Adı:
Bize Göre
Baskı tarihi:
16 Aralık 2004
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799752631051
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Ahmet Haşim'in ince, zarif, nükteli, sanatlı, işlenmiş, kadife gibi yumuşak ve açılmış çiçekler gibi olgun nesirini methetmek için ne söylense belki az gelir. Ekseriyetle pek zeki ve bazen de için için alaycı olan bu nesir hakikaten ne güzeldir! Ahmet Haşim bunlarla "Bize Göre" hisler ve fikirler yazmıştı...

Hatırlıyorum, Ahmet Haşim, İkdam'da bir "Bize Göre" parçasını fikrinden ve kalbinden sızdıra sızdıra bütün yarım gününü geçirerek, akşam doğru, zorlukla bitirir ve imzalardı. En evvel, yazdılarını birer birer herkese, İkdam'ın her yazarına ve her gelen misafirine okurdu. Hepsinden bir tavsiye, bir fikir, bir his almaya, her yeni okuyuşu üzerine bir tashih daha yapmaya çalışırdı." 

Abdülhak Şinasi Hisar 

MEB tarafından tavsiye edilen 100 Temel Eser'den...
224 syf.
·1 günde·8/10
1887-1933 yılları arasında yaşayan yazar/şair Ahmet Haşim’in denemelerinden oluşan eser “Bize Göre”.

Şahsına münhasır bir yazar Ahmet Haşim. Bunu denemelerindeki düşüncelerinden anlıyoruz elbette. Zaten çoğu önemli insanın, yazarın veya sanatçının; çok normal, sıradan insanlar olmasını bekleyemeyiz, diye düşünüyorum. Ahmet Haşim de enteresan duygu ve düşüncelerini korkusuz ve çekinmeden, “kendine göre” dile getiriyor. Bir deneme eseri için çok başarılı bir isim: “Bize Göre”. Baştan kabul ediyor yazar, söylediklerinin tamamen kesin net gerçekler olmadığını. Bize göre böyle diyerek işin içinden sıyrılıveriyor.

Bu bağlamda Haşim’in bazı düşüncelerine katılmayabilir, karşı çıkabilirsiniz, bu çok doğal. Karşınızda enteresan bir yazar var çünkü. Leylekleri, "ay"ı, akşamı çok seven; buna karşın köpeklerden, kargalardan, bahardan, güneşten nefret eden; bir tahtakurusundan cümlelerce “müthiş bir böcek” diye bahsedip, tahtakurusunu yere göğe sığdıramayan, başparmağı en önemli organımız olarak anlatan ve sayamadığım türlü değişik fikirlere sahip bir yazar Ahmet Haşim. Bu kitap, bu değişik düşünceleri bize aktaran bir eser.

Karşıt düşünceler duyduğunuzda “hadi oradan” deyip kestirip atan bir okur değilseniz, ki bir okur asla böyle olmamalıdır diye düşünüyorum, bize yazarının yaşadığı dönemi çok güzel anlatan bu kitabı keyif olarak bir çırpıda okuyacaksınız…
224 syf.
·3/10
Ahmet Haşim'in gözlemlerini aktardığı, bir gazetenin köşe yazılarını andıran türde bir kitap olmuş. Açıkçası beğenmedim. Ve hatta zaman kaybı olarak görüyorum.
  • Karabibik
    6.3/10 (222 Oy)136 beğeni1.052 okunma252 alıntı4.843 gösterim
  • Kendi Gök Kubbemiz
    8.7/10 (190 Oy)188 beğeni747 okunma460 alıntı5.344 gösterim
  • Zehra
    7.1/10 (299 Oy)241 beğeni1.542 okunma187 alıntı9.133 gösterim
  • Gülistan
    8.4/10 (294 Oy)312 beğeni1.163 okunma1.839 alıntı13.529 gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (1.280 Oy)1.277 beğeni5.326 okunma2.225 alıntı29.473 gösterim
  • Cezmi
    7.8/10 (228 Oy)187 beğeni1.059 okunma352 alıntı7.766 gösterim
  • Değirmenimden Mektuplar
    7.2/10 (170 Oy)118 beğeni785 okunma200 alıntı7.181 gösterim
  • Dörtlükler
    8.7/10 (1.211 Oy)1.279 beğeni4.141 okunma3.060 alıntı23.264 gösterim
  • Kutadgu Bilig
    8.7/10 (196 Oy)226 beğeni718 okunma686 alıntı9.336 gösterim
  • Kelile ve Dimne
    8.3/10 (379 Oy)343 beğeni1.835 okunma887 alıntı9.982 gösterim
104 syf.
·Beğendi
1920 li yılları anlatan güzel bir deneme. Kitapta en çokta dikkatimi çeken konu 1928'lerde arabaların yolları doldurması kargaşaya sebebiyet vermesi, Haşim şimdi yaşasa ne derdi acaba? Keyifli okumalar.
156 syf.
·2 günde·8/10
Eser, Haşim'in İkdam gazetesinde 1928 yılı boyunca sanat ve edebiyat sütunlarında kaleme aldığı köşe yazılarından mürekkep. Yayına hazırlayan Mustafa Çiçekler'in, kitabın ön sözünde söylediğine göre sadeleştirmede aşırıya kaçılmamış fakat ben buna rağmen oldukça anlaşılır buldum. Ya Haşim nesirde çok açık bir dil kullanıyor ya da Çiçekler'in aşırıya bakışı biraz farklı.

Eserin dili ve üslubunu bir kenara bırakacak olursak, editöryal işçilik bakımından dağınık buldum. Kitabın ikinci kısmı olan seyahat bölümünde bu durum gözlenmese de kitaba ismini veren "Bize Göre" kısmında, daldan dala atlanmış gibi duruyor. Kronolojik sıralama yerine içerik bakımından birbirine daha benzer nitelikte köşe yazıları birbiri ardına sıralanabilirdi bana kalırsa. (Gazi başlıklı yazı hariç. O diğerlerine göre daha geç bir tarihte yazılmış olmasına rağmen, önemi bakımından girişten hemen sonraya yerleştirilmiş.)

Haşim, köşe yazılarının konularını günlük hayatta karşılaştığı durumlardan ve edebiyattan alıyor. Edebiyat ve sanattan bahsederken (özellikle şiirden) sızlanmayı andıran bir öfkeyle eleştiriler savuruyor. Ama Haşim'in onu haklı kılacak bir özelliği var: O, mevcut durumu eleştirirken durumu değiştirmek için hiçbir şey yapmayanlardan değil. Özellikle "Mecmua" ve "Münekkit" başlıklı yazılarına katılmamak elde değil.

Edebiyatta yeniliğin ve diriliğin yanında yer alan Haşim, toplumsal değişiklikleri hazmedebilmiş görünmüyor. Arada bir kendini tutamayıp serpiştirdiği kadın karşıtı yazıları önce 19. asırın son demlerinde yetişmiş bir adamın bu kadar modern olabileceği düşüncesiyle hoş görülebilir geldi. Fakat seyahat yazılarının yer aldığı bölümde Fransız kadınını pervasızca övüşüyle kafamı karıştırdı ve epey de kızdırdı. Özellikle "Erkekleşme", "Kürk", "Cazibe", başlıklı yazılarında açıkça kadın düşmanı bir tavır sergiliyor.

"Erkekleşme"de, yaygın intiharları dahi kadının ekonomik özgürlüğünü ele almasına, iş hayatına karışmasına bağlayıp bilime, siyasete vb. erkek alanı görülen alanlara ayak basan güçlü kadını, "Binlerce asırlık erkek medeniyetini anlamak ve benimsemek için işe pek geç koyulan kadın, şimdi müthiş bir gayrete mahkumdur. Er geç, zihin yorgunluğu, dünya yüzünü, saçı vaktinden evvel dökülmüş, cascavlak düşünür kadın başlarıyla da dolduracaktır." şeklinde tanımlıyor.

"Cazibe"de ise artık tamamen sınırını aşarak, kadına çekicilik tavsiyeleri veriyor. Tavsiyeleri, kadının çok konuşmaması ve yılışmaması yönünde. "Bazı kadın başları, gerçekte, altın, elmas ve yakuttan yapılmış tiksindirici birer alıklık deposudur." diyerek bize söylenecek hiçbir söz bırakmıyor.

Neticede, Haşim çağdaşı sanatçılara öfkeli, kadınlara mesafeli, bir yandan çocuksu bir yandan karamsar kişiliğini yaşadıklarıyla, yaşadıklarının düşündürdükleriyle bir gazete yazıları silsilesiyle açıkça ortaya koymuştur. Kimi yönleriyle okunası, kimi yönleriyle bir koliye kaldırılası bir eser.
224 syf.
·Beğendi·8/10
15 yıl aradan sonra yeniden buluştuğumuzda,sıradan şeylere bu kadar güzel tasvirler yaparak her cümledede yüzümde kocaman gülümsemeler oluşmasını sağlayan sevgili Ahmet Haşim...

Seni ne kadar özlediğimi okurken daha iyi anladım...insan sevdikleriyle arasına bu kadar yıl koymamalıymış...

Bu kitabın özellikle "Bize Göre" bölümünü çok beğendim...Ahmet Haşim'in o gün dikkatini çeken şeylerle ilgili yazdığı , duygu ve düşüncelerini anlatan bu cümlelerde kimi zaman hüzün,kimi zaman hayret kimi zaman mutluluk hissettim...
İkinci bölüm kısa Paris seyahatini anlatıyor,o bölümün ilk bölüm kadar etkileyici olmadığını kabul ediyorum...

Ahmet Haşim...Ne güzel anlatmışsın Esnemeyi,Çingeneleri,Fransız Kadınlarını,Baş Parmağı...40 derecelik ateşin bile,ne kadar güzel yönleri varmış...

Kısacık,hemen okunan ama okudukça içinizi ısıtan cümlelerle dolu bir kitap...
140 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Ahmet Haşim'in deneme-inceleme türündeki bu eseri İkdam dergisinde yazdığı köşe yazılarından oluşuyor. Yazılar dönemin şartlarını olduğu gibi yansıtıyor bu nedenle. Ahmet Haşim her konuda yazmış, dönemin şairlerinden, şiirlerinden, yazın dünyasından, dönemin yaşam tarzı, insanları, yurt dışı gezileri... bazıları da eleştiri niteliğinde olmuş yazıların. Edebiyata dair düşüncelerini de sık sık paylaştığı yazılarında Ahmet Haşim'in görüşlerini görmemiz mümkün. Kitabı beğendiğimi söyleyemem ama deneme türü sevenler için okunabilir bir eser olmuş.
119 syf.
·1 günde·7/10
Kitap, Ahmet Haşim'in 1928'de İkdam Gazetesi'nde yazdığı yazılarından oluşur. Süleyman Nazif'ten, Ahmet Hikmet'ten ve konusuz edebiyattan, Cenab Şehabettin'den,dönemin dergilerinden ve şairlerinin başarısızlıklarından, İstanbul'dan, eski ve yeninin çatışmalarından, dinlenmek için gittiği Paris'ten ve yeni ortaya çıkmış birkaç edebî akımdan bahseder. Ahmet Haşim'in meşhur akşam ve karanlık sevdası burada da kendini hissettirmiş. Şu satırları örnek göstermek yeterli olur sanırım: "Güneş, bütün gün, insana doğru fakat acı şeyler söyleyen bir arkadaştır. Onun ışığında eğlenmenin ve mutlu olmanın hiç imkânı var mı? Nihayet akşam oldu. Karanlık bastı. [...] Artık her şeyi açıkça görmek ıstırabından kurtulmuştuk."
Birkaç saatte okunabilecek hacimde ve akıcılıkta bir kitap. Yer yer eleştirel ve iğneleyici bir dil kullanılmış. Bazı kısımları öylesine yazılmış hissi uyandırsa da döneme tanıklık eden biriyle sohbet niteliğinde bir eser.
224 syf.
·4 günde
Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları olmak üzere iki bölümden oluşan bu eser, yazarın şiirde okuduğumuz gibi aslında içine kapanık biri olmadığını görüyoruz. Yazarın sosyal çevresiyle kurduğu ilişkileri ve düşünceleri hakkında az çok bilgiye sahip olabiliyoruz...
107 syf.
·Beğendi·9/10
Ahmet Haşim in deneme olarak hazırladığı bu kitapta köşe yazılarını bir araya getirip,az sözcüklerle herşeyi güzel bir şekilde nasıl anlatılabileceğini gözler önüne sermiş bulunuyor...Düz yazının en güzel eseri olmuş diyebilirim..bendeki 2007 baskısıdır..Okumaya değer nayif bir kitap...
224 syf.
·7 günde·4/10
İkdam Gazetesinde yayınlanan denemelerini bu kitapta toplayan Ahmet Haşim günlük hayatıyla ilgili bir çok konuda yazdığı denemeleri yer alıyor. Gözlemlerini, fikirlerini, deneyimlerini paylaşıyor. Aynı zaman da yurt dışı seyahatlerine de yer veriyor.
224 syf.
Ahmet Haşim'in şairliğini zaten çok beğenirim bununla beraber düz yazılarında da şiirsel bir dil kullanır. Bize Göre eserini ilk kez bölümüm gereği dersten geçmek için okumuştum . Ancak daha sonra bazı bölümlerini tekrar tekrar okudum ve her seferinde ayrı bir tat aldım. Eserde kırk iki adet çeşitli başlıklar altında fıkra türünde yazı bulunuyor . Haşim'in hayata dair düşüncelerini merak edenler ve aynı zamanda şiirsellikten vazgeçemeyeler bu eseri okumalı.
112 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Türk edebiyatının büyük şairlerinden olan ve kendisine aynı zamanda "Akşam şairi " denilen Ahmet Haşim'in deneme türünde vermiş olduğu güzel bir eser.Konu başlıklarından oluşan ve okuyucuyu sıkmayan güzel bir eseri kaleme almış gerçekten .Okunmaya değer
"Sıhhatin fahiş derecede pahalı olduğu bir asırda,ucuz bir neşeyi neden fazla görmeli?"
Ahmet Haşim
Sayfa 64 - Anonim Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bize Göre
Baskı tarihi:
16 Aralık 2004
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799752631051
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Ahmet Haşim'in ince, zarif, nükteli, sanatlı, işlenmiş, kadife gibi yumuşak ve açılmış çiçekler gibi olgun nesirini methetmek için ne söylense belki az gelir. Ekseriyetle pek zeki ve bazen de için için alaycı olan bu nesir hakikaten ne güzeldir! Ahmet Haşim bunlarla "Bize Göre" hisler ve fikirler yazmıştı...

Hatırlıyorum, Ahmet Haşim, İkdam'da bir "Bize Göre" parçasını fikrinden ve kalbinden sızdıra sızdıra bütün yarım gününü geçirerek, akşam doğru, zorlukla bitirir ve imzalardı. En evvel, yazdılarını birer birer herkese, İkdam'ın her yazarına ve her gelen misafirine okurdu. Hepsinden bir tavsiye, bir fikir, bir his almaya, her yeni okuyuşu üzerine bir tashih daha yapmaya çalışırdı." 

Abdülhak Şinasi Hisar 

MEB tarafından tavsiye edilen 100 Temel Eser'den...

Kitabı okuyanlar 914 okur

  • Kamuran özdere
  • Muhammed Emin Avcı

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.5 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları