Il dit aussi qu'il voulait laisser un message pour que Florence le trouve après sa mort et que pendant ces journées d'entre Noël et le Nouvel An il n'a cessé de faire des brouillons. De lettre mais aussi de cassette qu'il enregistrait, seul dans sa voiture, sur un petit magnétophone : « Pardon, je ne suis pas digne de vivre, je t'ai menti mais mon amour pour toi et nos enfants n'était pas un mensonge… » Il n'a pas pu. « Chaque fois que je commençais, je me mettais à sa place en train de lire ou d'écouter cela et… » Il s'étrangle, baisse la tête.
Her şey bir zamanlamadan mı ibaret? Daha karışık daha açıklanamaz bir anlamı olmalı. Vardır da sen bilmiyorsundur. Bilmen de yara sağlayacak değildir zaten. Pardon yara mı dedim?
Kelimeler benim. Yolumu nasıl olsa bulurum. Yolumu bulamazsam kelimeleri eğe büke kelimelerden kendime yol yaparım. Pardon yol yazarım. Yol yazarım kendime, üzerinde yürürüm.
Hünkarım; zuzenep ilk görüldüğünde Kabil, Habil'i katletmişti derler. Keza Nuh Tufanı'nda çalkanan gemiyi günlerce gökten bir kuyruklunun izlediği rivayettir. Belki de Nemrut lainin İbrahim Halilullah'ı ateşe attığı gece bu kuyruklu onları seyrediyordu. Ad ve Semud kavimlerini helak eden ateş topu da belki bir kuyrukluydu, bilemiyoruz. Ezcümle bu kulunuz derim ki gördüğümüz kuyruklu bize zinhar saadet getirmeyecektir. Kaldı ki halkınızın çoğu benim gibi bilir. Onların teskinine bakılması gerekir."