Bazen etrafımızda o kadar esrarlı bir hadise olur ki ince teferruatına kadar bunu sezeriz, fakat hiçbir şey idrak etmeyiz ;ruhumuzun içinde ikinci bir ruh her şeyi anlar, fakat bize anlatmaz, böyle korkunç işaretlerle bizi muammanın derinliklerine atar ve boğar.
Doktor :"Bu taze bir kadavra, yeni gelmiş." dedi. "Taze" ve "kadavra" kelimelerinin tezadı beni ürpertti.
Doktor anlatıyordu :
-Bu zavallı, dünyada hiç bir şeyleri olmayan insanlardan.. Bunların öldükten sonra bir mezarları bile yoktur.
Peyami Safa'nın okuduğum ilk kitabıydı ve bayıldım. O kadar güzel anlatıyor kahramanın yaşadığı hisleri öyle kelimelerle yazıya döküyor ki birebir hissettim. Duyduğu şüpheleri, kuruntularını, insanın o bazen hissettiği ama kendine bile söyleyemediği anları çok güzel işlemiş. Kahramanı anladım, gördüm, duydum, hissettim yaşadığı acılara ortak oldum. Bu benim için vazgeçilmez bir deneyimdi. Gerçekten hasta olan benmişim gibiydi. Bu yayın farsça bazı kelimelerin anlamlarını da sayfanın alt kısmına eklediği için kelimeleri cümleyi anlamak daha kolay oldu. Anlamına bakmak için Googleda aramadığım ve kitaptan da kopmak zorunda olmadığım için çok mutluyum. Ve okumayan herkese okumasını tavsiye ediyorum. Benim için okuması lezzetli, olanı biteni içimde hissettiğim, kısa sürede bitirdiğim bir kitap oldu. Peyami Safa okumak için güzel bir başlangıç. Diğer kitaplarını da merak ediyorum.