Puan vermedi·160 syf.··
2026 105. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 13:45
Özgürlük, insanlık düşüncesinin ürünüdür. Edebiyat-ı şahiha (Yalın Edebiyat) sözünü kullanmayı seven Namık Kemal, romantizmin etkisinde ve divan edebiyatının karşısındadır. Namık Kemal, romanı gerçekleşmemişse bile gerçekleşmesi mümkün olan bir olayı ahlaka, geleneklere, duygulara ve olasılıklara uygun ayrıntılarla anlatmak diye tanımlar; tiyatroyu, insanlığın durumunu anlatan eğlencelerin en faydalısı diye niteler. Gülnihal, Namık Kemal’in ikinci tiyatro eseridir. İsmet ile Muhtar birbirini seven iki gençtir. İsmet’in dadısı Gülnihal ile mutluluk içinde yaşamaktadırlar. Ancak, amca çocukları olan sancak Beyi kaplan Paşa, çok zalimdir. Halka yaptığı zulüm ve işkencelerle tanınmaktadır. Olaylar, çeşitli entrikalarla devam eder.
Tiyatro-Oyun-Senaryo
GülnihalNamık Kemal · Anonim Yayıncılık · 20132,407 okunma
Puan vermedi·256 syf.·
2026 6. kitabı
Waris Dirie’nin kendi kaleminden çıkan Çöl Çiçeği Somali çöllerinde göçebe bir hayatın içinde başlayan, parıltılı podyumlara uzanan ve yayıldıkça Birleşmiş Milletlerde yankılanan bu yaşam öyküsünün insan zihninde ve kalbinde iz bırakmaması imkansız. İçerik hakkında çoğumuzun bilgi sahibi olduğu kitabına yaşadığı ağır travmaları ajite etmekten ziyade büyük bir cesaretle ve şeffaflıkla okurun yüzüne çarpma hali tabuları yıkmak için, hiçbir imkan yokken yaşama tutunmak için destekleyici bir nitelik yüklüyor. “Çöl Çiçeği” dünyanın bir yerlerinde kadın olmanın ağır bedeller gerektirdiğini hatırlatırken kaderi kendi eliyle şekillendirmenin de mümkünlüğünü kanıtlıyor. Son olarak üslup yönünden edebi derinliği çok yüksek hissettirmese de yaşananların etkisi ve yazarın içtenliğinin bu açığı kapattığına inanarak kesinlikle tavsiye ediyorum.
Duygu ve Düşünce
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,8bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·288 syf.··
2026 29. kitabı
Sırça Fanus, parlak bir geleceğin eşiğindeki Esther'in zihninin karanlığına doğru attığı sancılı adımları anlatıyor. 50'lerin Amerikasında kadına biçilen yapay rollerin ve kusursuzluk beklentisinin yarattığı boğucu atmosfer, Esther'in üzerinde görünmez ama ağırlığıyla ezen bir cam fanusa dönüşüyor. Kitap, dışarıdan her şeye sahip görünen bir insanın, kendi içine hapsolduğunda dünyanın nasıl yavaş yavaş anlamını yitirdiğini ve depresyonun insanı kendi zihninde nasıl bir mülteciye dönüştürdüğünü tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Sırça Fanus, bireyin var olma çabasının, toplumsal normlara duyulan yabancılaşmanın ve özgürlük arayışının evrensel bir manifestoyu andırıyor. Sayfalar kapandıktan sonra bile zihinde asılı kalan boğulma hissi, eseri sadece edebi bir metin olmaktan çıkarıp, insanın kendi karanlığıyla yüzleştiği zamansız bir aynaya dönüştürüyor.
Sırça FanusSylvia Plath · Can Yayınları · 201517,2bin okunma
Kendi sıcacık bedeninin içinde, capcanlısın. Özgürlük budur!
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
-Mini spoiler içerir- Gece Yarısı Kütüphanesi’ni okuyanlar bilir. Yaşadığımız hayatın sonsuz ihtimalleri var ve orada Nora ile beraber hala devam eden bir hayatın yaşanmış ve yaşanmamış bütün ihtimallerini sevmeyi, kabullenmeyi ve bilinmezliğinin dayanılmaz hafifliğini öğrendik. Gece Yarısı Treni’nde ise yaşanmış bir hayatın ebediyete giden yolda kendiyle yüzleşmesini görüyoruz. Hayatın ancak geçmişe bakarak anlaşılabildiği ve yine ancak geleceğin ileriye bakarak yaşanabileceğini savunur Kierkegaard. Bu roman tam olarak bu öğretinin ince ince örülmüş hali. Çoğumuz etten kemikten bedenimizin savunmasızlığını duvar gibi sınırlarımızla korumaya çalışıyoruz, yeterince güçlü olursak acıdan kaçabileceğimizi sanıyoruz ancak yanılıyoruz. Acı çekmek çoğu zaman kaçınılmazdır. Bazen yaşamak için kalbimizin kırılmasına izin vermemiz gerekir. İşte tam da bu yüzden geçmişimizden kaçmanın kendimizden kaçmak olduğuna inanıyorum. Yüzleşmeye cesaret edemediğimiz her şey geleceğimizi şekillendiriyor, canavarımızı besliyor. Oysa hayat, tüm bunları yaşarken sanki hiç geçmeyecekmiş gibi yavaş, hatırlarken ise son sürat giden bir tren gibi hızlı akıyor. Çoğu zaman rutinlere takılı kalırken gerçekten sahip olduklarımızı unutuyoruz. Hepsinin birer mucize olduğunu, her günün yeni bir başlangıç olduğunu… Wilbur Budd 81 yaşındayken, pişmanlıklarla dolu ömrü 19 Nisan günü son bulduğunda kendini hayatının treninde buldu. Gençliğinde harcadığı tüm o zamanlar için “gençliğine” vereceği öğütlerse sevgili piyano dersi hocasından duydukları ve “Ellerine ikinci bir şans geçen ölüler nasıl yaşayacaksa öyle yaşa!” olacaktır. Herkesin kendinden bir şeyler bulacağı yüreklere dokunan bir kitap.
Hayata Dair
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026390 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 78. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 11:28
"Kayıp Aranıyor", modern yaşamın içinde kendi benliğini, aidiyet duygusunu ve mutluluğunu arayan bireyin hikâyesini anlatan güçlü bir psikolojik romandır. Nevin, maddi açıdan rahat bir yaşam sürmesine rağmen, ruhsal anlamda derin bir boşluk yaşayan, özgürlüğünü arayan, toplumsal kalıplar ile kendi istekleri arasında sıkışıp kalan genç bir kadındır. Nevin'in eşi Özdemir, düzeni, güveni ve geleneksel aile yapısını temsil ederken; Nevin'in karşılaştığı diğer insanlar ise onun iç dünyasını anlamlandırmasına katkı sağlayan, farklı yaşam biçimlerini temsil eden karakterler. Karakterler siyah-beyaz çizilmiş tipler değil; güçlü ve zayıf yönleriyle gerçek hayattan izler taşıyan, psikolojik derinliği olan kişilerdir. Nevin'in evliliğinden ve alışılmış yaşamından uzaklaşarak kendisini arama yolculuğuna çıkmasıyla başlıyor. Bu süreçte karşılaştığı insanlar, yaşadığı hayal kırıklıkları ve içsel sorgulamalar romanın temel çatısını oluşturuyor. Büyük olayların yaşanmadığı bu yolculuk, insan ruhunun en çetin mücadelelerinden biridir. Sait Faik, klasik olay merkezli anlatımdan uzak durarak karakterlerin duygu dünyasını, yalnızlığını, yabancılaşmasını ve özgürlük arayışını ön plana çıkarmış. Yazarın sade, doğal, şiirsel ve akıcı anlatımı; uzun betimlemeler yerine kısa ama etkileyici cümlelerle okuru karakterlerin ruh hâline ortak ediyor. Özellikle İstanbul'un sokakları, vapurları, denizi ve günlük yaşamı yalnızca bir mekân değil, karakterlerin iç dünyasını yansıtan canlı birer unsur. Bireyin toplum içindeki yalnızlığı, kadın kimliği, evlilik kurumunun birey üzerindeki baskısı, özgürlük arzusu ve insanın kendini bulma çabası incelikle işleniyor. "Kayıp Aranıyor", "kayıp" olanın bir insan değil, modern hayatın içinde yavaş yavaş silinen umutlar, kimlikler ve ruhlar olduğunu anlatan;
1000Kitap
Kayıp AranıyorSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,1bin okunma
Puan vermedi
İnsan bazen bir kitabı okumaz, onun içinde kendini bulur. Dinle Küçük Adam da benim için biraz böyle bir kitaptı. Çünkü hepimiz biraz “küçük adamız”. Kendi korkularımızın, alışkanlıklarımızın, suskunluklarımızın içinde yaşayan; çoğu zaman haksızlıklardan şikâyet edip yine de onları büyüten insanlarız. Dinle Küçük Adam, büyük ideolojilerden, siyasetten ya da dünyayı değiştirme hayallerinden önce insanın kendisine dönmesini istiyor. Çünkü dünya, önce insanın içinde bozuluyor. Sonra sokaklara, şehirlere ve ülkelere yayılıyor. Kitabı okurken birçok yerde durup düşündüm. Çünkü yazarın anlattığı “küçük adam”, yalnızca başkaları değildi. Bir yanıyla bendim, bir yanıyla hepimizdik. İnsan, özgürlüğü ister ama özgürlüğün yükünü taşımaktan korkar. Gerçeği aradığını söyler ama çoğu zaman alıştığı yalanlarda yaşamayı tercih eder. Belki de bu yüzden dünyada birçok şey değişir, fakat insanın tuhaflığı hiç değişmez. Bu kitap bir suçlama metni değil. Bir aynadır. O aynaya bakmaya cesaret edenler için rahatsız edici, ama bir o kadar da gerekli bir kitap. Bazen en zor şey, dünyayı anlamak değildir. Kendimizin neye dönüştüğünü fark etmektir. Ve kitabın sonunda insanın aklında tek bir soru kalıyor: Ben gerçekten özgür bir insan mıyım, yoksa sadece alışkanlıklarının içinde yaşayan bir “küçük adam” mıyım?
Dinle Küçük AdamWilhelm Reich · Avrupa Yakası Yayınları · 201215,4bin okunma