Adamın parasını veremeyeceksen, niçin turne düzenleyicisiyim, diye çıkıyorsun ortaya? Sen ona belirli bir parayı garanti ediyorsun, o da dekorunu, ışığını, kıvırını zıvırını, bir kamyona yüklüyor, geliyor buraya. Sen ona “pardon” diyorsun! Oysa sinema tıka basa dolunca, sen “Gerektiğinden çok para kazandım, size daha fazla vermeliyim!” demiyorsun.
bir anda önümü keser hüzün
yüzün
dudakların
çakal sürüsü gibi duvarlar
üstüme yürür çiğner beni
ısırır yalnızlık vampir gibi
patlar silahlar duble duble
her sabah aynı koltukta
dönüşürüm sana