10/10
·196 syf.·
2026 9. kitabı
Yazım tarzı ilk başta kafa karıştıcı geldi AMA alıştıktan sonra değilen konular, karakterlerin anlatımı, jenerasyonlar arasında kurulan paraleller hepsi çok güzeldi.. ÇOK BEĞENDİM. İris'le gurur duyuyorum, Malcolm ve Melody'nin arkadaşlıkları da çok tatlı bayıldım..
Red at the BoneJacqueline Woodson · Riverhead Books · 20193 okunma
Benim fav fantastik türk yazarlarımda ilk ikiye rahat girer
8/10
·320 syf.··
2025 65. kitabı
Bu kitaba inceleme yazmayı bayadır aksatıyordum hazır bu yıl okuduğum kitaplar listesi yapıyorum madem öyleyse bunun da incelemesini yazayım. Aslında normalde incelemeleri listede verecektim ancak bu kitap için uzun bir inceleme gerekliydi. Biraz da bu yüzden şimdi yazıyorum. Baştan diyeyim ben bu kitabı beğendim güzeldi. Ancak beğenmediğim, geliştirilebilir yerleri de fazla bu yüzden bu kitap için bence en ideal yer 8 puandı zaten sekiz benim için iyi ancak daha iyi olabilirdi kısmı burada ise nelerden rahatsız oldum neler daha iyi olabilirdi onlardan bahsedeceğim. İlk olarak konudan girmek istiyorum şimdi konu kısmı benim için tatmin eden ancak yer yer hayal kırıklığına uğratan bir ikilemde bıraktı. Biliyoruz ki bu kitabın bir ana hikayesi ve o ana hikaye etrafında şekillenen hikayeler var. Ben açıkçası ana hikayemizin konusuna ve özgünlüğüne bayıldım hatta ozan olayı aklıma Dedekorkut'u getirdi. (Pek bir alakası yok belkide ama onunda diyar diyar dolaşıp isim verip efsanelere falan konu olması, sonra bazı rivayetlere göre kapuzunu çalmayı bıraktığı an ecelin gelip onun canını alacağı inancı falan var ya aklıma direk onu getirdi.) Kısaca ben konuyu gördüğüm gibi dedim ki ben bu kitabı okumalıyım ve hakikaten de kitabın başlarında peri kraliçesi hikayeleri anlatmadan önceki kısımlarda inanılmaz eğlendim. Ki bence baştaki ozan kısımları da gayet yeterliydi. Ve benim kitapta en beğendiğim kısımlardan biri oldu. Peki geliyorum hikayelere konusu bakımından çok özgün bulduğum bazılarında ise ben bunu daha önce başka bir yerde gördüm hissine kapıldığım bazılarına da keşke devamı olsa dediğim çok başarılı olanlar da vardı.Yani burdan bir artımız. Sadece bana bazıları konu bakımımdan özgün bir biçimde gidecekken harcanmış gibi geldi o kadar. Gelelim işleyişe işleyiş
Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş ÖykülerD. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025636 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 152. kitabı
Her ne kadar kapakta roman yazsa da bence kitap Oyuncu Kadın ve Gâvurun Kızı isminde iki ayrı öyküden oluşuyor. Baştan sona öykü tadı aldım çünkü ve çok beğendim. Oyuncu Kadın'da milli mücadele yıllarını, zaferin kimlere, ne zorluklara rağmen kazanıldığını, dönemin erkeğinin kadına bakış açısını ki çok değiştiğini söyleyemeyiz bunun maalesef, Anadolu insanının iki yüzlü dindarlığını ve daha birçok toplumsal meseleyi ustalıkla ele almış Orhan Kemal ve hüzünlü bir okuma deneyimi sunmuş. Gâvurun Kızı'nda ise adeta ilk yaptığını telafi etmek istercesine umut, heyecan, mutluluk, bağlılık, sadakat dolu bir aşk hikayesi anlatmış. Okurken çokça da korktum kötü bitecek diye.:) Kâmran ile Evdoksiya arasında geçen öyle anlamlı bir birliktelik ki bu okurken çok kıskandım Kâmran'ı. "Oğlum Kâmran" dedim kendi kendime, "sen dünyanın en şanslı erkeğisin!" Bir gün bize de bir Evdoksiya rastlar belki bee! :))) Bu arada kitap su gibi akıyor, yarım günde bitti. Molasız ise 2 saat kadar sürdü. Bayıldım. İyi ki var oldun Orhan Kemal! <3
1000Kitap
Oyuncu Kadın - Gavurun KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 2017274 okunma
1984
Puan vermedi·352 syf.··
2025 17. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2025 16:44
Karanlık bir dünya düşünün; geçmişin değiştiği, insanların sürekli izlenip, dinlenildiği ve en ufak bir suç düşüncesinde dahi hapsedildiği ve hatta kimse özgür düşünmesin diye dilin basitleştirilip detaylardan arındırıldığı bir dünya…İşte yazar George Orwell bize böyle distopik bir dünya sunuyor. Fakat distopya deyince akla gelen diğer kitaplardan ayrı olarak bu kitapta yazar; bir ütopya kurup onu baltalamamış, gelecekte insanların ne kadar kötü bir durumda olacağına odaklanmıştır. Bunu yaparken de yaşadığı olaylardan etkilenmiştir. Katıldığı İspanya İç Savaşı (Büyük Birader ve Parti’yi oluşturma konusunda etkili olmuş), kitabı yazmadan iki yıl evvel tüberküloz teşhisi konması ( 101. Oda’yı oluşturma hususunda etkili olmuş) gibi olaylar hayal gücünü çalıştırmış ve ortaya distopik, alegorik ve politik bir eser çıkmıştır. Bunun dışında, konu ilerleyişi ve hikaye kısmında da kesinlikle akıcı ve merak uyandırıcı bir kitaptır. Bazıları bu kitabın geleceğe ayna tuttuğunu söyler fakat bu kısmen doğrudur. ( okunduğu zaman fark edilir ki günümüz dünyasında benzer paraleller vardır. Farzı misal hükümetimizin tarihi figürlerimiz hakkında algı oluşturması [Atatürk yalanları vb.] ve normalde yalnız bizim içinde bulunduğumuz savaşalara arap ve kürtleri dahil etmesi gibi tarihi olaylar , sanki George Orwell bizi izlemişte öyle yazmış gibi kitapta tarihi belgelerin değişmesi ve tarihin çarpıtılmasını işlemiştir.) Bu kitap gelecekle ilgili bir kehanet değilde insanlık için bir uyarı olarak görülmelidir. George Orwell 1984
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,4bin okunma
9/10
·536 syf.··
2025 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2025 00:00
/Spoiler/Spoiler/Spoiler/ -Yıllardır Ölümcül Oyuncaklar ve Ölümcül Makineler serilerini defalarce kez okumuşumdur belki ama hiçbir okuyuşumda bu kitaplardan asla, asla sıkılmadım. Başka hiçbir kitap içimdeki yerini tutamayacağından objektif davranamayabilirim yazımda. Cassandra Clare kitabın giriş kısmında bu serinin oluşması için 6 aylık bir hazırlık yaptığından bahsediyor. Dönemin özelliklerini tasvir ediş şekli bu yüzden çok yerinde. Bölüm başlarına koyduğu alıntılar ve karakterlerin durmadan kitaplardan bahsetmesi, alıntı yapması o kadar güzel ki… Will ve Tessa arasındaki diyalogları bu yüzden çok seviyorum. İkisinin İki Şehrin Hikayesi’nden esinlenilmesi de ayrı bir renk katıyor bence. Gelgelelim karakterlerin asıl kendisine. Jem, bu hikayenin en çok üzüldüğüm karakterlerinden biri. Ailesinin bir iblis tarafından ele geçirilerek günler boyu hepsine işkenceler yapılması, iblisin Jem’i daha çok küçük bir yaştayken yin fene bağımlı etmesi ve bunun bütün hayatını ölümcül bir şekilde etkilemesi… Çok acılarla dolu bir yaşam. Yin fen, gölgeavcısı olma arzusunu, mutluluğunu elinden almıyor ama. O da herkes gibi hayatını yaşıyor, yaşamaya çalışıyor. Tessa’ya olan ilgisini çok seviyorum. Londra’da gezmeleri, onunla yaptığı uzun sohbetler… Bu hayatta en sadık dostu, parabataisi Will’le de çok ortak noktası var aslında. Belki de onları bir araya getiren şey de bu ortak noktadır. Will, Jem hariç herkese karşı hırçın tarafını gösteren biri. Kendisinin bile fark etmediği anlarda kalkanlarını kaldırsa bile daha da kötü bir şekilde itiyor önündeki mutluluğu. İlerleyen zamanlarda sebebini de öğreneceğiz tabii ki. Sürekli içtiğinden, nasıl dağıttığından bahsetse bile Tessa ve Jem’in bunun doğru olmadığını bildikleri hâlde ses etmemeleri olayların arkasında başka
1000Kitap
Mekanik MelekCassandra Clare · Artemis Yayınları · 20251,700 okunma
6/10
·216 syf.··
2024 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2024 20:04
Erhan Kolbaşı‘nın kitabında bahsettiği dünyadışı yaşamla ilgili diğer kitaplardan biri de bu kitaptı “Uzaylı Dostlarım”. Bundan önce Adamski’nin kitabını (Uzay Gemilerinde) okuyup incelemiştim. O kitapla bu kitabın içeriği çok benzer ve paraleller. Hatta ruh ve madde yayınlarının yazdığı sunuş kısmındaki incelemede bile onlar da bu iki kitabın zamanına göre hem önemli hem de benzer bilgiler içerdiğini, fotoğraflarıyla kanıtlarıyla beraber paylaşım yaptıklarından bahsetmişler. İki yazar da aynı zamanlarda yaşamış, Adamski sanırım kitabı daha önce yazmış, hatta bu yazarın kitabını okuduğum zaman Adamski‘den de bahsetmiş onla tanıştığında bu konuları konuştuğundan bahsetmiş. Yazar bu kitabında, küçüklüğünde dünyadışı yaşamla tanıştığından, yıllar geçtikten sonra tekrar temasların olduğundan, kendisinin bir görevi olduğundan, 1957 yılı gelmeden hiçbir paylaşımda bulunmaması gerektiğinden, bütün bilgileri öğrenip fotoğraflayıp daha sonra 1957’den sonra yayın organlarıyla bu bilgileri paylaşması gerektiğinden, yine uzaylılar tarafından belli başlı bilgiler verildiğinden, Ay’a götürüldüğünden, kısaca bahsediyor. Adamski kitabından bu bilgileri her detayıyla verirken, Menger nerdeyse hiç bilgi vermemiş. Sadece geldiler, gittiler, şu oldu, bu oldu gibi bilgiler verilmiş. Kitabın son kısmını soru cevap tarzında yapmış. Orda biraz bilgiler veriyor sadece. Adamski’nin tanıştığı uzaylılarla Menger’in karşılaştığı uzaylıların benzerliği çok büyük. İkisinde de Venüs, Mars, Satürn gibi güneş sisteminden geliyorlar ve insan suretindeler. İnanç sistemleri aynı. Kaynak’a inanıyorlar ve evrensel yasalara uyuyorlar. Sevgi ve kardeşlik duyguları hakim. Fakat iki yazar arasında şu farklar var: Menger enkarne olmuş ve geçmiş yaşamında Satürn’de yaşamış uyanmış bir insandır. İlk karşılaştığı
Uzaylı DostlarımHoward Menger · Ruh Ve Madde Yayınları · 19504 okunma