"Mutluluğa erişmiş bir insanım ben. Kardeşlerimizin kardeşliğine tanık olmak yaşamın en yüce eylemlerindendir.
Sevdiklerimizin sevgisini tanımak, yaşamı besleyen bir ateştir. Tanıdıklarımızın ve de tanıdık olmasa da, düşlerimize ve yalnızlığımıza, karşılaştığımız tehlikelere ve güçsüz yönlerimize ilgi duyan tüm insanların sevgi ve dostluğunu yüreğinde duyabilmek, daha da yüce ve güzel bir duygudur. Çünkü, benliğimizi geliştirip güçlendirir ve benliklerin birlikteliğine doğru yol alır.
İlk kez olarak, bu armağan, yaşamıma, bana sonraları hep eşlik eden bir hazine sunuyordu: İnsanlararası dayanışma... Daha sonra, yaşam bunu her türlü zorbalık ve düşmanlığa karşın oya işleye yolumun üstüne yerleştirecekti.
Bu durumda, benim, insanların kardeşlik duygularına, reçine ve toprak kokusu ile karşılık verme çabalarımı öğrenmek sizi hiç şaşırtmayacaktır. Orada, o bahçede bıraktığım çam kozalağı gibi, sözlerimi de, tanımadığım birçok insanın, birçok tutuklunun, yalnız yaşayan ve zulüm görmüş kişinin kapısına bıraktım. Çocukluğumda, ıssız bir evin bahçesinde edindiğim büyük ders budur işte. Birbirleriyle tanışan ve yaşamın meyvelerini değiştokuş etmek isteyen çocukların bir oyunuydu belki.
Bu küçük gizemli alışveriş, şiirimi besleyen, körükleyen bir tortu gibi çöküp kaldı yüreğimde."
-1954’te PabloNeruda tarafından Şili’nin Santiago Üniversitesi’nde verilmiş konferansından-