Özge D

Özge D
@ozgedurna
Bitmeyen bir yol öğrenmek... Oku! Çünkü okumazsan karanlıkta kalır her şey♡
Kalp ve Akıl
"İnsan, bütün temel hakikatlere ve erdemlere sahip bile olsa, kalbinin bunları tasdiki olmadan huzura ve mutluluğa erişemez. Çünkü bir insanın kendini gerçekleştirmesi ancak kalbi sayesinde mümkündür."
Sayfa 65 - Turkuvaz Kitap·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
"Ne derdi olacak ki bu adamın?" Bak gelmiş altmış yaşına, çoluğu çocuğu evlendirmiş, emekli olmuş, evinde oturuyor. Sağlığı yerinde. Derdi olamaz. Gencecik, hayata yeni başlamış, yirmilerinde daha, ne gördü ki bu dünyada, ne derdi olacak? Yeni evliler. Mutlular. Bugün kazandıklarını bugün yiyorlar. Yarın gibi bir dertleri yok. Geziyorlar. Her şey güllük gülistanlık. Derdin ne olduğunu nereden bilecekler? Zenginin zengin diye derdi olamaz. Fakirin fakir diye. Gencin genç diye. Yaşlının yaşlı diye. Kime hak lan bu dert dediğiniz şey? Niye sormuyor kimse birbirine derdini? Niye dinlemiyor? Her sabah gördüğüm, daha yolun başında dediğim gencecik oğlan, askerden yeni gelmiş dediğim Selami'nin annesini vurmuş babası sokak ortasında. Bu çocuk niye bu sırla yaşıyor, bu dertle kavruluyor senelerdir. Ulan yaşamak ayrı dert, yaşadığını anlatamamak ayrı dert. Anlatsan, seni anlayacakları bile şüpheli. Sadece bu yetmez mi insana?
Sayfa 197 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
" Yalansızız artık. Hâlâ birkaç sırrımız var. Ama yalansızız. Onlar da olmasın, ne kaldıysa içimizde söylemediğimiz her şeyi söyleyelim istedim. Yoldaydık. Nereye gittiğimizi bilmeden, öyle arabayla geziyorduk. Samime Sanay'ı açmıştım. Söyleme Bilmesinler'i... Yüzümüzde bir tebessümle, sevemediğimiz dünyayı severek izliyorduk bir yandan. "Nurten" dedim. "Sana bir şey daha söyleyeceğim." Elimi sıktı Nurten. Sanki bütün gücüyle sıktı. Başparma- ğıyla okşayarak sıktı. Bir annenin çocuğunu susturuşu gibi tuttu elimi. Şarkı devam ediyordu. "Yeter bildiklerimiz be Ethem" dedi. "Çok bilmek de iyi değil. Söyleme bilmeyeyim..."
Sayfa 200 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Şimdiye değin nasıl yaşadıysan, gene öyle yaşayacaksın sanırsın. Sonra beklenmedik bir anda biri çıkar gelir. Etrafındaki kimseye benzemez. Kendini bu yeni insanın aynasında görmeye başlarsın. Var olanı değil, sende eksik olanı gösteren sihirli bir aynadır o. Ve sen bunca zaman aslında hep bir eksiklik duygusuyla yaşadığını, bilmediğin bir şeye hasret çektiğini anlarsın. Şamar gibi iner hakikat suratına. Sana içindeki boşluğu gösteren bu kişi bir pir, üstâd, arkadaş, yoldaş, eş ya da bazen bir çocuk olabilir. Önemli olan seni tamamlayacak ruhu bulmandır. Her peygamberin verdiği öğüt aynıdır: Sana ayna olacak insanı bul!
Sayfa 240·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Şeriat der ki: "Seninki senin, benimki benim." Tarikat der ki: "Seninki senin, benimki de senin." Marifet der ki: "Ne be nimki var ne seninki." Hakikat der ki: "Ne sen varsın, ne ben." Kendilerini Allah Aşkı'nda yok edeceklerine, nefisleri ile cihada girişeceklerine o mutaassıplar habire başkalarıyla dövüşüp, nesilden nesile, dalga dalga korku saçarlar. Eğer insanın taktığı gözlüğün camlarına olumsuzluk sinmişse, tabii ki olumsuzluk görür baktığı her yerde. Ne vakit bir yerde deprem, kuraklık ya da başka bir felaket olsa, Allah'ın gazabının alámeti sayarlar. Halbuki apaçık dememiş mi, "Rahmetim gazabımı geçer" diye? Buna rağmen bekler dururlar Hakk'ın onlar için öç almasını isterler. Hayatları bitmek bilmez bir hamaset ve husumetle doludur, sevgisizlikleri üzerlerini örten bir kara buluttur. Ağaçlara takılıp ormanı gözden yitirme. Tek tek şu ayete, bu ayete takılma. Parçaları bütünun ışığında okumak gerekir. Ve bütün, özde gizlidir. Mukaddes Kuran'ın özünü ve bütününü kucaklamak yerine, bağnazlar belli başlı bir iki ayete kafayı takar, çatışman zihinlerine yakın buldukları emirlere öncelik verirler. Herkese durmadan nutuk atarlar: "Mahşer günü geldiğinde kıldan ince, kılıçtan keskince Sırat Köprüsü'nden geçmeye mecbur kalacağız. Köprüyü geçemeyen günahkarlar alttaki cehennem çukurlarına duşüp zebaniler elinde ilelebet azap çekecek. Faziletli yaşam sürenlerse köprünün öbür ucuna var hurmalarla, hurilerle mükafatlandırılacaklar.. Ya cehennemden korkar, ya cennette ödül beklerler. Oysa aslolan Allah aşkıdır. Onu unuturlar!
Sayfa 230·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam