Levi-Strauss ensest tabusunu, bir toplumsal grup ("biz") ile diğeri ("ötekiler") arasındaki ilişkiyi tesis eden, dolayısıyla da kültürü mümkün kılan bir ilişki olarak tanımlamaktadır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bronislaw Malinowski de, ensest tabusunun, cinsel ilgiyi birincil akraba grubu (aile) dışına yöneltmekle aile-içi gerilimleri düşüren, dolayısıyla da toplumsal dayanışmayı olanaklı kılan işlevine dikkat çeker.
Mark Twain'in zamanında doktorlar Tanrı'nın mastürbasyon yapanları bizzat tek tek avlamasa da, mastürbasyonun kötü etkilerinin kesinlikle erken bir ölüme yol açacağını söylüyorlardı. 1903 yılından kalma tipik bir tıbbi metin uyarısı:
Oğlunuza cinsel organları tuttuğunda ya da harekete geçirdiğinde bütün vücudunun bundan acı çekeceğini söyleyin. Bu yüzden adına "kişinin kendisine zarar vermesi" deniyor. O günah berbat, hatta yalan söylemek ya da bir şey çalmaktan bile daha kötü. Bunlar da sapkın şeyler olmalarına ve ruhu kirletecek olmalarına rağmen kendine zarar vermesi hem ruhunu hem de bedenini kirletecektir. Bu iğrenç alışkanlık tüberküloz, felç ve kalp hastalıklarının önünü açar. Pek çok çocuğun aklını kaybetmesine sebep olmuştur; kimileri de büyüdükten sonra intihar eder.
Camus, Sisifos Söyleni'nde intiharın bu saçmalığa karşı mantıklı bir tepki olmadığı akıl yürütmesine ağırlık verir. Asıl yapılması gereken, saçmanın karşısında sanatsal yaratıma başvurmaktır. Nietzsche'nin dediği gibi, hakikatten gebermemek için sanata ihtiyacımız var.