İnsanlar sanki uyurgezer gibi yaşıyorlar hayatlarını. Önemsiz şeyleri kafaya takıyorlar: Şöhret ve para istiyorlar, diğerlerini kıskanıp hiçbir önemi olmayan şeyler için büyük mesafeler kaydediyorlar. Anlamsız hayatlar sürüyorlar. Yiyor, uyuyor ve kendilerini meşgul edecek sorunlar icat ediyorlar. Asıl olanı unutup geçici olana takılıyorlar." Başını iki yana salladı. "Sorun ölümün soyut bir şey olmamasında.
Çingeneleri yalnızca ben sevmiyormuşum. İnsanı gülümseten bir parça bırakıyorum.
"Çingene, insanın tabiata en yakın kalan cinsidir. Zannedilir ki, bu nur yüzlü ve şeffaf dişli kır sakinleri, insan şekline girmiş birtakım neşeli ağaçlardır." Ahmet Haşim.