...Kimsenin övgüsünü kazanmak için kendini yıpratma. Görevden de hiçbir vakit kaçma. Şu atasözünü dehep hatırla ''Elbisene yeniyken, şerefine gençken sahip çık!"
...
Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok... Içimizde aciz var... Tembellik var.. Iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var.. Hiçbir şey üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildigjmiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin ustundeki tesirlerde arıyoruz.
"İnsanların en zayıf tarafları, sormadan, araştırmadan, düşünmeden, kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayülleridir. Dünyadaki yalanci peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre, işte bu bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıktır."
Iyiliğe karşı iyilik adâlettir. Iyiliğe karşı kötülük cinâyettir. Kötülüğe karşı iyilik ihsan ve âtıfettir(lutufdur) ve insanlığın en yüksek derecesidir.
Insan, mesela sigara ve içkinin sihhat için ne kadar zararlı şeyler olduğunu bilir de bilgisiyle amel edip bu iptilâlardan kolayca vazgeçemez. Zira ilmin kaynağı zeka, amelinki ise, iradedir.