PulseoftheBook

Puan vermedi·98 syf.··
2026 17. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 11:53
Stella’yı Öldürüyoruz/Beşinci Yaş ~ Marlen Haushofer Merhaba sevgili kitapseverler, Avusturya edebiyatının sarsıcı kalemlerinden biri olan Marlen Haushofer, özellikle kadınların iç dünyasını ve toplumun görünmez baskılarını anlatan, insan ruhunun karanlık bölgelerini dikkatle ortaya çıkaran önemli kalemlerden biri. Yalın dili, keskin gözlemleriyle anlatılan bu iki novellaya birlikte bakalım; Stella’yı Öldürüyoruz’da bir aileye misafir gelen genç bir kadının yavaş yavaş nasıl yok oluşa sürüklendiği anlatılıyor. Anlatıcının gözünden, evlilik içindeki yabancılaşmayı, suçluluk duygusunu ve bastırılmış gerçekleri okuyoruz. Yazar, sıradan bir aile tablosunun ardında yatan karanlığı öyle yalın ama öyle derinden anlatıyor ki, her cümle insanın içine işliyor . Beşinci Yaş da ise insanın dünyayla olan ilk çatlağı anlatıyor. Beş yaşında bir çocuğun masumiyetiyle yetişkinlerin karmaşık, bazen acımasız dünyası arasındaki o ince çizgide geziniyoruz. Marili’nin büyükanne ve büyükbabasının dağlardaki çiftliğinde geçen bir yıl, aslında bir çocuğun hayatın soğuk gerçekleriyle ilk kez tanışmasının hikâyesi. İki novella, tek nefeste okunacak ama izi uzun süre silinmeyecek bir kitap. Herkese keyifli okumalar dilerim, sevgiyle
Stella'yı Öldürüyoruz - Beşinci YaşMarlen Haushofer · Yapı Kredi Yayınları · 202639 okunma
Reklam
Puan vermedi·176 syf.··
2026 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 21:07
Silahtar Bahçeleri ~ Zabel Yesayan Merhaba sevgili kitapseverler, bugün sizi edebiyat hafızanızda derin bir iz bırakacak olağanüstü bir kadınla ve onun büyüleyici eseriyle tanıştırmak istiyorum: Zabel Yesayan ve onun çocukluk cenneti Silahtar Bahçeleri. Bazı kitaplar vardır kapağını açtığınız anda burnunuza hanımeli, mor salkım, yağmur sonrası ıslanmış toprak kokusu ve eski İstanbul gelir. Sizi elinizden tutar ve betonların altında kalmış o eski, çok dilli İstanbul’a götürür. İşte bu kitapta tam olarak böyle bir zaman makinesi,bir hafıza kazısı. 1878’de Üsküdar’da doğan yazar döneminin en parlak kadın aydınlarından biri. Yıllar süren kaçışlarının ardından yolu Sovyetler Birliği’ne düşmüş ve hayatı Stalin döneminde, Sibirya’daki meçhul bir sürgün kampında acı bir şekilde son bulmuş. Onun bu karanlık ve meçhul sonunu bilmek, çocukluğunu geçirdiği o zamanları okurken insanın boğazına tarifsiz bir düğüm bırakıyor. Bu otobiyografik eserde yazar bizi Türklerin, Ermenilerin, Rumların bir arada yaşadığı çok dilli, çok sesli o eski Üsküdar sokaklarına götürüyor. O devasa, meyve ağaçlarıyla dolu bahçeli evlerin arasında küçük bir kız çocuğunun dünyayı, yetişkinlerin ikiyüzlülüğünü, doğanın gücünü ve kendi kadınlığını keşfetme sürecini müthiş bir psikolojik derinlikle okuyoruz. Kitabın en çarpıcı yanı, yazarın muazzam duyusal hafızası. Yazar geçmişi bir gülün kokusuyla, ahşap merdivenlerin gıcırtısıyla, rüzgârın yapraklarda çıkardığı sesle ve Üsküdar’ın o ağırbaşlı melankolisiyle çağırıyor. Bize, ev dediğimiz şeyin sadece taşlardan yada ahşaptan ibaret olmadığını, asıl evin hatırladıklarımız olduğunu fısıldıyor. Eğer İstanbul’un geçmişine, çocukluğun o büyülü dünyasına ve mekânların ruhuna ilgi duyuyorsanız, Ermeni edebiyatının bu güçlü, lirik sesini okumanızı tavsiye
Silahtar BahçeleriZabel Yesayan · Aras Yayıncılık · 202354 okunma

PulseoftheBook

, bir kitap okudu
Puan vermedi·98 syf.··
15 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 11:53
·
2026 17. kitabı
Marlen Haushofer
7.5/10 · 39 okunma

PulseoftheBook

, bir kitap okudu
Puan vermedi·176 syf.··
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 21:07
·
2026 16. kitabı
Zabel Yesayan
7.3/10 · 54 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 00:40
Diğer Çocuk ~ Joy Williams Zihnin Araf’ında bir kabus: Diğer Çocuk Merhaba sevgili kitapseverler, gerçeklikle rüyanın, delilikle yasın birbirine karıştığı, sisli ve tekinsiz bir adaya davetlisiniz. Roman, alışılmışın dışında insanı bir sarmaşık gibi saran karanlık ve modern bir masal. Kitapta usulca Dante’nin Araf’ına yapılan o gönderme, aslında tüm hikayenin kilit noktası. Hadi birlikte bakalım; Hikayenin yüzeyindeki somut gerçeklikte; dehşet verici bir uçak kazasından mucizevi (ya da belki de lanetli) bir şekilde sağ kurtulan Pearl’ü görüyoruz. Ancak bu kurtuluş, asıl kabusun başlangıcı. Kazanın ardından kucağına tutuşturulan bebeğin kendi bebeği olmadığını, “değiştirildiğini” savunan ve gerçeklikle bağı giderek kopan , elinden içkisi hiç düşmeyen yaslı bir annenin, tekinsiz, dış dünyadan tamamen izole edilmiş bir adada zihin sürüklenişini okuyoruz. Ancak satır aralarına gizlenmiş asıl sarsıcı gerçek bence, çok başka. Yazar her ne kadar kucağa verilen o yabancı bebeğe “Diğer Çocuk” dese de, bana göre kitaptaki asıl “Diğer Çocuk”, babasının travmatik intiharıyla çocukluğu çalınan ve yerine sevgisiz, aidiyetsiz bir kadın bırakılan Pearl’ün ta kendisi! Adadaki ormanda başıboş gezen, kime ait olduğu bilinmeyen o vahşi çocuklar da Pearl’ün hiçbir zaman büyüyememiş, sevgisiz kalmış o kırık çocukluk parçalarının yansıması. Kitapta altını çizdiğim o vurucu cümlenin de fısıldadığı gibi: “Bu ev zihnimizin içinde. Hakikat, hayattan çok kurnazca koparılmış.” Bu ada aslında Pearl’ün kendi zihninde inşa ettiği, gerçek dünyanın acısıyla yüzleşmemek için sığındığı bir Araf. Her şeyin altın tepside açıklandığı, net cevapları olan romanlardan sıkıldıysanız ve bol bol Dante’nin Araf’ındayım demek istiyorsanız, zihninizi altüst edecek bu karanlık masalın içine mutlaka
Diğer ÇocukJoy Williams · Tersine Kitap Yayınları · 202643 okunma
Reklam