(Spoiler içerir-henuz okumadıysanız bi koşu okuyup gelmenizi bekliyorum)
Yıllardır süren kitaplık kurma seruvenimde Nermin Yıldırım'la geçenlerde"Dokunmadan"kitabi ile tanıştım.Biraz geç kalınmış bir tanışma oldu benim için; üslûbu,dili,psikolojik tahlilleri ile nasıl daha önce okumamışım dediğim bir yazar.neyse çok sıkmadan kitaba geçeceğim.
Ev..
Son zamanlarda beni en cok etkileyen kitap oldu sanırım.Bugun bitirdim birkac saat önce.Kitap hayatı bir türlü yolunda gitmemis,hayata dair hicbir umudu,beklentisi kalmamiş seherin dünyanın sonu'na varmak için ciktigi yolu anlatiyor.Evini arıyor seher,hicbir yere sığamıyor.Aslında hepimiz evimizi arıyoruz bence.en azindan ben öyleyim.hepimiz bi yoldayız,kimisi geç kalmış,kimisi aceleyle bir yerlere yetişmeye çalışıyor,kimisi kaybolmuş bu yolda.Yolun sonunda hepimizi farkli bi son bekliyo, farklı yuzlerce hikaye.
Bu hikayenin sonuna çok zor geldim.normalde mutsuz sonlara bayılan ben son 50 sayfayı okuyamadım.kitabi bi kenara koydum o gece,sindirerek okumam gerekiyomus gibi hissettim.seher kendini öldürmesin istedim.Bu yolda karşılaştıgi kisiler,olaylar boşa gitmesin.her adimda umudu artti cunku seherin,her adımda yeni bir sebep buldu yaşam için ya da bahane demeliyim sanırım.hepimiz sebepler buluruz,kulplar uydururuz yaşamaya.hedefler koyariz ama bazen bu hedefler uğruna kendimizi unuturuz,yaşamayı.seher yaşamayi secti,kendini secti.
Kendi kucuklugunden ozur diledigi,onunla baristigi sahne çok guzeldi ve bence kırılma noktasiydi.insan bir seyleri kabullenmeden devam edemiyo yaşamaya.omuzlarinda yük oluyor geçmis.ben kabullenmeyi basaramiyorum henuz o yüzden seherle gurur duydum.Kendimden cok parca buldum onun hikayesinde.herkes bulur bence.hepimiz evden ayrılırız,evimizi bulmak için.Seher evini kendinde buldu,kendine yuva