Bozkırkurdu ~ Hermann Hesse
Merhaba sevgili kitapseverler, bugün size kendi trajedisine gülebilenlerin romanı; Bozkırkurdu ile geldim.
İnsanın kendi içindeki o vahşi ve uyumsuz tarafıyla yüzleşmesi ne kadar acı vericidir öyle değil mi? Hermann Hesse’nin başyapıtı sadece modern toplumun sahteliğine dışarıdan bakan yalnız bir adamın hikayesi değil aynı zamanda insanın kendi zihninin içinden çıktığı sarsıcı bir psikolojik yolculuk.
Kahramanımız Harry Haller, hayatı fazla ciddiye alan, içindeki kuralcı insan ile vahşi kurt arasında parçalanmış bir ruh. Ancak kitabın asıl vurucu mesajı, Goethe ve Mozart gibi “ölümsüzlerin” temsil ettiği o üst düzey kabullenişte saklı. Yaşamın acısıyla ve saçmalığıyla baş etmenin yolu, onun trajedisine yukarıdan bakabilmek ve kahkahayı basabilmektir, diyor kitap.
Kitabın o akıllara durgunluk veren “Sihirli Tiyatro” bölümü (Sadece Kaçıklar İçin!), aslında kusursuz bir psikolojik iyileşme sürecinin, Carl Jung’un aktif imgelem tekniğinin edebi bir dışavurumu. Harry, bu sayede bilinçdışındaki figürlerle yüzleşiyor, onlarla konuşuyor ve kendi parçalanmış benliklerini anlamaya çalışıyor. Karşısına çıkan Hermine karakteri ise sıradan bir kurtarıcı değil; Harry’nin içindeki dişil yan.
Bozkırkurdu, ruhumuzun tek bir benlikten ibaret olmadığını, içimizde binlerce farklı versiyon taşıdığımızı ve iyileşmenin ancak tüm bu parçalara şefkatli bir kahkahayla sarılmaktan geçtiğini anlatan sarsıcı bir rehber.
Hayatı ve kendinizi çok ciddiye aldığınızı hissettiğiniz bir dönemdeyseniz, Sihirli Tiyatro’nun kapısından içeri adım atmanın tam vaktidir.
Herkese keyifli okumalar dilerim, sevgiyle
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20139,7bin okunma
Bir zamanlar aklı başında olmak için ne kadar içten çabalamıştı. Ama aklı başındalık, dünyaya ait bir balonu, kırılgan, küçük sırlar ve arzularla dolu bir balonu tutmak gibiydi