:00
Fatih Duman'ı liseli yıllarımdan bilirim. Eski bir okuyucusuyum desem yalan söylemem gerçi. Hep nasıl bu kadar güzel bir kalemi var diye düşünüp dururum. -Hâlâ öyleyim- Telli Baba romanı olduğunu görünce okumak istedim çünkü telli baba ikamet ettiğim ilçedeki bir türbeydi ve daha önce ziyaret etmişliğim vardı-yalnızca 15 yaşındaydım- kitap bana çok şey öğretti özellikle bilmediğim şeyleri. Sarıyer hakkında, bilmediğim ve görmediğim fark etmediğim nice şey. Telli baba ile ilgili kitabı bitirdikten sonra araştırma yaptım ancak kitaptaki gibi tam olarak doğru bir bilgi yok çoğu şey rivayet. Kitap kütüphaneci bilal ile başlıyor ve benjamin'in telli babanın hikayesini öğrenme isteğiyle nasıl bünyamine dönüştüğünü anlatıyor. Anlatırken sizi gerçekten İstanbula aşık ediyor ve hikaye sizi içine çekiyor. Akıcı bir dili vardı yazarın. Olayın içinde sizi de sürüklüyor yazar. Okumanızı çok isterim. Kütüphanenizde olması gereken bir eser olarak düşünüyorum. Teşekkürler... İyi okumalar...
DemFatih Duman · Nesil Yayınları · 20172,654 okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Hayatımız boyunca başkaları için çabalayıp dururuz hep başkalarının düşüncesi başkalarının fikri hep bir başkası olmak amacı ile koştururuz hayatta. Sizde öyle değilmisiniz? Ben öyleyim şahsen başkalarının düşüncesini davranışlarını önemseyip onlar gibi davrandığım çok olmuştur. Hiçbir zamana ben olamamışım bu kitabı okuduktan sonra ben gercekten kendim olamamışım diye sorguladım kendimi. Hayatımda kimse varmı öyle olan o da yok. Kendin olursan hayatı anlamlandırabiirsin hayatı anlarsın tadını çıkarırsın.halbuki ne isen osun yapman gereken sadece onu ortaya koymak. Dedi Anter bunu söylüyor bize çok basit ve anlaşılır bir dille. Kendini yok sayma Ne olmadığını farkettiğinde kim olduğunu hatırlarsın. Bu kitap bir kendini arayışı kitabı nasıl kendin olursun bunu sorgulatan. Sadece olması gereken olur buna karar verecek olanda kişinin kendisidir. Ben kendim olmadığımı anladım bu kitapla bunu bana hatırlattığı için ve bu kitabı okuyup kendimi sorgulamama vesile oldugu için tesekkürler. #bendenbanane #kitapcumhuriyetimileokuyoruz
Benden Bana NeEddi Anter · Destek Yayınları · 202682 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2025 90. kitabı
Evet kitap isminden de anlaşılacağı üzere Affetmek üzerine okuyoruz. Affetmenin özellikle kişinin kendi üzerinde ki etkisini okuduğumuzda aslında kendimize ne kadar zarar verdiğimizi görüyoruz ve bir şeyi affettiğimizde nelerin değiştiğininin de farkına varıyoruz işte bunları okuduktan sonra insan ister istemez affetmek istiyor. Peki gerçekten affetmek istiyor muyuz? . . Kitapta test var; ne kadar affedicisin diye? Ben maşallah en kötüsü bi affetmeyen çıktım. Şaşırdım mı hayır çünkü öyleyim kolay kolay affedemem ve özellikle affetmek istemem. Ama zamanla zarar verdiğini de bilirim. Yazar kitapta kendi hayatında yaşadığı örneklerle ve gelen soruları da cevaplayarak çok güzel anlatmış. Böyle sakin kafa ile kendini bilerek okumak lazım o zaman çoğu kişide etkili olacağını düşünüyorum. . Şimdi kitabı okuduktan sonra farkına varıp affetmeye başlayacak mısın derseniz evet başlayacağım ama affettiğimi kimse bilmeyecek. Ben kendi sağlığım için uzun zamandır affetme terapisi gördüm ve bundan sonra da devam edeceğim çünkü affettikçe kendimi daha iyi hissedip daha pozitif oluyorum. Zaten hazmedemeyen insanlar sinirli,birden parlayan,olumsuz değil mi ki ?! He işte böyle olmak istemiyorsan ve bir şeyleri affedemiyorsan gönülden tavsiye ediyorum kendine bunu yapma
Affetmek ÜzerineEdward M. Hallowell · Olimpos Yayınları · 2023103 okunma
Varolamamak …
Puan vermedi·112 syf.·
2026 8. kitabı
Bu kitap tam olarak bir odadan ibaret. Başka bir şey yok. Ionesco’nun Yalnız Adam’ı olay örgüsü arayanlara göre değil. Karakter işinden ayrılıyor, miras kalıyor ve kendini bir odaya kapatıyor. Dışarıda dünya dönüyor, insanlar bağırıyor. Onun umurunda değil. İlk sayfalarda kitabı anlamadım. Sonra fark ettim ki mesele anlamak değilmiş. Boşluk hissini, eylemsizliği, varoluş yorgunluğunu anlatıyor. Biz bugün “tükenmişlik” diyoruz, Ionesco bunu 1973’te yazmış. Kitapta bir kahraman yok. Mücadele yok. Sadece bekleyen, bakan, hiçbir şey yapmayan biri var. Okurken rahatsız oldum. Çünkü bazen ben de öyleyim. Haberleri görüp kanalı değiştiriyorum. Dili bilerek silik. Net bir resim çizmiyor. Tıpkı karakterin hayatı gibi flu ve dağınık. Absürd ama güldürmüyor. Sadece huzursuz ediyor. Kim okumalı? Kafası karışık olanlar. Anlam arayıp duvara çarpanlar. Sürükleyici bir hikaye isteyenler uzak dursun. Burada sadece durgunluk ve hiçlik var. Bitirince iyi hissetmedim. Ama kötü de hissetmedim. Sadece yalnız olmadığımı anladım. Bu hissi 50 yıl önce biri yazmış. Demek ki yeni bir şey değil. Kitaplıkta duracak. Bazı günler insanın yüzleşmesi gerekiyor. Bu kitap onun için.
Yalnız AdamEugene Ionesco · Yapı Kredi Yayınları · 1973690 okunma