Masama geçip elime yeşil kalemimi aldığımda karşımda yine sen belirdin. Kaşlarından buruşuk yorganıma ince bir kar yağarken beceriksiz dudaklarınla yanağımdan öpüp gülümsedin. Penceremden giren dallar çiçek açarak kuşları, kuşlar da ad vermekten korktuğum yıldızları çağırdı. Artık yazabilirdim. Anlatacak epey öyküm vardı.