Bir damlanın peşinde bir ömür…
Puan vermedi·86 syf.··
2026 583. kitabı
İskender Pala’nın Su Kasidesi adlı eserini okurken bunun yalnızca tarihî bir roman olmadığını düşündüm. Bana göre kitap, sevginin insanı nasıl dönüştürebileceğini ve bir inancın insan hayatına nasıl yön verebileceğini anlatıyor. Eser, Fuzûlî’nin aynı adlı kasidesinden ilham alırken okuyucuyu hem tarihî bir yolculuğa çıkarıyor hem de manevi bir dünyanın kapılarını aralıyor. Kitap boyunca olaylardan çok insanların duygularına, inançlarına ve arayışlarına odaklandım. Çünkü anlatılan hikâyenin merkezinde yalnızca geçmiş değil, insanın kalbinde taşıdığı sevgi var. Beni en çok etkileyen nokta, sevginin burada sıradan bir duygu olarak değil, insanı olgunlaştıran ve anlam arayışına yönelten bir güç olarak ele alınması oldu. Günümüzde sevgi çoğu zaman sahip olmakla ilişkilendirilirken, bu eserde sevginin daha çok adanmak ve anlam bulmakla ilgili olduğunu hissediyoruz. İskender Pala’nın dili yer yer ağırlaşsa da metnin ruhuna uygun bir derinlik taşıyor. Özellikle divan edebiyatına yapılan göndermeler, kitabı sadece bir roman olmaktan çıkarıp kültürel bir yolculuğa dönüştürüyor. Bu nedenle eser, yalnızca bir hikâye okumak değil; aynı zamanda geçmişin düşünce dünyasına misafir olmak gibi. Kitabı bitirdiğimde aklımda şu soru kaldı: İnsan sevdiği şeye ne kadar yaklaşırsa, kendine de o kadar yaklaşmış olur mu? Çünkü kitap boyunca sevginin yalnızca bir duygu değil, insanın kendini tanıma yolculuğunun da bir parçası olduğunu düşündüm. Kısacası Su Kasidesi, tarih, edebiyat ve maneviyatı bir araya getirirken okuyucuyu sevginin anlamı üzerine düşündüren etkileyici bir eser. Anlattığı hikâyeden çok bıraktığı duyguyla hafızada yer eden kitaplardan biri.
Su Kasidesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20201,333 okunma
10/10
·464 syf.··
2026 192. kitabı
Bu kitabı okurken kendinizi bir labirentin içinde gibi hissediyorsunuz; her beyit, her sembol bir kapı açıyor. Modern dünyanın "hemen ulaşma" odaklı aşk anlayışına inat, burada aşk bir varış noktası değil, varışa giden yoldaki "yakıcı bir çaba". Aşk, ancak ateş denizlerinden geçilerek, insanın kendi kibrini geride bırakmasıyla ulaşılabilecek bir makam. Şiirin o yoğun, adeta büyüleyici diliyle sarmalanmak ve ruhunuzdaki "aşk"ı yeniden tanımlamak istiyorsanız, Hüsn ü Aşk sizi bekliyor. Bu sadece bir aşk hikayesi değil, bir "kendini bulma" rehberidir.
Hüsn ü AşkŞeyh Galip · İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,682 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsan sevmeye gittikten sonra da devam edebilir mi?
8/10
·160 syf.··
2026 46. kitabı
Sabahattin Ali’nin Canım Aliye, Ruhum Filiz adlı kitabını okurken bunun yalnızca mektuplardan oluşan bir eser olmadığını düşündüm. Bana göre bu kitap, bir insanın sevdiklerine ulaşmaya çalışırken geride bıraktığı duyguların ve izlerin hikâyesi. Mektuplarda Sabahattin Ali’nin yalnızca eşine ve kızına duyduğu sevgiyi değil, aynı zamanda yaşadığı zorlukları, özlemleri ve hayata bakışını da görmek mümkün. Bu yönüyle kitap, okuyucuya yazarın eserlerinin arkasındaki insanı tanıma fırsatı veriyor. Romanlarında ve öykülerinde gördüğümüz güçlü kalemin arkasında, ailesine bağlı, kırılan, özleyen ve umut eden bir insan olduğunu fark ediyoruz. Kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, sevginin büyük sözlerle değil, küçük ayrıntılarla anlatılması oldu. Bir eşe duyulan özlem, bir çocuğun büyümesini görememenin hüznü ve her şeye rağmen geleceğe dair kurulan umutlar satır aralarında hissediliyor. Bu yüzden mektuplar sadece yazıldığı döneme ait değil; bugün de insanın kalbine dokunabilen bir samimiyet taşıyor. Eser aynı zamanda insanın sevdiklerinden uzak kaldığında neleri kaybettiğini de düşündürüyor. Bazen özlem, sevginin en açık hâli oluyor. Çünkü yanımızda olanların değerini çoğu zaman yokluklarında daha iyi anlıyoruz. Kitabı bitirdiğimde aklımda şu düşünce kaldı: İnsan bazen geride bıraktığı sözlerle yaşamaya devam eder. Sabahattin Ali’nin mektupları da yalnızca bir eşe ve bir kız çocuğuna yazılmış satırlar değil; yıllar sonra bile okunabilen bir sevginin tanıklığı gibi. Kısacası Canım Aliye, Ruhum Filiz; aile sevgisini, özlemi ve insanın ardında bıraktığı duygusal mirası samimi bir şekilde anlatan etkileyici bir eser. Okuyucuya sevmenin yalnızca birlikte olmakla değil, yoklukta da devam edebilen bir duygu olduğunu hatırlatıyor.
Canım Aliye, Ruhum FilizSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202031,5bin okunma
Unutmak mı, alışmak mı?
Puan vermedi·224 syf.·
2026 19. kitabı
Aşkımız Eski Bir Roman”, sadece bir aşk hikâyesi değil; zaman geçse de bazı duyguların neden eskimediğini anlatan bir kitaptı. Kitabı okurken sürekli şunu düşündüm: İnsan gerçekten birini unutuyor mu, yoksa sadece onun yokluğuna alışıyor mu? Yazar, aşkı abartılı cümlelerle değil; özlem, pişmanlık ve yarım kalmışlık duygusuyla anlatmış. Karakterlerin yaşadıkları yer yer insana kendi geçmişini hatırlatıyor. Özellikle bazı bölümlerde, bir zamanlar çok değer verdiğiniz bir insanın aniden aklınıza düşmesi gibi bir his bıraktı bende. Dili oldukça akıcı, sizi yormuyor ve hikâyenin duygusunu hissettiriyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey, bazı aşkların bitse bile insanın içinde eski bir roman gibi yaşamaya devam ettiği oldu. Bana göre duygulara dokunmayı başaran, sakin ama etkisi uzun süren kitaplardan biri…
Aşkımız Eski Bir RomanAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202331,4bin okunma
Tarihin gözyaşları…
Puan vermedi·480 syf.··
2026 15. kitabı
İskender Pala’nın Katre-i Matem romanı, yalnızca bir dönemi anlatan tarihî bir eser değil; aynı zamanda insan ruhunun acı, özlem ve sadakat karşısındaki hâlini de gözler önüne seren etkileyici bir anlatı. Roman boyunca hissedilen hüzün, okuyucuya sadece olayları değil, duyguları da yaşatıyor. İskender Pala’nın kaleminde en çok hayran olduğum şey, dili kullanışındaki zarafet oldu. Tarihî atmosferi kurarken gösterdiği titizlik, karakterlerin iç dünyalarını anlatırken sergilediği incelikle birleşiyor. Cümleleri yer yer bir şiir gibi akarken, anlatımındaki derinlik okuyucuyu kitabın içinde tutmayı başarıyor. Katre-i Matem, tarihî roman okumayı sevenler için olduğu kadar güçlü bir edebî üslup arayan okurlar için de değerli bir eser. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan yalnızca hikâyesi değil, İskender Pala’nın kelimelerle kurduğu o etkileyici dünya oldu.
Katre-i Matemİskender Pala · Kapı Yayınları · 202525,5bin okunma
insan yürekli tanrıça: Kirke
9/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:01
bu yıla her ay en az bir kitap bitirme hayalleriyle girdim ama nisan ayında ben kirke'yi elime almam ile bütün bu hayallerim suya düştü. fakat isin tuhaf kısmı kitap kötü olduğu için değil aksine fazla fevkalade ve sindire sindire okunulması gereken bir kitap olduğu için bir türlü bitiremedim. öğrenci olduğum için (camdan atlicam) kendimi gündelik hayatımdan (ve ülkemizin sikik eğitim sisteminden) soyutlayıp tam anlamıyla bir kitaba verme fırsatım pek olmuyor. ancak ben kirke'de belli bir noktaya ulaştığınızda kendinize yalnızca siz ve kirkenin kalacağı bir alan, bir zaman dilimi oluşturmanız gerekiyor. kitap siz ona dikkatinizi verdiğinizde su gibi de akıyor zaten. fakat ben kirkeye ne doğru düzgün bir zaman ayırabildim ne de alan. bu sekilde okuyamadığım ve kirkenin sahane hikayesi sürekli akademik hayatımın arasında kaynadığı için de biraz üzülüyorum acikçası. kitaba gelirsekkk, mitoloji ile ilgilenen biri olarak ünlü figür ve kahramanların hikayelerinin kirkenin hikayesi ile kesismesi bence hos olmus. tanıdığım mitolojik karakterler ile karsilastikca keyiflendim, bu sebeple de bu kitabı okuyacak sahislar mitoloji hakkında az biraz bilgiye sahip olursa kitabı daha cok takdir edebilirler diye düsünüyorum. peki mitoloji hakkında hiçbir sey bilmeden de okuyabilir misiniz? tabi. yunan mitolojisinin temel yapısı hakkında iki üç dakikalık bir arastırmayla cok da keyif alarak okuyabileceğinize inanıyorum. zaten kitabın sonuna madeline miller küçük bir mitolojik karakter sözlüğü de eklemis. okurken anlamakta pek zorlanacağınızı zannetmiyorum, okumadığınız takdirde de cok sey kaciracağınızın altını cizmek isterim. bu kitapla ilgili beni en cok etkileyen sey incelenen temalar ve kirkenin ölümlü yasama iliskin düsünceleri oldu sanırım. bir tanrıçanın gözünden ölüm, gelişim
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma