"Özledin mi?" diye sordum; "Bilmiyorum" dedin. — hiç duraksamadan, hiç kuşkulanmadan, çekincesiz, "Özledim" diyemediğine göre, ilişkimiz tükenmeğe yüztutmuştu demekti.
"Kaçmaya karar verdim, zira birincisi geçen yıllar boyunca yaşadığım bu hayat tarzı nedeniyle kendimi gittikçe âdeta boğulmuş hissettim ve artan bir şiddetle yalnızlığı özledim, ikincisi çocuklar artık büyüdü ve benim evdeki varlığıma gerek kalmadı."
Seni sevmeye Malik olmanın tasasında gökyüzüne bakmak gibi alışkanlıklar edindim. Öyle ekmek tutan her güzel çağlarında emelsiz özledim ihtiyar bir İstanbul'da.