Anlatılan her şey anlatılmayan bir yön barındırır. Bu kitap, kolay tüketilecek bir kitap değildir. Kitabın ana ekseni Modernizm akımı çerçevesinde şekillenmektedir. Gregor Samsa'nın böceğe dönüşmesi, Kafka'nın bir alegorik anlatım tarzıdır. Nitekim Samsa, böceğe dönüştüğü andan itibaren ailesi Samsa'ya düşman kesilmiştir ancak Samsa başarılı bir pazarlamacıyken herkes onu sevmektedir. Buradaki Modernizm olgusu Samsa'nın var olan çıkar ilişkilerine dayalı hayatından uzaklaşarak bir kalıba çekilmesiyle ilgilidir. Modernizm'de de birey 20.yy'da gelişen çıkar ilişkilerine ayak uyduramayınca bir anda toplumdan soyutlanır ve kabuğuna çekilir. Bu kabuğa çekilme sonucu ne kendisi toplum tarafından kabul görür ne de toplumu kendisi kabul eder. Birtakım yalnızlık ve soyutlanma halidir. Kısacası bu kitap, toplumun ve çıkarcılığın eleştirisidir.
Camus bu kitapta, absürdizmin bir özeti niteliğinde olan "yaşamın beyhudeliğinin bilincinde olan insan" modelini Mersault karakteriyle vücuda getirmiştir. Nitekim, kitabın ilk cümlesine bakacak olursak "Bugün annem ölmüş veya dün. Tam hatırlamıyorum." ifadesinden; Camus, bize Mersault karakteri üzerinden anlamsız bir dünyada yaşadığının bilincinde olan ama yine de yaşamaya devam eden bir karakter imgesi çizmiştir. Bu karakter imgesi, daha ilk cümleden başlayarak romanın sonuna kadar kendini her satırda hissettirmeye devam eder.Bu kitabı bu kadar önemli kılan en önemli detay da absürdizm ve varoluşçuluk fikirlerinin, ana karakter etrafında tüm romana yayılması ve o atmosferi okuyucuya hissettirmesidir.
Çocukluğunuzun saf masumiyetine size kapılarını açan bir kitap. Bu kitabı okurken çocukların hayal dünyalarıyla inşa ettikleri oyunlar üzerinden pek çok etik değere şahit olacaksınız.