Demokrasi Kendi Düşmanlarına Ne Kadar Hoşgörülü Olmalıdır?
9/10
·506 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 08:27
Vural Savaş'ın Militan Demokrasi Eserinde Demokrasinin Kendini Savunma Hakkı Vural Savaş'ın Militan Demokrasi adlı eseri, Türkiye'de demokrasi, laiklik ve anayasal düzen tartışmalarına "kendini savunan demokrasi" perspektifinden yaklaşan önemli çalışmalardan biridir. Eserin temel tezi, demokrasinin sınırsız bir özgürlük rejimi olmadığı; aksine kendi varlığını ortadan kaldırmayı hedefleyen hareketlere karşı kendisini koruma hakkına ve hatta yükümlülüğüne sahip olduğudur. Yazar, bu görüşünü öncelikle anayasal hukuk zeminine oturtmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararlarına atıf yaparak, dinsel hak ve özgürlüklerin dahi kamu düzeni, kamu güvenliği ve kamu yararı gerekçeleriyle sınırlandırılabileceğini vurgular. Bu yaklaşım, özgürlüklerin mutlak olmadığı, demokratik sistemin devamı için belirli sınırlar içinde kullanılmaları gerektiği düşüncesine dayanmaktadır. Savaş'a göre demokrasi, kendi araçlarını kullanarak demokrasiyi ortadan kaldırmak isteyen akımlara sınırsız özgürlük tanıyamaz. Böyle bir tutum, demokrasiye hizmet etmek yerine onu savunmasız bırakmak anlamına gelir. Kitapta savunulan demokrasi anlayışı, siyaset bilimi literatüründe "militan demokrasi" veya Alman hukukundaki adıyla "mücadeleci demokrasi" olarak tanımlanmaktadır. Bu anlayış, demokratik düzenin düşmanlarına karşı pasif kalmaması gerektiğini savunur. Yazar, özellikle laiklik ilkesini hedef alan hareketlerin, demokratik mekanizmaları kullanarak teokratik bir rejim kurma amacına yönelebileceğini ileri sürmekte ve bu nedenle demokrasinin kendisini savunma refleksi geliştirmesini zorunlu görmektedir. Eserde dikkat çeken bir diğer husus, siyasal partilerin demokratik sistem içindeki rolüne ilişkin değerlendirmelerdir. Savaş, anayasal düzeni reddeden veya onu değiştirmeyi amaçlayan siyasi
Militan DemokrasiVural Savaş · Bilgi Yayınevi · 200045 okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2026 96. kitabı
#OkudumBitirdim Nadia'ya Sözüm var/ Zana Muhsen Yazarın, "Annemi Bir Kez Daha Görebilsem" kitabının devamı olan bu kitabı da ilk kitapta olduğu gibi otobiyografik, Zana Muhsen'in kendi ağzından aktarımıyla anlatılıyor. İlk kitapta, babaları tarafından tatil vaadiyle kandırılarak Yemen'li bir adama sarılan iki kızının orada evlendirildiğini öğrenen Anne, kızlarını o cehennemden kurtarmak için ortalığı ayağa kaldırarak verdiği mücadele sonrasında sadece Zana Muhsen’in kurtulmasını okumuştum. Devam kitabında ise, Zana Muhsen’in kardeşi Nadia için verdiği söz üzerine, tüm imkanları, medyası ile toplumsal destekli sivil toplum kuruluşlarını ve diplomasinin tüm imkanlarını seferber ederek inanılmaz bir mücadele veriyor. Bu mücadele sonucunda, Zana, Nadia’ya verdiği sözü gerçekten tutabilecek mi; yoksa yılların kurduğu duvarlar onları sonsuza kadar ayıracak mı? Özgürlüğe bir adım kala, karşısına çıkan son engeli aşmayı başarabilecek mi? Tüm cevaplar kitabımızda sizleri bekliyor. Kitabta, zorla evlendirme, çocuk yaşta evlilik, kadın hakları ihlalleri, aile baskısı, özgürlük mücadelesi, kültürel çatışma ve hayatta kalma direnişi gibi ağır ve sarsıcı konuların işlendiği gerçek bir yaşam öyküsüdür.
Nadia' ya Sözüm VarZana Muhsen · Yakamoz Yayınları · 2021879 okunma
Reklam
Puan vermedi·352 syf.··
2026 1. kitabı
Bazı kitapları okumadan önce yazarları hakkında da biraz bilgi sahibi olmak, kitabın anlaşılmasını daha kolay hale getiriyor. George Orwell’ın da özellikle bu eseri özelinde tanınması gereken yazarlardan biri olduğunu düşünüyorum. Totalitarizm eleştirisinin belki de şahı sayılabilecek bu eser, Orwell’ın hayatından çok fazla beslenmiştir. Gerçek adı Eric Arthur Blair olan yazar; ailesi, yazdığı şeylerden utanç duymasın diye kendine bir takma ad bulma ihtiyacı duyarak George ismini bir kral adından, Orwell ismini de bir nehir adından alıp mahlasını oluşturmuştur. Yazar, babası o dönemlerde İngiltere sömürgesi olan Hindistan’da görevli olduğu için orada doğmuştur. Yaşam şartlarının zor olduğu bir ortamda doğması, henüz sekiz yaşında bir yatılı okula verilmesi, okul şartlarında despot yöneticilerle muhatap olmak zorunda kalması, altına kaçırma problemi gibi unsurlar, fikir dünyasının temelini çocukluğunda atmaya başlatıyor. Altına kaçırmamak için tanrıya dualar etmesi fakat bir şeyin değişmemesinden sonra kötülüğün, kötü olanla yaşamanın kaçınılmaz bir şekilde hayatta var olduğunu düşünmesine sebep oluyor. Baskıcı okul idarecileriyle yaşadıkları, baş kaldırma dürtüsünü ve sonuçlarının neler olduğunu erken yaşlarda yazara öğretiyor. Liseye gittiğinde edebiyat öğretmenliğini bir başka distopya yazarı olan Huxley yapıyor. Tam olarak bilemesek de bu durumun, Orwell’ın yazım dünyasında bir etkiye sahip olduğunu düşünebiliriz. Liseden sonra parası olmadığı için üniversite eğitimi alamayıp Burma’ya şimdiki adıyla Myanmar’a polis olarak gidiyor. Burada yedi sene görev yapmış olsa da bu durumu sindiremiyor. Kraliçeye karşı işlenen her suçun acımasızca cezalandırılması ve kendisinin de bu baskıcı gücün parçası olması hoşlanmadığı bir durum halini almaya başlıyor. Bu işten
1000Kitap
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,1bin okunma
uçurtma
10/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 17:43
Yazarın dili o kadar akıcı ki kitap su gibi aktı diyebilirim. Ama önerim, öncesinde yazarın “Saç Örgüsü” kitabını okumanız. Birebir devamı niteliğinde olmasa da ilk kitaptan esintiler taşıyan bir atmosferi var. Bu yüzden karakterlere ve duygulara daha derinden bağlanabilirsiniz. “Uçurtma” ise bu tanıdık hissin üzerine yeni bir hikâye kurarak okuyucuyu yine etkileyici bir yolculuğa çıkarıyor. Hikâye altında oldukça güçlü toplumsal eleştiriler barındırıyor. Özellikle Hindistan’daki kast sistemi üzerinden insanların doğuştan belirlenmiş sınıflara sıkıştırılması çok çarpıcı şekilde anlatılmış. “Burada ten rengi sosyal sınıf işaretiydi” cümlesi ayrımcılığın ne kadar görünür ve günlük hayatın içine işlemiş olduğunu hissettiriyor. Eğitim, özgürlük ve umut temaları hikâyeye çok güzel işlenmiş.. Kısacası; hikayeyi çok sevdim Uçurtma Laetitia Colombani
UçurtmaLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 20231,709 okunma
Kelimelerin tükendiği yerdeyim .
Puan vermedi·112 syf.··
2026 11. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 23:54
O kadar sarsıldım , o kadar çok üzüldüm ki tam anlamıyla yutkunamıyorum bile . Başkahraman Firdevs’in çocukken tarlada oynarken Muhammet ile yaşadığı şeyden, başlayan olay çıldırmamak elde olmayan amcasının tecavüzü ile ilerlerken masum çocuk temiz kalpli Firdevs’in kendine ne olduğunu bile anlamaması ile devam ediyor . Sonrası bencil huzursuzluk çıkaran anneyi sık sık döven bir baba ile devam ederken anne ile babanın da ölmesiyle Firdevs’in amcasının yanında kalmasıyla süregeliyor. Kitabın devamı Firdevs’in bitmeyen çok imtihanı, acısı, uğradığı işkence, zulüm ve eziyetlerle devam ederken en sonda kendisini idam sehpasında bulması ile sona eriyor . O kadar çok etkilendiğim ve uzun bir süre etkisinden çıkamadığım, hüzünlere boğulduğum bir yapıt ki
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,3bin okunma
Puan vermedi·324 syf.··
2022 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2022 22:41
Görmek, José Saramago’ın Körlük romanının devamı niteliğindeki eseridir ve Jules Verne’e ait değildir. Hikâye, isimsiz bir şehirde yapılan seçimlerde halkın büyük çoğunluğunun oy pusulalarını boş bırakmasıyla başlayan siyasi bir kriz etrafında gelişir. Bu beklenmedik “sessiz protesto”, devlet otoritesini sarsar ve hükümetin giderek daha baskıcı önlemler almasına yol açar. Roman, bireylerin bilinçli sessizliği ile iktidarın kontrol mekanizmaları arasındaki gerilimi inceler. Toplumun düzeni bozulurken, devletin şüphe ve korku üzerinden kurduğu baskı artar; böylece demokrasi, özgürlük ve otorite kavramları sorgulanır.
GörmekJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202222,8bin okunma
Reklam
Reklam