Puan vermedi·88 syf.··
2026 136. kitabı
Kübalı yaşlı bir balıkçının devasa bir kılıçbalığıyla okyanusun ortasında giriştiği o amansız ve tek başına mücadeleyi hayranlıkla okudum. Hemingway, insanın doğayla olan savaşını anlatırken aslında azmin, yenilmezliğin ve iradenin sınırlarını muazzam bir sadelikle işlemiş. "İnsan mahvolabilir ama yenilemez" sözünün vücut bulmuş hali olan, içimde derin izler bırakan çok güçlü bir hikayeydi.
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202541bin okunma
TÜRKAN 'TEK VE TEK BAŞINA
Puan vermedi·344 syf.··
2026 9. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 18:26
SPOLİER İÇERİR! Türkan Saylan'ın değerli mektuplarıyla hayatına daha yakından bakmamıza vesile olan Yazar Ayşe Kulin'e teşekkür ederim. Türkan Saylan, kelimenin tam anlamıyla Cumhuriyet Kadını. İdealin, azmin ete kemiğe bürünmüş hali. Yaşamını idealine ve mesleğine adamış elleri öpülesi kadın.Çocukluğunun ilk yıllarından itibaren kafasına koyduğu doktorluk mesleğini ölüm anına kadar layıkıyla terine getirmiş bir Cumhuriyet Kadını. Kitabı okurken, hayatının her alanında azimli durulunu görebiliriz. Okurken evlenen; çğrencilik yükünün üzerine aile, eşlik ve annelik yükünü yükleyen, taşadığı hastalık yüzünden 13 ay boyunca yüzüstü yatan, eşinin tahsilini bırak evine çocuğuna bak dayatmalarına boyun eğmeyen, gencecik yaşında kanser illetini yenen güçlü kadın. Kitabı okuduktan sonra Türkan Saylan aklımda, güçlü, azimli, kararlı, başarılı, tuttuğunu koparan bir kadın olarak kalacak. Kelimenin tam manasıyla bir Türk Kadını. Kitap boyunca cesaretiyle ve inancıyla beni büyüledi; kimsenin yaklaşmaya cesaret edemediği cüzzamlı hastaları korkmadan, çekinmeden tedavi etmesi, tiksinmeden ya da geri durmadan sofralarına kadar oturması , kararlı tutumuyla Lepra Hastanesi'ni kurması ve sürdürmesi, şehir şehir ,mezra, taşra demeden yurdun dört bir yanıan gidip cüzzamlılara umut olması Türk Hekimi'ne yaraşır bir hareketti. Yaşamındaki tüm olumsuzluklara rağmen umuda tutunacak bir dal muhakkak bulması insanın içini ısıtıyor. Bu kadar umut dolu olması insanı bir yandan şaşırtırken diğer taraftan da güzel yarınlar için güdülüyor. Kardelenler Okula Projesi, cüzzamlı insanları hayata karıştırma çabası, kendini çalışmalarına ve bilime adaması ve arkasında gözaydınlığı evlatlar ve insanlar bırakması da Türkan Saylan'ın yarına olan inancını gösteriyor. Meyve
TürkanAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20186bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·192 syf.··
2026 45. kitabı
Sol Ayağım, beyin felciyle doğan ve sadece sol ayağını hareket ettirebilen Christy Brown'ın, tüm engellere ve imkansızlıklara meydan okuyan hayat mücadelesini anlatıyor. Christy Brown, çevresinin kendisini zihinsel engelli sanmasına rağmen sol ayağıyla yazmayı, resim yapmayı öğrenerek hayata nasıl tutunduğunu ve azmin gücüyle nasıl başarılı bir yazar ve ressam olduğunu kendi ağzından ilham verici bir dille aktarıyor.
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201794,8bin okunma
Puan vermedi·517 syf.··
2026 23. kitabı
Kendi sınıfının sığlığından kurtulmak, aşık olduğu burjuva kadının dünyasına kabul edilmek ve zihnindeki o muazzam entelektüel potansiyeli gerçekleştirmek için kelimenin tam anlamıyla canını dişine takan bir işçinin, bir denizcinin o devasa varoluş mücadelesi. Martin’in açlıkla, uykusuzlukla ve toplumun her kesiminden yükselen o aşağılayıcı duvarlarla tek başına savaşarak zirveye tırmanışını okurken, azmin ve iradenin sınırlarına hayran kalıyorsunuz. Ancak Jack London, asıl sarsıcı darbeyi o çok arzulanan zirveye ulaşıldığında vuruyor. Martin Eden, idealleştirdiği o burjuva dünyasının aslında ne kadar boş, iki yüzlü, sanattan ve gerçek düşünceden uzak olduğunu anladığında; eski sınıfına da artık ait olamadığını fark ediyor. İki dünya arasında, o mutlak ve uçsuz bucaksız yalnızlığın ortasında kalmanın, başarının getirdiği o soğuk ve anlamsız şöhretin trajedisi bu. Kitabın o kaçınılmaz ve derin bir sessizliğe gömülen son sayfalarını kapattığınızda; insanı ayakta tutan şeyin hedefin kendisi değil, o hedefe giden yoldaki tutku ve inanç olduğunu, o inanç bittiğinde dünyanın en parlak zirvesinin bile karanlık bir okyanustan farksız kaldığını içiniz sızlayarak anlıyorsunuz.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma
Puan vermedi
#kitapyorumu . . İçimdeki Hayal, çok satan İçimdeki Müzik serisinin üçüncü kitabıdır. ilk iki kitabı daha önce okumuştum ve bu eserde Melody'in hikayesi kaldığı yerden devam ediyor. On bir yaşında serablar palsi hastalığı olan Melody, konuşamıyor, yürüyemiyor, kendi başında hiç bir şey yapamıyorum ama inanılmaz zeki bir çocuk ve iletişimini elektronik bir cihaz üzerinden yapıyor. Melody'in hikayesi umut ve azmin gücünü anlatarak, insanın kalbine dokunuyor. Dünyayı onun gözünden görmemizi sağlarken, empati duygusunu da geliştiriyor. Bu kitapta Melody, dünyanın her yerinden Londra'yı ziyaret eden özel çocuklarla birlikte dünyayı herkes için daha eşit bir yer haline getirmeye çalışıyor. Melody'in dünyasına adım attığınızda hayata ve sahip olduğunuz şeylere karşı bakış açınız değişecek. Ve unutmamalı ki hepimiz birer engelli adayıyız. "Biz görünmez değiliz" diyen Melody'nin hikeyesini okuduktan sonra boğazınız da düğüm ve yüzünüzde tebessüm kalacaktır.
İçimdeki HayalSharon M. Draper · Genç Timaş Yayınları · 2025744 okunma
Kadın sünneti İslamda yoktur!
7/10
·256 syf.··
2026 611. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 13:09
Kitap ünlü siyahi bir kadın modelin otobiyografisi. Kitabın ilk kısımlarını okurken arka fonda Sezen AKSU - Ünzile çalıyor resmen. Şarkıyı bilenler çocuk yaştaki Ünzilenin bizim topraklarda bir kaç koyuna değişildiğini bilir. Gelelim kitaba. Waris Afrika çöllerinde 5 yaşında sünnete maruz kalıp, babasının arkadaşı tarafından ne yaşadığını bile anlamadan tecavüze uğramış, 14 yaşında bir deve karşılığında yaşlı bir adama eş diye satılmış milyonlarca talihsiz Afrikalı kız çocuğundan yalnızca biri. Kitapta beni en çok sarsan bu kadın sünneti ve tecavüz olayı oldu. Afrika’da bir çok müslüman ülkede kadın sünneti uygulamasının yaygın olduğunu, kadınların eşlerine sadık ve uysal olmasının amaçlandığını öğrendim. Dünyanın farklı bölgelerinde İslamiyetin farklı yaşanış şekilleri ile karşılaşınca insanın “Bunlar Müslümansa ben değilim o zaman!” diyesi geliyor. Allah isteseydi kadını zaten o şekilde yaratırdı. Bu sünneti yapan erkeklerin özgüvensizliğinin altındaki zulüm yaratıcıya şirk koşmak değil mi? “Sen böyle yaratmışsın, ama bilememişsin!” diyip kızları ilkel şartlarda kesip dikmek, çoğunun ölümüne sebep olmak da ne demek! İster istemez öfkeleniyor insan. Bir yandan da bencilce “İyi ki bu topraklarda doğmuşum.” diye utanarak geçiriyor içinden. Kitaba dönersek Somali’deki Waris bu yaşlı adamla evlilik fikrini kabullenemeyip, çöldeki göçebe hayatından kaçıp, annesinin ailesine sığınıyor. Akrabalarının çocuklarına bakıp, evlerinde hizmetçilik yapıyor. Londra’ya oradan Amerika’ya gidip gözünün açıklığı ile model olmayı başarıyor. Bu süreçte sünnetinin sonuçlarını bir parça düzeltmek için ameliyat olup, oturma izni için iki farklı adamla sahte evlilik yapıyor. Kendi hayatını kurtarmak için ne gerekiyorsa onu yapıyor. Güçlü, azimli kadın nasıl olur gösteriyor hayatıyla bizlere.
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,6bin okunma