Bazen, maskesini biraz indirir, bir sevdiğimizi, bir tanıdığımızı kaybettiğimizde onun yüzünü görürüz; çırılçıplak soyunmaz ama gördüğümüz bile yeter bizi altüst etmeye, o maskesini biraz indirdiğinde bile keder, ıstırap, özlem, ayrılık, yalnızlık çırılçıplak soyunurlar.
Sonra gün gelir, vakit tamam olur; bilmediğimiz, beklemediğimiz, tahmin etmediğimiz bir yerde, bütün maske iner, o kara kelime çırılçıplak soyunup bize sarılır.
Onu görürüz.
Öğreniriz.
Balonun kraliçesi soyunmuş, bütün kelimeler onunla birlikte maskelerini indirip susmuştur.
Artık her kelimeyi biliyoruzdur, öğrenilecek bir kelime kalmamış, balo bizim için bitmiştir.
Biz çekiliriz.
Kelimeler danslarına devam ederler.