İstanbul Bayburt’a benzesin mi benzemesin mi ile hatırlayacağım
Puan vermedi·208 syf.·
2026 48. kitabı
2026’nın 48. Kitabı: Ahmet Günbay Yıldız - Beni de Kalbinde Götür Yazarın o kendine has, şiirsel kaleminden dökülen masum aşk satırlarında kaybolmak, insana iç ısıtan, umut yeşerten sıcacık bir tebessüm bırakıyor. Zihnimin odalarında hafif bir meltem gibi esen bu zarif hikayeyi tek bir günde, adeta ruhumu dinlendirerek bitirdim. Edebi yolculuğuna ufak bir eleştiri getirmem gerekirse; hikaye, yazarın Asi Delikanlı eseriyle oldukça tanıdık sulara yelken açıyor. Başkarakterlerin doktor unvanı taşıması, kalemiyle bir yazar olarak var olması ve yüreğindeki gurbet ile sıla hasreti iki romanın ortak yansımaları. Ancak itiraf etmeliyim ki, olay örgüsünün zarafeti ve akıcılığıyla Beni de Kalbinde Götür , benim dünyamda çok daha özel bir yer edindi. Günümüz popüler kültürünün ve dijital platform kurgularının dayattığı; şefkatten uzak, yalnızca ihtiras, tahakküm ve bencilce bir "elde etme" hırsı üzerine kurulan aşk anlayışından sonra, bu satırlar ruhuma adeta şifa gibi geldi. Aşkın; sabırla, naiflikle ve irade terbiyesiyle örülmüş o temiz yüzünü gençlerin de tanımasını yürekten diliyorum. Özellikle yeni neslin, sevginin bu zarif ve onarıcı halini keşfetmeleri gerektiğine inanıyor, bu yüzden tüm okurlara ve gençlere gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. #AhmetGünbayYıldız #BeniDeKalbindeGötür #KitapYorumu #OkudumBitti #KitapTavsiyesi #Edebiyat #KitapKurdu
1000Kitap
Beni de Kalbinde GötürAhmed Günbay Yıldız · Timaş Yayınları · 2023105 okunma
Puan vermedi·84 syf.··
2026 64. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:04
Şükrü Erbaş'ın şiirlerini okurken insan yalnızca dizeleri okumuyor; kendi iç sesini de dinlemeye başlıyor. Otların Uğultusu Altında, sade görünen ama derin anlamlar taşıyan şiirlerden oluşuyor. Şair, doğayı, yalnızlığı, sevgiyi ve insanın iç dünyasını öyle doğal bir dille anlatıyor ki kendinizi satırların arasında kaybolmuş buluyorsunuz. Bu kitapta beni en çok etkileyen şey, gösterişten uzak ama güçlü bir anlatımın olmasıydı. Bazı dizelerin altını çizmeden geçemedim. Özellikle insanın kendisiyle hesaplaşmasını ve hayata karşı kırgınlıklarını anlatan bölümler uzun süre zihnimde kaldı. Şükrü Erbaş'ın şiirlerinde hep bir samimiyet hissediyorum. Sanki bir şair değil de yıllardır tanıdığınız bir dost konuşuyor. Şiiri sevenlerin yanında şiire mesafeli duran okurların bile kendinden bir şeyler bulabileceği bir eser olduğunu düşünüyorum.
Otların Uğultusu AltındaŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20245,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·80 syf.··
2026 201. kitabı
Özdemir Asaf, "Sana gitme demeyeceğim, ama gitme Lavinia" diyerek edebiyatımızın en gizemli, en kırılgan ve en meşhur karşılıksız aşk şiirine imza atıyor. Şairin o kelime oyunlarından arınmış, doğrudan kalbe dokunan yalın üslubu; saklanan duyguların, gururun ve imkansız bir bağlılığın yarattığı o zarif ama derin sızıyı ruhumuza ilmek ilmek işliyor.
LaviniaÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 202229,5bin okunma
Puan vermedi·90 syf.··
2026 60. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 16:20
Sevda Çiçeği benim için kısa sürede okunmasına rağmen etkisi uzun süren kitaplardan biri oldu. Kitapta sevgi, özlem, umut ve insanın iç dünyası samimi bir dille ele alınmış. Okurken birçok satırın altını çizmek istedim. Çünkü anlatılan duygular günlük hayatta hepimizin yaşadığı ama çoğu zaman ifade etmekte zorlandığı duygulardı. Yazarın dili sade olduğu kadar içten de. Özellikle sevdayı yalnızca romantik bir duygu olarak değil, insanın hayatını şekillendiren bir güç olarak işlemesi dikkatimi çekti. Bazı bölümlerde kendi yaşanmışlıklarımla bağlantı kurdum ve bu da kitabın etkisini artırdı. Duygu yoğunluğu yüksek, sakin ama etkileyici bir okuma deneyimiydi.
Sevda ÇiçeğiAyşegül Kızılarslan · Derkenar Kitap · 202642 okunma
Beyaz Geceler Üzerine: Aşk, İdealizasyon ve Bağlanma
9/10
·218 syf.··
2022 1. kitabı
·
85 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2022 00:31
Beyaz geceler Fyodor Dostoyevski tarafından 1848 yılında yazılmış ve aynı yıl içerisinde yayımlanmış, romantizm ile gerçeklik arasında bir geçiş niteliği taşıyan değerli bir uzun öyküdür. Eserimizin kahramanı Bay Hayalperest, olanca yalnızlığı içinde yaşama ait hissetmek, yaşamın bir parçası olabilmek, arayışını anlamlı ve amaçlı kılabilmek için gerçeklikten kopararak, bir gün gerçek bir yaşama nüfuz edebileceği ümidiyle zihninde kurmaca bir dünya yaratarak adeta bir hayatta kalma mekanizması geliştirmiştir. Hayal, aşk ve gerçeklik teması ekseninde oluşturulmuş olan bu eserde isimsiz bir anlatıcının dört gece boyunca yaşadığı duygusal deneyim aktarılmaya çalışılır. Kahramanımız Bay Hayalperest, bir gün gerçek anlamda, gerçekliğe nüfuz edebilecek ve onu derinden anlayıp sevebilecek bir bağlanma nesnesi arayışındadır. İşte tam bu sırada karşımıza Nastenka çıkar. Hayalperest ilk defa bir şey tarafından görüldüğünü hisseder ve Nastenka’yı henüz doğru dürüst tanımamasına rağmen ona karşı derin bir sevgi ve bağlılık hisseder, hatta daha da ileri gidip ona aşık olduğunu bile ifade eder. Eserin trajedisi de işte tam burada başlar. Aslında Nastenka’nın hikâyesi, Hayalperest’in hikâyesiyle fikir olarak neredeyse aynıdır. Nastenka da yalnızdır ve yaşamı onu kaygılandırır ve huzursuz eder. Fakat Nastenka’nın yalnızlığının farkına varması ilk kez kiracının yaşamına dahil olmasıyla gerçekleşir. Zannımca Nastenka, kiracı sayesinde bir başka ihtimalin de olduğunu bütün çıplaklığıyla kavrar, sıkıştırılmış hisseder ve özgürlüğü arzu eder. Nastenka’ya bir kapı aralanır kiracı sayesinde; Nastenka kapıyı itmek, sonuna kadar açmak ve dışarı çıkmak ister. Dışarı ihtimali onu heyecanlandırır. Kitaptaki sevgi kavramı üzerinde durulması gereken bir kavramdır. Çünkü baktığında Nastenka
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,2bin okunma
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:35
Tarihte yaşanan susturulmayı görünür kılmak adına yazılmış bir kitap. Oldukça dağınık gidiyor olmasına rağmen tatlı bir gece uykusu öncesi sohbeti aslında. Metinden kopmalar yaşasam da beğendiğimi söylemeliyim. Politik bir anlatı fakat didaktik değil. Şiirsel bir deneyim tadında. Hepsini tek metinde yapmak riskli bir seçim fakat kendimi kaptırmamak elde değildi “Sonra Juan durup dururken konuşuyor ama bir sohbet başlatır gibi değil de sonlandırır gibi..” “Ama söz ver nene eğip bükeceksin, yalan söyleyeceksin, sabitli şekil alabilir hale getireceksin. Söz veriyorum, Juan.” “Sonra sessiz gökyüzünün siyahımsı mor rengine bakınca hissettin ya da algıladın, biz gecenin en temel direnişindeydik, günün yeninden doğacağına inanmanın zor olduğu bir zamanda..”
KarartmalarJustin Torres · Livera Yayınevi · 202512 okunma