Erhan Kolbaşı‘nın kitabında bahsettiği dünyadışı yaşamla ilgili diğer kitaplardan biri de bu kitaptı “Uzaylı Dostlarım”. Bundan önce Adamski’nin kitabını (Uzay Gemilerinde) okuyup incelemiştim. O kitapla bu kitabın içeriği çok benzer ve paraleller. Hatta ruh ve madde yayınlarının yazdığı sunuş kısmındaki incelemede bile onlar da bu iki kitabın zamanına göre hem önemli hem de benzer bilgiler içerdiğini, fotoğraflarıyla kanıtlarıyla beraber paylaşım yaptıklarından bahsetmişler. İki yazar da aynı zamanlarda yaşamış, Adamski sanırım kitabı daha önce yazmış, hatta bu yazarın kitabını okuduğum zaman Adamski‘den de bahsetmiş onla tanıştığında bu konuları konuştuğundan bahsetmiş.
Yazar bu kitabında, küçüklüğünde dünyadışı yaşamla tanıştığından, yıllar geçtikten sonra tekrar temasların olduğundan, kendisinin bir görevi olduğundan, 1957 yılı gelmeden hiçbir paylaşımda bulunmaması gerektiğinden, bütün bilgileri öğrenip fotoğraflayıp daha sonra 1957’den sonra yayın organlarıyla bu bilgileri paylaşması gerektiğinden, yine uzaylılar tarafından belli başlı bilgiler verildiğinden, Ay’a götürüldüğünden, kısaca bahsediyor. Adamski kitabından bu bilgileri her detayıyla verirken, Menger nerdeyse hiç bilgi vermemiş. Sadece geldiler, gittiler, şu oldu, bu oldu gibi bilgiler verilmiş. Kitabın son kısmını soru cevap tarzında yapmış. Orda biraz bilgiler veriyor sadece.
Adamski’nin tanıştığı uzaylılarla Menger’in karşılaştığı uzaylıların benzerliği çok büyük. İkisinde de Venüs, Mars, Satürn gibi güneş sisteminden geliyorlar ve insan suretindeler. İnanç sistemleri aynı. Kaynak’a inanıyorlar ve evrensel yasalara uyuyorlar. Sevgi ve kardeşlik duyguları hakim. Fakat iki yazar arasında şu farklar var: Menger enkarne olmuş ve geçmiş yaşamında Satürn’de yaşamış uyanmış bir insandır. İlk karşılaştığı