Sıkı okur olma yolunda...
7/10
·176 syf.·
2026 29. kitabı
Ölüm ve Korku Günleri yazarın okuduğum tek kitabı değil. Anadolu Mektebi bünyesinde yazar okumaları yaparken yazarın en azından beş altı kitabını okudum. Okuduğum kitaplarından bazıları: Yoldaşlar, İhtiyar Savaşçı, Benim Gibi Biri... Buraya direkt olarak Cengiz Dağcı hakkında yazdığım panel metnimi bırakmak istiyorum, zaten okunmayacak... CENGİZ DAĞCI’NIN ESERLERİNDE SAVAŞLAR VE İNSAN PSİKOLOJİSİ “Vatan, yurt, toprak… İnsan, geçmiş, güzel anlar, umut dolu yarınlar… Hepsi benimle, kalbimde, zihnimde, her yerde! Çünkü hepsi birer hayal, bir rüya belki de serap! Ancak kesin olarak bildiğim bir şey var ki bunların hepsi çok uzağımda. Bazen kuruntular, bazen paranoyalar. Bunların gerçekliğine inandığım, gerçek olduğunu sandığım her an; benliğimden koptuğum, ortamdan soyutlandığım, acıdan kaçtığım anlarda saklı… Evime, eşime, çocuklarıma, aileme, hepsinden önce kendime olan özlemimle yanıp tutuşurken hayalden bile olsa onları en azından bir kere görmek istiyorum. İçimde kalmış olduğundan şüpheli olduğum son umut zerrelerimi onların hayaliyle sularken bir nebze de olsa sönen hasret ateşi acımı dindirmeye yetmiyor, biliyorum. Vazgeçmek geçiyor içimden, yaşamamak, devam etmemek… Ama yapamıyorum, yapamam. Zaten pes etmemi isteyen birileri varken onlara istediğini vermek acizlik olur! Devam etmeliyim. Hayaliyle yaşadığım yarınlarım için devam etmeliyim. Memleketim, memleketimin insanları, evim için ve kendim için devam etmeliyim. “ Mesela bu birkaç paragraf Cengiz Dağcı’nın Yoldaşlar kitabını okurken zihnimde dolaşan düşüncelerin doğurduğu birkaç söz sadece… Dağcı’nın yazılarında psikolojik tahliller oldukça geniş yer tutuyor. Elinize aldığınız bir Cengiz Dağcı kitabında öylesine söylenmiş cümleler bulamazsınız. Çünkü hepsinin altında yatan bir anlam gizlidir.
Ölüm ve Korku GünleriCengiz Dağcı · Ötüken Neşriyat · 2016300 okunma
Yazılmış en iyi çizgi romanlardan biri
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 00:00
Tarihine göre mükemmeldi, panel tasarımları, hikayenim işleyişi, diyaloglar... Çizgi Romanın felsefesinden bahsetmiyorum bile sırf o yüzden başlamıştım beklentimi karşıladı Dave Gibbons'ın başka romanlarına da bakacağım bunu kesin okuyun.
WatchmenAlan Moore · İthaki Yayınları · 20181,182 okunma
Reklam
Puan vermedi·160 syf.··
2026 58. kitabı
𝟸 ᴅᴇᴛᴇᴋᴛɪғ ᴠᴇ 𝟷 sᴏsɪs ᴋᴏ̈ᴘᴇᴋ Hacimli ,kalın kitaplardan, ağır metinlerden, yorulup şöyle kafa dağıtacak, hemde beni güldürecek bir kitaba ihtiyacım vardı. O kadar iyi geldi ki, özellikle uyku öncesi okuduğum için beni dinlendirdi... Kitabın baskısı, hedef kitlesine tam uygun şekilde tasarlanmış. Baskıda kullanılan renk doygunluğu çok yüksek. Özellikle ekran bağımlılığı olan çocukların kitaba olan ilgisini canlı tutmak için büyük bir avantaj. Yazı fontları karmaşık değil, konuşma balonları düzenli. Bu da okumaya yeni başlayan veya uzun metinlerden çekinen çocuklar için motivasyon kaynağı... Çizgi roman formatı olduğu için kağıt kalitesi görselleri net gösterecek şekilde seçilmiş. Sayfa geçişleri ve panel dizilimi, gözü yormadan akıcı bir okuma sağlıyor. İpuçlarını takip ederek aktif birer dedektife dönüşmeye hazır olun. ᴄ̧ᴏ̈ᴢᴜ̈ʟᴍᴇsɪ ɢᴇʀᴇᴋᴇɴ ʙɪʀ ᴠᴀᴋᴀ, ᴋᴜʀᴛᴀʀıʟᴍᴀsı ɢᴇʀᴇᴋᴇɴ ʙɪʀ ᴀʀᴋᴀᴅᴀş, ʜᴇʀ şᴇʏɪ ʏᴀᴘᴍᴀʏᴀ ʜᴀᴢıʀ, ᴢᴇᴋɪ ᴅᴇᴅᴇᴋᴛɪғʟᴇʀᴅᴇɴ ᴏʟᴜşᴀɴ ʙɪʀ ᴇᴋɪᴘ!
2 Dedektif ve 1 Sosis KöpekEnrico Marigonda · Eksik Parça Yayınları · 20263 okunma
8/10
·176 syf.··
2026 92. kitabı
Zombie Makeout Club-Ölüm Kafası #okudumbitti Zombie Makeout Club serisinin “Ölüm Kafası” cildini ben ilk cildi okumadan elime aldım ve açık söyleyeyim: “Devam kitabıdır, kopuk kalırım” diye çekinmiştim… ama beklediğimden çok daha rahat girdim dünyasına. Burası Ölüm Şehri: gürültülü, karanlık, sürekli bir tehdit hissi taşıyan, sanki sokakları bile yaşayan bir yer. Hikâyeyi sürükleyen ana damar ise “Kara Kan” denen gizemli fenomenin etrafında büyüyen olaylar. Kitap daha baştan “gizem + tehlike + takip edilme hissi”ni üstüne yapıştırıyor ve sayfalar ilerledikçe bu his iyice yoğunlaşıyor. Merkezde Yuka var: kayıp kız kardeşini ararken kendini seri cinayetler, delilik ve örgüt kokan bir komplo ağının içinde buluyor. Bu arayış, klasik bir “kayıp kişi” hikâyesi gibi değil; sürekli yön değiştiren, seni sayfaya yapıştıran bir gerilimle ilerliyor. Üstelik Yuka’nın yolu, tesis içinde uyanan Ai’ye çıktığında hikâye daha da tekinsizleşiyor. İkisi de yeni bir düşmanın ve onun “insan evcil hayvanı” gibi tüyler ürperten bir unsurun hedefinde… Bu fikir rahatsız edici ama tam da bu yüzden etkili. Bazı sahnelerde “bir şeyler çok yanlış” duygusu resmen boğazına oturuyor. Serinin en sevdiğim tarafı anlatım biçimi oldu: diyalog az, ama çizimler o kadar güçlü ki her şeyi “anlatmadan” hissettiriyor. Korku, şiddet, paranoya—hepsi sayfalarda bir atmosfer olarak dolaşıyor. Bu yüzden okurken temposu düşmüyor; aksine, panel panel gerilimi yukarı taşıyor. Gotik–punk/gorepunk estetik de sadece görsel bir süs değil; hikâyenin rahatsız edici çekiciliğini besleyen ana damar gibi çalışıyor. Yazardan okuduğum ilk kitaptı ve gerçekten kalemini (ve kurduğu dünyayı) çok sevdim. Bu kitabı Burcu Ünlü ’nun tavsiyesiyle merakla okudum; iyi ki de okumuşum. Çünkü ilk cildi okumamış olmama rağmen merakımı
Zombie Makeout Club 2: Ölüm KafasıPeter Richardson · Eksik Parça Yayınları · 20266 okunma
6/10
·192 syf.··
2026 24. kitabı
Ortalamanın da ortalaması bir eser Gokko. İçerisinde 4 farklı, her biri yaklaşık 64 sayfalık hikâye barındırıyor. İlk gördüğümde "hızlı akar, hemen biter" diye düşündüm ama pek öyle olmadı. Sıkıldığım da oldu, eğlendiğim de; karmakarışık bir deneyimdi. -1-1.5 saatte okuyup bitiririm genelde 1 cildi. Ama bu kitapta bir noktada öyle sıkıldım ki 3 saati buldu.- İlk bölüm oldukça güçlü bir giriş yapıyor fakat ne yazık ki bu kaliteyi devam ettiremiyor. Hatta yer yer kendi başarı denizinde boğuluyor. One-shot olduğu için beklentiyi çok yükseltmemek gerektiğinin farkındayım ancak iyi bir yazarın elinde one-shot’ların 500-600 sayfalık kitaplara taş çıkarttığına çok kez tanık oldum. Bu yüzden burada yaşanan kalite düşüşü biraz hayal kırıklığıydı. Diğer yandan, Yazar aslında bunu yapabilecek biri—ilk hikâyede bunu net bir şekilde gösteriyor. Ama sonraki bölümlerde neden kademeli olarak yüzeysel bir anlatıma geçti, benim için büyük bir soru işareti. Çok uzatmadan kısaca hikâyeleri de tek tek değerlendirelim ︎︎︎︎☟ 1. 8/10 (Ne ara bitti anlamadım bile. Basit ama çok güzeldi.) 2. 7/10 (Başları iyiydi sonlara doğru zayıf. Dinamikler çok iyi işlenememiş bence. Eksik hissettiriyordu. Mesela sevgili olmuşlar ama bunu ben diyalogdan öğrendim?? Küçük de olsa bir panel koysaydınız keşke.) 3. 6/10 (Biraz bitse de gitsem diye okudum, güzel bağlandı ama geneli çok yavan.) 4. 6/10 (Eh yani. Çok hızlı oldubittiye getirildi. Erkek en başta kıza çok kaba davranırken bir anda iki yumuşak davrandı diye kız yumuşadı. Ve boom! aşk. Sonrasında bitti. İnandırıcılıktan fazlasıyla yoksundu.) Genel puanım 6/10. Tamamen vasat bir deneyim olduğunu söylemek haksızlık olur. Eğlendiğimi yine belirtmemde fayda var. Özetle, okunur mu? Bana kalırsa hayır. Eğer benim gibi 2000ler shoujo esintili seriler
Edebiyat
Gokko Vol. 1Kanoko Sakurakouji · Shogakukan · 20032 okunma
10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2026 70. kitabı
Merhabalar Bugün sizlere yine harika bir kitap ile geldim. Yeşil Kalkan serisinin Gökyüzünün Bataryaları. Kitap kesinlikle çok güzel çocuklar için çok faydalı bizim bile bilmediğimiz birçok bilgi ile bizi bilgilendiriyor. Biz kızlarımla çok severek okuduk. Sizlere de kesinlikle tavsiyemdir. Mina anne ve babası ile birlikte havanın güzel olduğu bir gün dedelerinin evinin yolunu tutmuşlardı. Yürüyerek giderken Mina'nın aklına bir de oyun gelmişti çizgiye basmama oyunu. Yolda giderken bir avuçta kar yemişti küçükken annesinin de erimeye başlayan karın üzerine pekmez döküp yediklerini bunun adına da karsambaç dediklerini öğrendi. Şahsen ben de çok merak ediyorum bu pekmezli karı. Nihayet Mina ve anne babası dedelerinin evine gelmişlerdi bahçeye şöyle bir baktılar yazın gelmesi yakındır papatyaların da birkaç güne çıkacağını Taç yapacağına sevindim Mina evden çekiç sesi gelince çatıya doğru baktılar Mina'nın dedesi çatıda bir şeyler yapıyordu. Mina'nın babası Zeki Bey de yardım için yukarı çıkmıştı. Evin altından siyah dikdörtgen bir şey çıkınca yine bunun ne olduğunu sordu. Mina meraklı bir kız çocuğuydu. Yukarıya Asiye Hanım ile birlikte çıkıp dedesine siyah cam yatağın neye yaradığını Sordu. Dedesi gülümseyerek O bir güneş paneli olduğunu söyledi. Mina daha da merak edip ne işe yaradığını sordu. Aldığı cevap ise güneşten aldığı ısıdan enerji üretir evimizin elektriğini ve sıcak suyunu baharda ve yazın bir şekilde bu paneller sayesinde karşılıyoruz dedi. Doğaya zararı olup olmadığını sorduğunda aldığı cevap yine çok tatmin ediciydi. Doğada sürekli yenilenen ve tükenmeyen yenilebilir enerji kaynaklarını kullanmalıyız dedi. O paneller sayesinde de Güneş'in enerjisini kullanabiliyoruz hem güneşin enerjisi bitmiyor hem de doğaya zarar vermemiş oluyoruz dedi. Bunları
1000Kitap
Yeşil Kalkan: Gökyüzünün BataryalarıTuğba Soydan · Çınaraltı Yayıncılık · 20268 okunma
Reklam
Reklam